E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

AHMET BELADA

TARİHE YÖN VERENLER;


NUREDDİN ZENGİ

Hristiyanlar asırlardan beri İslam’dan rahatsız olmuş, kin duymuş, intikam hissi beslemiş,(1) özellikle müslümanların Hz. İsa’nın doğduğu toprakları elde etmesi, hasseten Avrupalı hristiyanları oldukça rahatsız etmiştir. Müslümanların zayıf anını gözetleyen hristiyan dünyası Kudüs ve havalisini kanlı bir şekilde geri aldı.

Haçlılar, müslümanların bu zayıf durumunu fırsat bilerek, yani müslümanların güçsüzlüğünü dikkate alarak Mekke ve Medine’ye hücüm etmeye karar verdi. Peygamberimizin kabri hakkında küstahça plan bile yapmışlardı.(2)

Kabul etmek gerekir ki, hicri 6. asrın başı, İslam dünyasının müthiş bir çözülme içinde bulunduğu dönemden geçiyordu.

İslam aleminde bozulan düzeni yeniden kurup düzenleyecek, güçlü bir idare tesis edecek yetenekli bir lidere ihtiyaç vardı.(3)

Tarihçi İbni Esir: “Hulafa-i Raşidin ve Ömer b. Abdülaziz’den sonra gelen en adil ve salih hükümdar Nureddin Zengi’dir.”(4) tesbitinde bulunarak İslam dünyasının beklediği lider ve komutana işaret etmektedir.

Şam, Hama, Halep, Humus ve Mısır gibi yerlerin idaresini elinde bulunduran hükümdar, yaptığı fetihlerden elde ettiği paralarla hem şehirleri imar ettirmiş, hem de medreseler kurdurarak ilme ve ilim adamına yatırım yapmıştır.

Nureddin Zengi, artık Suriye sultanı idi. Müslümanlar tarafından haçlıları topraklarımızdan çıkarıp Kudüs’ü tekrar geri almak için Allah tarafından görevlendirildiği kabul ediliyordu. Kendisi de bunun en büyük ibadet olduğunu biliyordu. Akınları ile bütün hristiyan eyaletlere dehşet saçıyordu.(5)

 

Nurettin Zengi için söylenenler

Sultanın çağdaşı olan İbn Cevzî: “Nureddin... Kafirlerin elinde olan elliden fazla şehri geri aldı. Onun hayatı pek çok sultanın ve idarecinin hayatından daha temiz ve iyiydi. Onun döneminde yollar güvenli ve emniyetli idi. Onun övülecek tarafları pek çoktur. O, kendini Bağdat’taki halifeliğe bağlı ve onun emrinde görürdü... Karakteri yumuşak huylu, şatafatsız ve alçak gönüllü idi. Alimleri ve dindaşlarını severdi.”

İbn-i Hallikan: “O adaletli, insaflı, ibadetine düşkün, zahid, muttakî, şeriata bağlı bir sultandı...”

İbnü’l-Esir Cezerî: “Ben önceki sultanların hayatını inceledim. Raşid Halifeler ve Ömer b. Abdülaziz hariç, Nureddin’den daha temiz hayat yaşayan, ondan daha ahlaklı hayat süren adaletli bir sultana rastlamadım.”

O, geceleri ibadet ederdi. Belirli evrad ve ezkarı vardı. Hanefi mezhebinin bir alimi idi. Hadis dersi aldı. Zulme uğrayan Yahudi de olsa onun hakkını korurdu.(6)

1118 yılında doğan Nureddin Zengi, İslam topraklarını Haçlılardan temizledi. Onun en büyük arzusu Kudüs’ü geri almaktı. Fakat bu mutlu zafer ve mesud olay ona değil, O’nun komutanı Selahaddin Eyyubi’ye nasip oldu. 1174 yılında 56 yaşında iken gırtlak hastalığından vefat etti.(7)

O dönemde Muvahhidler Devleti dışında İslam topraklarının hukukî sahibi Abbasî halifesiydi.(8) Bu durum, Sultan Selim’in mukaddes emanetleri getirdiği ana kadar devam etmiştir.

 

Değerlendirme

Nureddin Zengi, hristiyanların İslam’a ve müslümanlara yaptıklarını görerek çok üzülüyor, bu durumu düzeltmek için fevrî hareketten ziyade ülkenin idarelerine, bölgede yaşayan abid, zahid, açık, salih ve dervişlerine tesirli, dokunaklı mektuplar yazıyordu. Hristiyanların yaptığı zulmü, vicdansızlığı anlatıyor, onlardan dua etmelerini, müslümanları cihada teşvik etmelerini istiyordu.

Bu yaklaşımından dolayı halkından ciddi yardım gören Nureddin Zengi, böylece İslam topraklarını hristiyanlardan büyük ölçüde temizledi. Hatta Moğol istilalarından dahi...

Varlığını İslam’ın yücelmesine vakfeden Nureddin Zengi, Allah’a olan bağlılığı sebebiyle ciddi işler başardı. Yapacağı işleri istişare ile yapan Nureddin Zengi’nin hayatını belirleyen yegane unsur İslam ölçüleri idi. Osmanlı’dan sonra en uzun süren bir devletin başkanı olan Nureddin Zengi, yemeyen, yedirmeyen tavrıyla halkın beğenisini kazanmış bir liderdi.

Bu anlayıştır ki, İslam dünyasının en kritik anlarında, haçlıların kıskacındaki müslümanların ümit ışığı olmuştur.

Görülüyor ki, müslüman asla ümitsiz olmamalı. Halk arasında bir söz var: “Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez.” İşte durum bu. Her taraftan İslam toplumu kıskaca alındığında bir Allah dostu çıkıp durumu düzeltebiliyor.

Nureddin Zengi’de de bu hali görüyoruz. Enaniyetten, kibir ve ucubtan uzak, Allah’a teslimiyeti tam, halkının itimadını kazanmış, cesareti yerinde, halkın içinde Hak’la beraber olan istisna insan olarak tarihin şeref levhasında yerini almıştır.

Ne kadar da muhtacız böylesine...

 

Kaynaklar:

1- İslam Önderleri Tarihi, Ebu’l-Hasan En-Nedvî Kayhan Yayınları, c. 1, s. 329.

2- a.g.e., s. 331.

3- a.g.e., s. 332.

4- Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, Heyet, Çağ Yayınları, c. 14, s. 240.

5- İslam Önderleri Tarihi, Ebu’l-Hasan En-Nedvî, Kayhan Yayınları, c. 1, s. 335.

6- a.g.e., s. 336-338.

7- a.g.e., s. 336.

8- Selahaddin Eyyubî ve Devlet, Çağ Yayınları, s. 207.

 

Hz. Peygamber’imizin cesedine suikast

Nureddin Zengi, rüyasında Peygamber’imizi görür.

- “Ya Nureddin! Benim cesedimi şunlar çalıyor.” diye üç kişiyi gösterir. Biraz mahzun olan Peygamberimizin bu durumu Zengi’yi telaşlandırır. Hemen Medine-i Münevvere’ye gelerek, büyük bir davet verir. Herkesin bizzat gelerek yemek almasını ister.

Kazanın başında oturan Nureddin Zengi’nin rüyasında gördüğü üç kişiyi göremeyince sorar:

- “Ey müslümanlar! Medine’de bulunup da buraya gelmeyen var mı?” Birisi, “Bizim mahallede üç yabancı vardı. Onları burada göremedik.” deyince, hemen oraya varırlar. O üç kişi, Peygamberimizin gösterdiği üç kişidir. Baktıklarında gözlerine inanamadılar. Kazdıkları tünelle Peygamberimizin kabrine yaklaşmışlardır.

Zengi, hemen türbenin etrafını kazdırarak muhtelif metal madenlerle sağlamlaştırır.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.