E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

ADIM ÇOCUK ;


 OKULLAR AÇILIYOR

Merhaba sevgili arkadaşlar! Bitmez zannettiğimiz o güzel tatil günleri geride kaldı ve okul günleri yeniden hayatımızı renklendirmeye başladı. Sınıflar, sıralar, defter ve kalemler ile öğretmen ve diğer arkadaşlar... İşte okulumuzun her zamanki parçaları. Okulunuzu ne kadar özlediğinizi ben de anlıyorum. Bu okul günlerini, tatil günleriyle karıştırmayalım lütfen. Derslere eski hızınızla çalışmalısınız. Okulda öğrendiklerimizi, evde yeniden tekrarlayalım. Unutmayın, Adım Çocuk başarılı olmanızı ister.

 

HİKAYE / APTALIN SEVGİSİ

Bir ayıyı, büyükçe bir boğa yılanı belinden sararak sıkıştırmaya başlamış. Bunu gören bir adam, kılıcını çekip yılanı ikiye bölmüş.

Kendisini kurtaran adamın peşine takılan ayı, sadık bir köpek gibi adamdan ayrılmıyormuş. Peşinde bir ayının olması, doğrusu adamın da hoşuna gitmeye başlamış. Çevresindeki insanlar; “Yahu bunun dostluğuna güvenilmez.” demişler, ama adam; “kıskanıyorlar” diyerek aldırmamış.

Bir gün uykudaki adamın yüzüne bir sinek konmuş. Bunu gören ayı, sineği kovmuş. Ama sinek, havada bir iki daire çizdikten sonra tekrar adamın yüzüne tünemiş.

Ayı hemencecik büyükçe bir kaya bulmuş. Sineği öldürmek maksadıyla, taşı efendisinin yüzüne indirmiş. Sinek ölmüş ölmesine ama, adam da ölümden kurtulamamış.

Hani boşuna dememişler; “Akılsız dost, akıllı düşmandan daha tehlikelidir.”

 

ZEKA OYUNU / AT YARIŞI

Bir zamanlar bir kentte, bir at yarışı düzenlenmiş. Bu, bizim bildiklerimize benzeyen bir yarış değilmiş. Konulan kurala göre, yarışı en çabuk bitiren değil, en son bitiren at birinci gelecekmiş. Başlama düdüğü ile birlikte yarış başlamış. Fakat saatler geçtiği halde hiçbir yarışçı ilerlemek istemiyormuş. Bakmışlar ki, bu yarış böyle bitmeyecek, bilge bir zata müracaat etmişler. “Efendim!” demişler. “Biz bir hatadır ettik, bu duruma bir çare bulun!” Bilge zat, düşünüp taşınmış ve sonunda öyle bir çare bulmuş ki, yarışçılar atları deli gibi koşturup çok kısa bir süre içinde yarışı bitirmişler.

Sizce bilge kişinin bulduğu çözüm ne olabilir?

 

YUMURTAMIZ  BAYAT MI, TAZE Mİ?

Bir bardak tuzlu su hazırlayıp içine yumurtamızı bırakalım. Taze yumurta suyun dibine çökerken, bayat yumurta yüzeye çıkar. Ortalarda kalması ise yumurtanın, “eh işte..” dedirtecek durumda olduğunu gösterir.

Çiğ yumurta ile pişmiş yumurtayı birbirinden ayırt edebiliriz. Yumurtaları bir tabak içinde elimizle sıra ile döndürüp sonra da durduruyoruz. Çiğ yumurta bir süre daha dönmeye devam ederken, pişmiş yumurta en fazla bir iki tur attıktan sonra hareketsiz kalacaktır. Çevrenizdekilerle, ben yumurtanın pişmişini çiğ olanından ayırabilirim, diyerek iddiaya girebilirsiniz.

 

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Deniz neden tuzludur?

Yüz binlerce yıldan beri, yağmur suları kayaları yıkayıp aşındırmaktadır. Kayaların yapısındaki tuzların bir kısmı bu nedenle çözünüp denizlere taşınmıştır. Denizlerdeki su buharlaşırken tuz sabit kalmakta ve tuzluluk oranı her geçen gün artmaktadır.

Bu nedenle, denizlerin suyu karaların sularından daha tuzludur.

 

Gemiler uzakta iken neden ilk önce direkleri gözükür?

Gemiler ufuk çizgisine ulaşınca, suya gömülüyormuş hissini uyandırarak yavaş yavaş gözden kaybolurlar. Bunun sebebi, dünyamızın yuvarlak olmasıdır. Yaklaşan bir geminin önce direğini, daha sonra ise diğer bölümlerini görürüz. Eğer dünyamız düz olsaydı, uzaktaki gemiyi batıyormuş ya da bir tepenin arkasından çıkıyormuş gibi değil, bir nokta haline gelinceye kadar görebilirdik.

 

Deniz ya da araba tutması nedir?

Pek çoğumuz deniz tutmasının doğrudan midemizle ilgili bir sorun olduğunu düşünürüz. Oysa bu bir yanılgıdır. Asıl sebep, iç kulağımızda bulunan ve içi sıvı ile dolu denge organımızdır. Gemi ya da araçlarımızdaki sallantı ve endişe duygusu, denge organımızın irkilip yorulmasına sebep olur. Denge organımızdaki bu sarsıntı diğer organlarımızı da etkileyince, ortaya baş dönmesi ve mide bulantısı şeklinde bir dizi vücut düzensizliği çıkar.

 

MASAL TEKERLEME

Babamın dokuz arısı vardı:

Sayar alır içeri, sayar ederdi dışarı.

Bir gün baktım topal arı yok... Eve geldim, ahırdan çil horozu çektim. Boynuna kıldan başlığı vurdum. Üstüne bindim.

Derelerden sel gibi,

Tepelerden yel gibi,

Hamza pehlivan gibi,

Gittim... Baktım bizim topal arıyı manda ile çifte koşmuşlar. Arının boynu yara olmuş.

Dedim: “Bunu neden böyle yaptınız?”

Dediler: “İncirin yaprağını sür boynuna, iyi gelir.”

Gittim incir yaprağı aramaya...

Konaraktan, göçerekten,

Lale sümbül biçerekten,

Kahve tütün içerekten,

Sulu yerde peynir ekmek,

Susuz yerde kavun karpuz yiyerekten...

Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim,

Altı ay bir güz gittim...

Bir de arkama dönüp baktım ki,

Bir arpa boyu yol gitmişim

 

HAREKETLİ GÖRÜNTÜLER

Bir defter alalım veya çok sayıda kart keselim. Kartların veya defter sayfalarının alt kısmına bir zemin çizgisi çizelim. Daha sonra ise, defterimizin her sayfasına top resmi çizelim. Çizdiğimiz toplar, birinci sayfada zemin çizgisi üzerinde iken, ikinci sayfada biraz yukarıda, üçüncü sayfada daha yukarda olmalıdır. Son sayfamızda ise, topumuzu sayfanın en üstüne çizmeliyiz.

Defter sayfalarını baştan sona doğru hızla çevirirsek, topumuzun yukarı doğru çıktığını, sondan başa doğru çevirirsek de yukarıdan aşağıya doğru indiğini görürüz.

Kolay çizilebilecek resim olduğu için top resmi çizilmesini istedik. Sizler farklı resimlerle bunu deneyebilirsiniz.

 

İLGİNÇ SORULAR

YUMURTALAR

Bir yumurta üç dakikada pişerse, dokuz yumurta kaç dakikada pişer?

 

ELEKTRİKLİ TREN

Doğuya doğru giden bir elektrikli tren var. Güneye doğru da bir rüzgar esmektedir. Acaba trenin dumanı hangi yöne doğru gider.

 

SİZDEN GELENLER

ŞAŞIRTMALAR

• Keşkekçinin keşkeklenmiş keşkek kepçesi

 

  Eller dinlendi de biz dinlenemedik. Kasiyerin bir kedisi var. O kedideki göz, o kedideki kaş, o kedideki burun, o kedideki kuyruk.

  Sudan çıktı iki su şadısı, biri erkek su şadısı, biri dişi su şadısı.

  Saçmalamalı mı, saçmalamamalı mı?

 

  Kahve tütün, keyifler büsbütün.

  Eller pekmezlendi, biz pekmezlenemedik.

 

  Kaşığım kaşıktır, yağlı pilava aşıktır. Yahni görse kırıtır, dolmayı görse sırıtır, hoşafı görse ayılır, ekşiyi görse bayılır.

(Bengisu Yağcı - Nevşehir)


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.