E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

BANU ŞENYÜREK ÖZYÖN

KADIN AİLE;


AYRINTIYA DALIP ÖZÜ KAÇIRMAK

Nedense ayrıntılara fazlaca kafamızı takıyoruz...

Kimimiz sakal-bıyık şekliyle, kimimiz pardesü-çarşafla, kimimiz saç boyasıyla, kimimiz de cübbeyle, sarıkla meşgulüz. Duada ellerin bitiştirilmesi mi, yoksa açılması mı gerektiğini tartışıyoruz.

Biliyor musunuz, Osmanlı Devleti gümbür gümbür çökerken, bazı medrese alimleri sakalın boyunu tartışıyorlardı. Sakalın dört parmak olması konusunda hemfikirdiler, ama ölçünün dudaktan mı yoksa çeneden mi alınacağında ihtilafa düşmüşlerdi. Onlar bir ayrıntıyı tartışırken, koskoca devlet başlarına çöktü. Sünneti ihya edelim derken, farz elden gitti.

Şu an fitne-fesat asrındayız. Fitne-fesat asrında mümkün mertebe işin özüne, temeline inmeli. Temelde iman-küfür mücadelesi var. Özellikle gençlerimizi içkiyle, uyuşturucuyla, flörtle, diskotekle tüketen bir ortamda yaşıyoruz. Erkekler kahve köşelerinde, kadınlar pembe diziler karşısında ömür tüketiyorlar. Hemen her evde olan televizyon yüzünden ahlaksızlar, uygunsuzluklar adeta evimiz içinde yaşanıyor. Toplumsal ya da aile içi problemler canımıza okuyor.

Kul hakkı konusundaki hassasiyetimizi neredeyse yitirdik, namahremle içli-dışlı hale geldik, temizlikten hoşlanmaz olduk, adabtan uzaklaştık. Halbuki din edeptir. Müslüman, çevresindeki insanları iğrendirmemeli, haliyle, tavrıyla nezaketiyle, giyimiyle, temizliğiyle onları etkilemelidir.

Emr-i bil maruf, nehy-i anil münker emrini hep sivri dilimizle uygularız. Bir insanın kalbini kırmak, insanlar arasında onu rencide etmek midir emrolunan? Tatlı dile, güler yüze ne oldu? Öyle davranışlarımız var ki, din adına yaptığımızı zannediyoruz. Ama o davranışlarımızla dine zarar veriyoruz.

Kısacası artık davranışlarımızı kritik etmek durumdayız. Ayrıntılarda boğulmak yerine, İslam’ın özünü kavrayıp kendimizi İslam’ın özüne uydurmamız lazım.

 

AKLINIZDA BULUNSUN

• Yemeklerinizi karıştırırken tahta veya plastik kaşık kullanmanız doğru olacaktır. Çünkü metal kaşıklar bazı yemeklerle kimyasal tepki göstereceğinden yemeklerin rengini ve tadını bozabilir.

• Çamaşırlarınızda pas lekesi oluştuğunda, tuza bastırılmış bir dilim limon ile lekeyi ovmayı deneyin.

• Kireçlenen çaydanlığın yarısına su, yarısına sirke koyarak kaynatın. Bir süre kaynadıktan sonra ateşten indirip, sabaha kadar bekletin.

 

KENDİNİ BEĞENMEK

Rasulullah (s.a.v.) buyurdu: “Günah işlemeseniz de, sizin için günahtan fena olan şeyden korkarım. O da ucubdur.”

Ucub’dan birçok afetler doğar. Biri kibir olup, kendini diğerlerinden iyi bilir. Biri de günahlarını hatırlamaz. Hatırlasa da telafi yoluna gitmez. Kendini affedilmiş sanır. İbadet ederken yapacağı yanlışlıkları bilmez, öğrenmek de istemez ve kendini yanlışlardan uzak sanır. Kalbinden korku gider ve mekr-i ilahiden emin olur.

Kul, yaptığı ibadet ile Allahu Teala üzerinde hakkı olduğuna inanır ve karşılık beklerse, ki bu idlâldir ve kalbin hastalıklarındandır. Kul yaptığı ibadetlerin ancak Allah’ın kendine bahşettiği bir nimet olduğuna unutmamalıdır ve bununla övünmek ya da karşılık beklemek hatasına düşmemelidir.

 

PATATESLİ ÇİĞ KÖFTE

MALZEMELER: 5 patates, 3.5 çay bardağı düğü, 1 çorba kaşığı margarin, 1 limon suyu, Maydanoz, yeşil soğan, sarımsak, 6 çay bardağı ılık su, arzu edildiği kadar baharat.

TARİFİ: Bir tencerede düğünün üzerine 6 çay bardağı sıcak su dökülerek demlenmeye bırakılır. Demlendikten sonra, haşlanıp püre haline getirilmiş patatesler eklenir. Margarin, ince kıyılmış soğan, sarımsak, maydanoz da ilave edilir. Bir limon suyu ve arzu edilen miktarda baharat ve tuz da eklenerek yoğrulur. Ceviz büyüklüğünde parçalar koparılarak ıslak avuç arasında şekil verilir ve tepsiye dizilir. Üzerine bol maydanoz konarak servis yapılır.

 

YALANCI KREM ŞANTİ

MALZEMELER: 1 su bardağı toz şeker, 250 gr. margarin, yarım litre süt, yarım çay bardağı nişasta.

TARİFİ: Süte nişasta ve şekeri katarak muhallebi kıvamında pişiriniz. Ateşten alıp, kaymak tutmaması için karıştırarak soğutunuz. Margarini beş parçaya ayırın. Soğuk muhallebiye birinci yağ parçasını koyup mikserle 3. dk. çırpın. Sonra ikinci yağ parçasını da koyup 3 dk. daha çırpın. yağ parçaları bitene dek bu işlemi yapınız. Afiyet olsun.

 

MEŞHURLARDAN NÜKTELER

NEYLE YAPILDI?

Keçecizade Fuad Paşa, ileri görüşlü ve yenilikçi birisiydi. Onun yaptığı bazı işler kimilerince beğenilmezdi. Bu yüzden hasımları onu sık sık eleştiri yağmuruna tutarlar, hakkında ileri geri konuşurlardı. İstanbul sokaklarını bir ara yer yer kaldırımlarla süslemesi de ayrıca hakkında dedikoduların çıkmasına neden oldu.

Bir gün devletin ileri gelenlerinden biri ona;

“Bu kaldırımlar neyle yapıldı?” diye sordu.

Fuad Paşa’nın cevabı şöyle oldu:

“Bize atılan taşlardan yapıldı.”

 

ÖZLÜ SÖZLER

“Din yüzünden gerilemedik; gerilediğimiz için dinden ayrıldık.” (Peyami Safa)

“Beklenen gün gelecekse, çekilen çile kutsaldır.” (Victor Hugo)

“İffet, güzelliğin zekatıdır.” (Hz. Ali k.v.)

“Ne zulmediniz, ne zulme uğrayınız.” (Hz. Muhammed s.a.v.)

“Zamanında bir adım atmayan tembel, sonradan yüz adım atmak zorunda kalır.” (Gıowin)

“Para her şeyi yapar diyen kişi, para için her şeyi göze alabilecek kişidir.” (Benjamin Franklin)


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.