E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

AHMET HUNLUOĞLU

YAYIN EKSENİ;


  İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK

İskender Pala

"Milad-ı İsa’dan üç asır evvel Efes’te Apel isimli bir ressam yaşarmış. Büyük İskender’in resimlerini yapmakla şöhret bulan Apel’in en büyük özelliği yaptığı resimleri halka açması ve gizlendiği bir perdenin arkasından onların tenkitlerini dinleyip hoşa gidecek yeni resimler için fikir geliştirmesi imiş.

Günlerden birinde bir kunduracı Apel’in resimlerinden birini tepeden tırnağa süzüp tenkide başlamış. Önce resimdeki çizmeler üzerinde görüşlerini bildirip, kunduracılık sanatı bakımından tenkitlerini sıralamış. Apel bunları dinleyip gerekli notları almış. Ancak bir müddet sonra adam resmin üst kısımlarını da eleştirmeye ve hatta teknik yönden, sanat açısından, renklerin kontrastı ve gölgelerin derecesi üzerine de ileri geri konuşmaya başlayınca Apel perdenin arkasından bağırmış:

- Efendi, haddini bil; çizmeden yukarı çıkma..!"

Boyundan büyük bir işe girişildiğini ifade eden bu deyimin arka planı bu. Bunun gibi bir sürü deyimin ne zaman ve hangi maksatla söylendiğini öğrenmek için bu kitabı okumalısınız.

Çok güzel edebî üslupla kaleme alınan İskender Pala’nın bu kitabının klasikler arasında yer alacağına inanıyorum.

 

ŞİİRİMİZDE ANA

Yavuz Bülent Bakiler

 

Bütün odalar sessiz, dualarda adım yok.

Sabrım bir dirhemden az, çilem kırk batmandan çok.

Senden sonra tadım yok.

Kolum yok, kanadım yok!

 

Bilmiyorum şimdi kim duyar beni.

Bir çıkmaz yoldayım gel uyar beni.

En yakın dostlarım kırdılar beni.

Bas bağrına, sar beni.

 

Gün değil, ay değil, böyle her sene

Tenha sokaklara savruluşum ne?

Seni arıyorum deli-divane:

-         Anne! Anne! Anne!

(Y. Bülent Bakiler)

 

Böyle diyor şair. Ana, hem dinimizde, hem edebiyatımızda, hem de kültürümüzde önemli bir yer tutar. Ana gibi herkesin "baş tacı" kabul ettiği yüce varlığı şiirleriyle yâd etmeye çalışan şair Y. Bülent Bakiler, ayrıca kendi şiirlerinin dışında ana hakkında yazılmış birbirinden güzel şiirleri de derlemeye çalıştığı bu kitabıyla, ana hasreti çeken, ana özlemi duyan herkesin alıp okuması gereken güzel bir eser telif etmiş.

Hayırlı kitaplar.

 

BİLGİ VE DÜŞÜNCE

"Dünyanın ve insanlığın derin bir kaosa sürüklendiği günlerde yaşıyoruz..." diyen dergi yetkilisi bu durumda "... söyleyecek sözümüz, insanlara ileteceğimiz bir mesajımız olmalıydı. İnancımızın ve tarihsel mirasımızın bize bu zemini fazlasıyla sağladığı özgüven ve ümidimizi koruyor ve bu inancın bize bir sorumluluk yüklediğine inanıyoruz. Bu saikle yola çıktık." diyerek neden dergi çıkarttıklarını böyle dile getiriyor.

"Amacımız dünyayı tanımaktır." diyerek insanlığa sağlıklı yorumlar sunmayı amaçlayan dergi, bundan dolayı da çıktıkları ilk sayının kapak konusunu "20. Yüzyılın Muhasebesi" olarak belirtmişler.

"Bilgi olmadan, düşünülmez, düşünülmeden bilgiye ulaşılmaz" düsturu ile insanların ne yaptığını ve ne yapmadığını sorgulamak ve sağlıklı tanışma ortamı oluşturmayı hedefleyen dergi, bu manada iyi bir platform olacaklarını beyan etmekte.

Görüş, düşünce ve fikirleriyle yakından tanıdığımız Ali Bulaç’ın içinde bulunduğu iyi bir yazar kadrosunun yazdığı dergi, kaliteli ve seviyeli bir yayın organı olarak piyasaya çıkmış durumda.

Kendilerine yayın hayatında başarılar diliyoruz.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.