E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

ERKAN ÖZDEMİR

AÇIK KAPI;


Adresimizi not edin!

Açık Kapı köşesi için yazı, şiir ve diğer çalışmalarınızı aşağıdaki adreslere gönderebilirsiniz.

- ilkadim@ilkadimdergisi.com

- PK. 75 Nevşehir

 

HER ANIN GÜZELLİĞİNİ YAŞAYANLAR İÇİN / NURCAN EVREN

Farz edin ki, her sabah hesabınıza 86.400 Amerikan Doları kredi veren bir bankanız var, ama bir günden diğerine hiç bakiye devretmiyor. Tutarı ne olursa olsun, kullanmadığınız bakiye miktarı her akşam iptal ediliyor.

Böyle bir durumda ne yapardınız? Tabii ki o parayı son kuruşuna kadar çekerdiniz!..

Aslında hepinizin böyle bir bankası var.

Adı ZAMAN. Her sabah ise, iyi şeylere yatırım yapmadığınız kısmını silip, hesabınıza zarar kaydediyor. Hiç devretmiyor. Kredi miktarından bir kuruş fazla kullandırmıyor. Her gün size yeni bir hesap açıyor. Her akşam günün bakiyesini yakıyor. Eğer günlük depozitolarınızı kullanmadıysanız, bu zarar sizindir. Geriye dönüş yok. Yarından avans çekmek yok.

Bugünü, bugünkü depozitonuzla yaşamalısınız. Ona yatırım yapın ki, size sağlık, mutluluk ve bu başarı olarak geri dönsün.

Zaman akıp gidiyor, gününüzü gün etmeye bakın!

BİR SENE’nin değerini anlayabilmek için sınıfta kalan bir öğrenciye sorun.

BİR AY’ın değerini anlayabilmek için tüp bebek dünyaya getiren anneye sorun.

BİR HAFTA’nın değerini anlayabilmek için haftalık derginin editörüne sorun.

BİR DAKİKA’nın değerini anlayabilmek için, treni henüz kaçırmış bir kişiye sorun.

BİR SANİYE’nin değerini anlayabilmek için, bir kazayı kıl payı atlatmış kişiye sorun.

BİR MİLİSANİYE’nin değerini anlayabilmek için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan kişiye sorun.

Sahip olduğunuz her anı değerlendirin. Daha fazla değer verin, çünkü onu çok özel biriyle, zamanını harcamaya değecek kadar özel biriyle paylaştınız. Şunu unutmayın ki zaman hiç kişiyi beklemez.

 

DEĞERLİ HOCAM / ALİ ÖZKANLI-KAYSERİ

Yıllar önce talebeniz olmuştum,

Şahsınızda güzellikler bulmuştum.

İyi insan nasıl diye sormuştum ,

Hizmetler insanı değerli hocam.

 

Bizlere her zaman örnek oldunuz,

Ders dışında halimizi sordunuz,

Fikirleri beyinlere soktunuz,

Hizmetler insanı değerli hocam.

 

İnsanlığa lazım güzel eserler,

Kırk Hadis ile Ölçüler Dengeler,,

Mefkure ve de Ummandan Katreler,

Hizmetler insanı değerli hocam.

 

İslam ahkamı yakında ellerde,

Okunarak söylenecek dillerde.

Hizmetiniz görülüyor her yerde,

Hizmetler insanı değerli hocam.

 

ATEŞTEN GÖMLEK / DAVUT ŞENDOST -KONYA

Yaşadığımız şu devirde günah işlemek, Allah’a isyan etmek çok basit. Adeta hepsi elinizin altında. Müslüman’ın yaşaması ise sanki ateşten bir gömlek gibi.

Her şey Müslümanın aleyhine. Her şey nefsin ve şeytanın lehine. Bir genç, yeni yeni kanı kaynamaya başlamış. Her şey onun ruhunun aleyhinde. Nefsi ise her şeyi yapabilme serbestliği içinde. İçki içmek istese çok kolay, her yer açık. Zina etmek istese çok kolay. Hepsi sanki gel diyor. Sanki birçok yer bayrak asmış. Bu gencin nefsini dizginlemesi, dur demesi gerçekten büyük mesele.

Bunları anlatırken aklıma bir Hadisi Şerif geldi. Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor: "Kıyamette arşı alanın altında gölgelenecek yedi sınıf insandan biri de, ‘Gel zina edelim.’ diyen kadını, ‘Allah’tan korkarım.’ diye ret eden erkektir."

Evet. Bu devir, böyle çetin Müslüman için. Efendimiz (s.a.v.)’in buyurduğu gibi: “O devirde iman, kor ateş gibi olacak, elinde tutsa eli yanacak, atsa imansız kalacak."

Pislik alabildiğine özgür ama ya İslam’ı yaşama, alabildiğine kıskaçta, gözaltında. Pisliği yapana ödül, teşvik, inancını yaşayana gözaltı, hapis, cop. Bunun adı ise demokrasi, hukuk devleti...

İşte bu çetin devirde, bir avuç Müslüman dinlerini yaşama gayreti içindeyse, Allah Teala’nın, Efendimizin müjdelediği "Kardeşim" diye taltif ettiği grubun içinde olsa gerek. Zira gerçekten Müslümanın işi çok zor. Bunca pisliğe rağmen, o pisliklere bulaşmadan Allah’a kul olmaya çalışmak, O’nun yolunda yürümeye çalışmak, O’nun davası için çaba sarf etmek gerçekten ateşten gömlek gibi.

İşte siz bu devrin Müslümanları, sizleri kutluyor ve ne olur azimle gayretle yollarınıza devam edin diyorum. Çünkü, işte dünya, işte ukba. Ne kaldı ki geride. İşte geldik işte gidiyoruz. Hesap gününde: "Ya Rabbi! Senin için o pisliğe gömülmemeye çalıştık, o pisliğe rağmen sana kul olmaya, sana ibadet etmeye çalıştık, senin sevdiklerini sevdik, düşmanlarını düşman bildik. Pek amelimiz yok ama, ne olur Allah’ım bizi affet ve rızana kavuşmuş o güzide insanların yanına bizi de koyuver" diyebilelim.

Allah’a emanet olun. O güzide Müslüman topluluğu.

 

YARGILANIŞIM / UZEYİR LOKMAN ÇAYCI

Yargıladılar beni çiçeklerin önünde

Çiçekler sustu

Günler konuştu...

Gözlerimin içine girdi bir suçlama

Ben suçsuzum, dedim

Dinlemediler ...

 

Biliyorum

Bir düşündüğü vardı çiçeklerin

Geceler şahidimdir

Dinleyin, dedim

Yıldızların söyleyişlerini...

Dinlemediler.

 

Yüreğime sarılan gece yarıları

Bıraktım kendimi

Gözlerimi bağlayan

Karanlıklara...

Saplanmıştı yüreğime yalnızlığım

Anlatamadım kimsesizliğimi

Dinlemediler...

 

Yargıladılar beni çiçeklerin önünde

Geceleri bağladılar

Kollarıma

Ve bir karanlığa sürdüler beni

Yapayalnız

 

Ben suçsuzum dedim

Dinlemediler.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.