E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

AHMET ZİYA YILDIZ

ZAMANA YOLCULUK;


1 Haziran 1453

Ayasofya’da ilk cuma namazı kılındı.

 

2 Haziran 1989

Bulgaristan’ın 320.000 Türk’ü sınırdışı etmesi.

 

5 Haziran 1086

Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu Süleyman Şah’ın vefatı.

 

8 Haziran 632

Peygamber Efendimiz’in miladi (tarihle) vefatı. Peygamberimiz, Veda Haccı’ndan bir süre sonra hastalandı. Hicretin on birinci yılı Sefer ayının son günleriydi. O, görevinin sona erdiğini, bu dünyadan göçme zamanının yaklaştığını anlamıştı. Hastalığı günden güne artıyordu. Hasta iken de ezan okununca mescide gidip namazları kıldırıyordu. Ölümüne üç gün kala hastalığı iyice arttı. Artık Mescid’e gidecek takati yoktu. Hz. Ebu Bekir’in cemaate imam olmasını ve namazları kıldırmasını istedi.

Ölümünden iki gün önce Mescide geldi. Yavaşça minberin alt basamağına çıkıp oturdu. Yüzünü cemaate dönerek şöyle dedi:

- “Ey Müslümanlar! Şayet birinize karşı kötülük yapmışsam, onun karşılığını kabule hazırım. Kime vurduysam, işte arkam gelsin vursun. Kimin bende alacağı varsa, işte malım, gelsin hakkını alsın.”

8 Haziran Pazartesi günü Peygamberimiz (s.a.v.) kendini biraz sıhhatli hissedince mescide gitti. Cemaatle Hz. Ebu Bekir’in arkasında namazını kıldı. Sonra Ashabına şunları söyledi:

“Ben Kur’an’ın helal kıldığını helal kıldım, haram ettiğini de haram ettim. Sizden evvelki milletler Peygamberinin ve evliyanın mezarlarını birer ibadetgah kabul etmişlerdi. Sizi böyle bir şey yapmaktan menederim.”

Odasına dönünce dermansızlığı arttı. Kuşluk vakti olunca; “Ya Rab! Ölüm şiddetine karşı bana kolaylık ver. Canımı tatlılıkla al.” diye dua etti. Yanında bir kapta soğuk su vardı. Elini suya batırıp mübarek yüzünü serinletiyordu.

Nihayet öğle üzeri mübarek parmağını yukarı doğru kaldırdı: “Refik-i Alâ’ya-Yüce Dosta” diyerek 63 yaşında mübarek ruhunu Mevla’ya teslim etti.

 

9 Haziran 632

Hz. Ebu Bekir’in halife seçilmesi. Hz. Peygamber vefat ettiği zaman bütün Medine halkına duyuruldu ve Evs’ten olsun, Hazrec’ten olsun bütün Müslümanlar Hz. Peygamber’e halife seçmek amacıyla Sakîfe’de toplandılar. Kimin halife seçileceği üzerine yapılan müzakerelerden sonra Hz. Ömer Hz. Ebubekir’e hitaben şöyle dedikten sonra O’na biat etti:

“Yemin ederiz ki sen varken biz kendimizi bu işe sokmayız. Çünkü sen Muhacirlerin en büyüğüsün. Hicret esnasında Hz. Peygamber (s.a.v.) ile mağarada yalnız kalan, hastalığında namaz için ona vekalet edensin. Asıl sen elini uzat, biz sana biat edelim.” Hz. Ömer’den sonra Ebu Ubeyde ve akabinde Evs ile Hazrec mensupları da kafileler halinde Hz. Ebubekir’e biat ederek halifeliğini kabul ettiler.

 

9 Haziran 1617

Sultan Ahmet Camii’nin ibadete açılması.

 

11 Haziran 1868

Kızılay’ın Hilal-i Ahmer adıyla kuruluşu

 

13 Haziran 1987

Cemil Meriç’in vefatı.

 

15 Haziran 622

İlk ezanın Hz. Bilal Habeşi tarafından okunuşu. Müslümanlar Mekke’de iken ibadetleri gizli yapıyor, namazlarını tenha yerlerde kılıyorlardı. Orada namaza davet etmek mevzu bahis değildi. Çünkü müşrikler tarafından Müslümanlara akla gelmedik işkenceler yapıldığından bu davetin duyurulmaması gerekiyordu.

Fakat Medine’ye gelince iş değişmişti. Burada din hürriyeti vardı. Herkes Allah’a istediği gibi ibadet edebiliyordu. Müslümanlar toplanıp cemaatle namaz kılmaya başlayınca Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), Müslümanları cemaat namazlarına toplamak için bir çare düşündü. Bu hususta Ashabı Kiramla istişare etti. Ashaptan bazıları Hristiyanlarda olduğu gibi çan çalınmasını, bazıları Mecusilerde olduğu gibi ateş yakılmasını ve bazıları da Yahudilerde olduğu gibi boru öttürülmesini ileri sürdüler. Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu tekliflerin hiçbirinden hoşnut olmadı.

Bir rivayete göre Hz. Ömer’in teklifi, diğer bir rivayete göre de Lisan-ı Vahyin ta’limi üzerine ezan-ı şerif bugünkü şekli ile tespit olunmuş ve Bilal-i Habeşi tarafından aşkla ve şevkle ilk ezan okunmuştur.

Günümüzde de aynı heyecanla okunan ezan, namaz vaktinin geldiğini ilan eder. Dine açık bir davettir. Aynı zamanda din hürriyetinin de bir alametidir.

 

16 Haziran 1960

Ezanda Arapça yasağı kaldırıldı.

 

17 Haziran 656

Hz. Osman’ın şehadeti. Üçüncü Halife Hz. Osman, Miladi 574’te Mekke’de doğdu. İlk Müslümanlardandır. Peygamberimizin kızı Rukiye ile evlendi. Rukiye’nin vefatından sora Peygamberimizin diğer kızı Ümmügülsüm ile evlendi. Bundan dolayı kendisi “İki nur sahibi” anlamına gelen “Zinnureyn” diye anıldı. Ticaretle uğraştığı için mali durumu iyi olan Hz. Osman, İslam hizmetleri ve fakir Müslümanlara mali destekte bulundu. Hz. Ömer’in şehit edilmesinden sonra miladi 644 yılında halife seçildi. Hz. Ömer’in başlattığı fetihleri sürdürdü. İran, Ermenistan, Trablus, Rodos, Malta, Kıbrıs ve Girit alındı.

İslam topraklarının genişlemesi üzerine İslamı kabul eden milletlerin Kur’an’ı kendi lehçelerine göre okumaya başlaması ve bu sebeple de bazı anlam değişiklikleri ortaya çıkması üzerine, her yerde Kur’an’ın aynı biçimde okunmasını sağlamak için Zeyd Bin Sabit başkanlığında bir komisyon oluşturdu ve komisyonun Hz. Ebu Bekir döneminde toplanan Kur’an’ın 7 nüsha halinde kopya ettirmesinden sonra bu nüshaları büyük kentlere göndererek bunlar dışındaki nüshaların yakılmasını emretti. Emevi soyundan kimseleri önemli görevlere ataması bazı huzursuzlukların çıkmasına sebep oldu. Yahudi asıllı Abdullah bin Sebe’nin halkı kıştırtması üzerine bazı asilerin saldırısı sonucu evinde Kur’an okurken 656 yılında Medine’de şehit edildi. Hz. Osman’ın İslamiyet’in yayılmasında çok büyük hizmetleri olmuştur. O; halim, selim ve cömert bir insandı.

 

21 Haziran

Gündönümü

 

22 Haziran 1284

Nasreddin Hoca’nın vefatı. Nasreddin Hoca, 13. asırda Anadolu’da yetişmiş, nükteleriyle meşhur olmuştur. Yapılan ilmî çalışmalar; onun ilim ve edeb sahibi bir veli olduğunu, sözkonusu sıradan ve basit fıkraları söylemediğini açıkca göstermiştir. Ayrıca Nasreddin Hoca’nın efsanevi bir kişiliği değil, 13. asırda Anadolu Selçukluları zamanında yaşamış salih bir Müslüman olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çünkü onun nükteleri, bir insanın başından geçen gülünç hadiselerin ifadesi değil, görünüşte güldürücü, aslında ise ince hikmetleri dile getiren düşündürücü latifelerdir. Nasreddin Hoca Anadolu insanının zeka inceliğinin, nükte gücünün sembolü olmuştur. Lâtifelerinin toplandığı eserlerden biri, Londra’da British Museum’da; Hâzâ Terceme-i Nasreddîn Efendi Aleyhir-Rahme başlıklı yazma eserdir.

 

22 Haziran 1780

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin vefatı. İbrahim Hakkı Hazretleri, 1703’te Erzurum’da doğdu. 18. yüzyıl Osmanlı âlimi ve büyük velî. İbrahim Hakkı Hazreteri tefsir, hadis, fıkıh gibi naklî ilimler yanında aklî ilimlerle de zamanın bir tanesiydi. Biyoloji, fizik, kimya, matematik ve astronomiye kadar devrindeki bütün ilimlerle meşgul olmuş, ayın hareketlerini incelemiş, arz küresinin enlem ve boylamlarını belirtmiştir. Hayatında hiçbir zaman okumayı ve okutmayı elden bırakmamış, ideal insan tipi olarak ârif insanı göstermiştir. En çok bilinen eseri Marifetnâme’dir. Bu eserinde kainatın ve insanın yaratılışı ve yaratılıştaki mükemmelliği işlemiştir. 1789 tarihinde Siirt’in Tillo kasabasında vefat etmiştir.

 

23 Haziran 656

Hz. Ali’nin Halife seçilmesi.

 

26 Haziran 1945

Türkiye’nin Birleşmiş Milletlere katılışı.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.