E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

YUNUS HÜDAYİ

İLİMDEN İRFANA;


GÜZEL SÖZLER

Namazını, veda edenin namazı gibi kıl. Sanki bir daha kılmayacak gibi.

Muaz b.Cebel (r.a)

 

Zenginliğin en iyisi akıl zenginliğidir. En büyük fakirlik de ahmaklıktır. En büyük yalnızlık kendini beğenmektir. En büyük şeref güzel ahlâktır.

Hz. Ali (r.a)

 

Nimeti küçümseyip, kadrini bilmemek çabuk elden gitmesine sebep olur.

Hz. Ömer (r.a)

 

İbn-i Sirin’in şu açıklamasında aşıkların gönül terazisinden muhteşem ölçüler vardır.

-Beni cennete girmekle iki rekât namaz arasında serbest bıraksalar, ikisi arasında bir seçim yaptırsalar; mutlaka iki rekât namazı alırım. Çünkü namazda, Allah’ın rızası ve yakınlığı vardır. Cennette ise, nefsin sevdiği ve insanların hoşlandığı şeyler vardır.

 

KUR’AN’IN HAYATIMIZDAKİ ÖNCELİĞİ NEDİR?

Kendisinde asla şüphe olmayan, takva erlerinin hidayet rehberi, hak ile batılı ayırt eden bir söz, Allah’ın sımsıkı sarılınması gereken sağlam ipi Kur’an. Allah (cc) onu, dertler için devâ, kalplerin pasını silmek için cilâ, ders almak isteyenler için öğüt, hak dava için hidayet rehberi, abitler için feyz kaynağı kılmıştır.

Kalplerin hayırlısı onu hıfzeden, dillerin hayırlısı onu okuyan, evlerin hayırlısı ona mekan olandır. O, Allah’ın indirdiği, benzersiz bir nur, nefislerin şifası, kalplerin inşirah olduğu bürhanıdır. Onun belagâtından daha fasih, fesahatından daha üstün, ifadesinden daha sade, tilavetinden daha tatlı bir kitap yoktur. O en büyük edebî ve ebedi bir mucizedir.

‘Kur’an’ın diğer sözlere olan üstünlüğü Allah’ın (azze ve celle) mahlukatına üstünlüğü mesabesindedir’ (Tirmizi, Cami, XI, 47)

Yine Efendimiz buyurur: "Sizden biriniz ailesinin yanına döndüğünde orada etine dolgun iri üç deve bulmaktan hoşlanmaz mı? Evet hoşlanırız dediler. Bunun üzerine efendimiz buyurdu: "İşte, sizin namazda okuduğunuz üç ayet sizin için bu etine dolgun iri üç deveden daha hayırlıdır."

Önemli bir şahsiyetin bizimle doğrudan diyaloğunu düşünelim. Hele bizim için hayati önem taşıyan kararlar alındığını farzedelim. Böyle bir durumda ne kadar hassas ne kadar cankulağı ile hakkımızda söylenenlere kulak kesiliriz. Olaya verdiğimiz öneme binaen bizi doğrudan ilgilendirmeyen bir çok önemli hadiseyi ikinci plana atar, yatıp kalkıp hakkımızdaki söylenenleri değerlendiririz. Endişelerimiz, ümitlerimiz, düşünce ve duygularımız hep bu merkezde yoğunlaşır. Kalp çarpıntılarımız, beyin zonklamalarımız hep bu mihvere sinyaller gönderir. Günübirlik hadiselerde, sözgelimi bir mahkemede veya mecliste veya okulda yahud işyerinde bu psikososyal durumla her zaman ya karşılaşmış veya karşılaşanları görmüşüzdür.

Alemlerin Rabbinin bizim ebedi hayatımızı ilgilendiren kararları bu ilgi, tazim, haşyet, önem ve hassasiyetten bu kadar olsun eğer bizi bağlamıyorsa,bizi ilgilendirmiyorsa ne kadar yazık ne kadar acı bir şey olmaz mı?

İmam Gazzali der ki: "Kur’an’daki tehditleri, şiddetli vaidleri, ahidleri düşünüp kusurlarını görmekle hüzün meydana gelir. Şayet bir kimsenin kalbine hüzün gelmiyorsa bunu kaybettiğine ağlasın. Çünkü bu hal en büyük musibettir."

Kur’an kıraati, bir taraftan hayatı vücuda getiren Cenab-ı Hakk’ı düşünme, diğer taraftan hayata yön veren düsturları öğrenme ve yaşama vesilesi olmuştur.

O ne bir felsefî ekol, ne bir romantizm ne de emperyalist ve sosyalist yaklaşımdır. Kur’an okuyanın kasdı, belâ ve musibetlere tahammül, kullar arasındaki hukuka riayet ve hizmet adabına sahip olmak olmalıdır. "Kur’an’a uyunuz. Onu kendinize uydurmayınız" buyurmuştur.

 

TENHA BİR YER ARIYORUM

Bir kimse mescidin çevresinde geziniyordu. Onu bir irfan sahibi gördü.

-Ne arıyorsun? diye sordu. O da:

-Tenha bir yer arıyorum; namaz kılacağım. deyince, irfan sahibi onu şöyle bir süzdü, sonra şöyle dedi:

-Kalbinde, Allahu Teâlâ’nın zâtından başka ne varsa at ve istediğin yerde namazını kıl!...

Nice büyükler, yaptıkları nefse karşı çetin mücadelelerden sonra şu kanaate varmışlardır:

-Bir kimse kendisini Allah’a ne kadar yakın hissediyorsa O’na o kadar yakındır.

-Allahu Teâlâ, bir kulun kalbine baktığı zaman, yabancısını görürse ona azab eder. Her şeyi o insanın başına belâ kılar.

(Onların Alemi - Ahmet er-Rifâî)

 

KURBAĞANIN AZMİ

Bir gün iki kurbağa süt dolu bir küpün içine düşmüş. Kurbağalar atlamış, zıplamış, çırpınıp durmuşlar. Ama nafile... Küpün içi sırlı, kaygan olduğu için bir türlü dışına atlayamamışlar...

Kurbağalardan biri dayanamayarak "buradan kurtuluş yok" diye düşünmüş ve kendini salıvermiş sütün içinde boğulmuş.

Öbür kurbağa ise azmini yitirmeyerek "Direnmeye devam etmeliyim, zıplayım belki gelip kurtaran olur" diye düşünmüş ve başlamış sıçrayıp debelenmeye ve bağırmaya...

Uzun süre uğraşıp didinip durmuş, bakmış ki kimse gelmiyor; tam azmini, umudunu yitiriyormuş ki içinde zıpladığı süt, çalkalanmadan dolayı kaymak bağlamaya başlamış. Direnen kurbağa da kaymağın üzerinde kalıp batmaktan kurtulmuş ve sıçrayıp dışarı atlayıvermiş.

 

ÖRNEK BİR ŞAHSİYET

Hz. Ömer (ra) diyor ki:

Hz. Ömer’in nesebi, Kâab’de Peygamber (S.A.V.) efendimizle birleşir. Emirü’l-Mü’minin olma şerefi ilk defa Hz. Ömer’e verildi.

Derin bir bilgiye sahipti. Aklı, zekası üstündü. Zühdü çoktu. Müslümanlara karşı şefkatliydi. Her halinde tevazu müşahede edilirdi. İnsaflı ve gerçeğe vakıftı. Bütün gücünü Efendimiz (S.A.V)’e uymağa harcardı.

Sofrasında iki çeşit yemek bulundurmazdı. Gömleğinin roba kısmında, dört yama vardı. İzarı, bir deri parçası ile yamanmıştı. Bir defa gömleğindeki yamalar sayıldığında 14’e çıkmıştı.

Şöyle dua ederdi: -"Allah’ım bana yolunda şehid olmayı nasib eyle. Rasûlünün beldesinde ölmeyi kısmet et..."

Bir defa Rasulullah’tan umre için izin istedi. Rasulullah izin verdi ve "Ey kardeşim, bizi duadan unutma" veya "bizi de duana kat" buyurdu.

Müslümanlara ait bir işi yerine getirmek için, kendisini helâk edercesine çalışırdı.

Et kesimi sırasında mezbahaya gitmiş bir günde iki defa et almaya gelenleri, sopayla döver ve "Komşun ve amcaoğlu için mideni biraz tutsan, olmaz mı?... demişti

Bir defa Cuma namazına geç kaldı, sonra geldi. Cemaatten özür diledi ve şöyle buyurdu: "Beni şu elbisem geciktirdi. Yıkandı, kurumasını bekledim, başka yoktu"

Çok ağlardı. Gözlerinden akan yaşlar yanaklarında iki siyah çizgi meydana getirmişti. Yolda ibret verici bir olaya rastlasa ağlar düşerdi. Sonra bir müddet evine kapanır, halini bilmeyenler de hasta sanır, ziyaretine gelirlerdi.

Öyle içli iniltisi vardı ki, üç saf geriden namazdaki iniltisi duyulurdu.

Diyor ki: "Keşke ben, birkaç olsaydım. Ailem beni besleseydi, semirdiğimi görünce de kesip yiyeydi. Sonra da çıkaraydı. Ben bir beşer olmayaydım"

Bir gün hasta halinde yatakta şöyle dedi. "Vah bana, Şayet Rabbim acımazsa, anam ağlar... Dünyaya geldiğim gibi ayrılmak istiyorum ne sevabım olsun, ne de sırtımda günah yükü. Allah’ım iyice yaşlandım . Güçten düştüm. Tebaam yayıldı. Artık ruhumu al. Ne perişan olayım, ne de halimi ifrata vardır"

Derdi ki: "Ahirete ait işlerde zarar etmektense, dünyaya ait işlerde zarar ediniz; böylesi sizin için daha hayırlıdır"

İnsanlara ait bir sıkıntı zuhur edince; üzerlerindeki elbiseyi çıkarır, diz kapağını örtecek kadar kısa elbise giyer, sonra yüksek sesle ağlamaya başlar, istiğfara devam ederdi. Öyle ki gözleri kızarır, bayılır, düşerdi.

Dul ve yetimlere sırtında un taşır, bu halini gören biri,

-Bırakın biz taşıyalım, deyince şöyle buyurdu:

-"Ya, kıyamet günü günahımı kim taşıyacak"

(İmam Da’rani, Veliler. Ans. Tabakat, c.1, sh.55)

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.