E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

ZEKİ SOYAK zekisoyak@ilkadimdergisi.com

ÖLÇÜLER DENGELER ;


 KABRİ ANAR MISIN ACEP?

 

İnsan acelecidir. Arzu ettiği şeyi hemen elde etmek ister. Bu sebeple de sık sık hata eder. Çoğu kez yaptığı hataların farkında olmaz. Ya da hatalarını hata olarak kabul etmez. Yaptığı yanlışların doğruluğuna inanır. Hatta vazgeçilmesi mümkün olmayan değerler olarak kabul eder.

Bazı insanlar en kısa zamanda elde edebileceği, en kısa zamanda netice alabileceği işleri tercih ederler. Az bir uğraş, az bir emek, az bir masraf karşılığında çok büyük imkanlara kavuşmayı arzu ederler. Yaptıkları işin hemen getiriye dönüşmesini isterler. Onun için bu gibi tipler çabuk yanılır, çabuk bıkıp usanır, çabuk yoldan çıkar, durmadan yön ve yol değiştirirler.

Kalıcı ve etkili neticelere ulaşmak için planlı, programlı, disiplinli çalışmak, uzun vadeli hizmetlerde sabır ve tahammül göstermek gerekir. Bu şahsiyette, bu yapıda öncü insanlara, öncü toplumlara şiddetle ihtiyaç vardır. Böylesi kişi ve toplumlar yetiştirildiği, etkin hale getirildiği vakit, işte o zaman gerçek medeniyetler yeniden hayat bulacak, huzur ve saadet toplumları yeniden boy gösterecektir.

Biz müslümanlar, ölüme ve ölüm ötesi hayata inanıyoruz. Bu sebeple ebedi alemde ebediyyen mes’ud olmak için dünya hayatımızı Hâlık’a kulluk, mahlûka hizmet ile geçirmek, bir an olsun gaflet etmemek için çaba göstermekle mükellefiz. Ne zaman kavuşacağımızı bilemediğimiz ebedî hayatın nimetlerini haketmek için sabırla, sebatla, heyecanla kulluğumuzu, kulluk vazifelerimizi yapmaya mecburuz.

En felâketli zamanlarda, belâ ve musibet dolu günlerde bile hangi samimi müslüman namazını terkedebilir? İslamî hizmetlerden vazgeçebilir?

İşte bu inanç ve disiplinli hayat, biz müslümanların uzun vadeli çalışmalar yapmamıza, aceleci olmamamıza yardımcı olmaktadır. Alınan neticeler hoşumuza gitse de, gitmese de  hizmete devam etmek, yüzlerce gayret ve uğraştan sonra hiçbir netice alamasak da daha önceki uğraş ve gayretimizden yüzlerce defa daha fazla heyecan, daha fazla gayretle yeniden hizmete koyulmak mecburiyetindeyiz. İnanan ve inandığını hayata hakim kılmak isteyen bir müslümanın başka bir tercihi olamaz.

Bilmeliyiz ki, çaba ve gayretlerimizin, bütün hizmetlerimizin karşılığını alacak olan yine biziz. Mal ve mülkün, soy ve sopun asla fayda vermeyeceği bir günde fayda verecek olan sadece salih amellerimiz, hizmetlerimiz, ibadetlerimizdir.

Ölüm gelmeden önce ölüme hazırlanmak, hesaba çekilmeden önce nefsimizi hesaba çekmek basiretini göstermeliyiz. Ölüm gelip çatmadan önce, her günümüzü dünyadaki son günümüz olarak kabul edip ona göre hareket etmeliyiz. Hizmetsiz, ibadetsiz geçen gün ve saatlerimizin ölü zamanlar olduğu idraki içinde bulunmalıyız.

Bilmeliyiz ki, dünya; Allah katında da, nebiler, sıddıyklar, salihler yanında da değersizdir. Dünyayı değerli yapan, ebedî hayatın dünyada kazanılmasıdır. İhlasla, sıdkla, rızayı bâri için yapılan kulluktur. Dünya, bizi ahirete taşıyan bir binittir.

Mevlâna şöyle demektedir:

“Dünya, Allah’tan gâfil olmaktır.

Yoksa kumaş, gümüş, oğul ve kadın değildir.

Eğer mala Hak rızası için sahip olursan

Ona Rasul: ‘İyi kişi için, iyi mal ne iyidir.’ dedi.

Geminin içindeki su, geminin helakına sebeptir.

Geminin altındaki su, geminin hareketine yardımcıdır.” (Mesnevi)

 

Eğer dünya sevgisi kalbimize girer de, bizi Allah yolundan, Allah’a kulluk, halka hizmetten alıkorsa ne büyük bir musibettir. Şayet meşru yollarla dünya malı elde eder de, onun sevgisini içimize sokmazsak, hak yolunda sarfedersek geminin altındaki su misali bizi Hakk’a doğru yürütür, günah bataklığına batmaktan korur. Şayet dünya sevgisini, mal-makam sevgisini kalbimize sokarsak, su almış ve içine su sızmış gemi gibi kötülükler, karanlıklar, isyan ve tuğyan denizlerinde yok olup gideriz.

Kûfeli bir kişi, yeni satın aldığı ev için senet yazdırmak üzere Hz. Ali Radıyallahu anhe geldi.

Hz. Ali Radıyallahu anh de besmele ve hamdeleden sonra şöyle yazdı:

“Bu senet, bir ölünün diğer bir ölüden günahkârlar memleketinde, gafiller sokağındaki evi satın almasıdır. Birinci sınırı ölüme, ikinci sınırı mezara, üçüncü sınırı hesaba, dördüncü sınırı ya cennete, ya da cehenneme ulaşır.”

Sonra şu beyitleri ilave etti:

“Nefis, dünya üzerine ağlıyor. Bilmiyor ki:

Dünyada selâmet, dünyadakileri terkdedir.

İnsan için öldükten sonra eğleşecek ev yoktur.

Ancak ölmeden evvel yaptığı ev vardır.

Eğer o evi hayırla yaparsa, meskeni güzel olur.

Eğer şer ile yaparsa, yapan hüsranda kalır.

Saltanat sahibi melikler nerede?

Onları sâkîler ölüm bardağı ile suladı.

Biz mallarımızı mirasçılar için topluyoruz.

Evlerimizi zamanın harap etmesi için yapıyoruz.”

 

Nice padişahların önünde edeple durduğu, kendisine sadık bir mürid olduğu gönüller sultanı Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri dünyacıları, dünyevileşenleri şöyle uyarmaktadır:

“Ey tâlibi dünya olan,

Tahsil edip netsen gerek!

Olsan eğer şâhı cihan,

Bir gün koyup gitsen gerek.

 

Çeksen nice yıllar taab,

Dünya senin farzeyle hep,

Kabri anar mısın acep,

Toprak olup yatsan gerek.”

 

Evet. Bütün dünya bizim olsa, bütün cihanın hakimi olsak, bir gün bu fâni dünyadan göçüp gideceğiz. Öbür alemde, yaptıklarımızla baş başa kalacak, ne yapmışsak onun karşılığını göreceğiz.

Öyleyse imanımızda, amellerimizde, ibadetlerimizde, hizmetlerimizde, sabit kadem olalım. Dünyanın geçici alâyişine aldanmayalım. Basit, değersiz dünyevi çıkarlar için ebedi hayatımızı harap etmeyelim. Kulluğumuzu, hizmetlerimizi büyük bir kararlılıkla, kesintisiz devam ettirelim.

Bilelim ki, her türlü hayır, her türlü fazilet, dünya, ukba huzur ve saadeti İslam’dadır. Onsuz hayat, behimi bir hayattır. İlkelliktir. Gerçek medenilik, gerçek aydınlık, gerçek insanlık İslam’ı yaşamakla mümkündür.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.