E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

ZEKİ SOYAK zekisoyak@ilkadimdergisi.com

ÖLÇÜLER DENGELER;


2002 II. DÖNEM EĞİTİM REHBERİ

Değerli okuyucu! Dergimizin Ölçüler Dengeler sayfasında senede iki kere yayınladığımız Eğitim Rehberi’nin 2002 yılı ikinci dönem yani, ikinci altı aylık bölümünü sizlere sunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Aralık ayında yayınladığımız birinci dönem eğitim rehberimiz için okurlarımızdan çok olumlu tepkiler aldık.

İkinci dönem, yani Temmuz ayının başında başlayacak olan altı aylık eğitim içinde on beş konu seçtik. Ümit ediyoruz ki beğenerek ve  bu konuları da birinci dönem konuları gibi şevkle, hem aileniz ve hem de çevrenize ders olarak işleyecek, faydalanacak, faydalandıracaksınız.

Konuları kısa hatırlatmalarla sunmaya çalışacağız:

1- Rızık

Rızık maksumdur. Allah Teâlâ yarattığı her canlı için bir rızık takdir etmiştir.

Bu hususta Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca Allah’a aittir. Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı yeri bilir. Çünkü (bunların) hepsi, açık bir kitapta ‘Levhi Mahfuz’dadır.” (Hûd/6)

2- Ecel

Hayatı da ölümü de takdir eden Allah Teâlâ’dır. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

“Allah herşeyi yarattı da ona bir kader tâyin etti.” (Furkan/2)

“Her canlı ölümü tadacaktır.” (Âl-i İmran/185)

3- Kıyâmet alâmetleri ve kıyametin kopuşu

Kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allah Teâlâ bilir. Ancak kıyâmetin küçük büyük alâmetleri vardır. Kur’an’da ve hadis-i şeriflerde kıyâmet alâmetleri ve kıyâmetin kopuş sahneleri bildirilmiştir:

“Onlar hakkında söz gerçekleştiği (yaklaştığı) zaman bunlar için dabbe çıkarırız ki bu, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.” (Neml/82)

“Adem’in yaratılışı ile kıyâmetin kopması arasında Deccal’den daha büyük bir fitne yoktur.” (Müslim)

Kıyâmetin büyük alâmetleri şunlardır:

Doğuda bir yerin batması, batıda bir yerin batması, Arap Yarımadası’nda bir yerin batması, duman, Deccal, Dabbet’ül arz, Yec’üc Mec’üc, güneşin batıdan doğması, Aden (Yemen)’den bir ateş çıkması, İsa aleyhisselamın nüzûlü.

4- Mahşer Hesap

İsrafil aleyhisselam ikinci kere sûr’a üfleyince insanlar, melekler, cinler ve hayvanlar mahşer denilen yerde toplanacaklardır:

“Allah ki ondan başka hiçbir ilah yoktur. Elbette sizi kıyamet günü toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Söz bakımından Allah’tan daha doğru kim vardır?” (Nisa/87)

İnsanlar hayatları boyunca yaptıklarından mutlaka hesaba çekileceklerdir:

“Rabbine andolsun ki, mutlaka onların hepsine yaptıklarından soracağız.” (Hicr/92-93)

5- Cennet

Cennet, Mü’minler için “Gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, hiçbir beşer kalbinden geçmeyen.” nimetlerin hazırlandığı ebediyyet yurdudur:

“İman edip, iyi amellerde bulunanlara gelince; onlar için konak olarak Firdevs cennetleri vardır. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.” (Kehf/107-108)

6- Cehennem

Cehennem, kâfir, müşrik ve münafıkların ebediyyen kalacakları, Müslüman günahkârlardan, affedilmeyenlerin günahları karşılığında bir müddet bulunacakları azap yeridir:

“Rablerini inkâr edenler için cehennem azâbı vardır. O ne kötü bir dönüştür. Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.” (Mülk/6-7)

7- Cihad

Cihad, Mü’minin hayatıdır. Mü’minin cihadsız günü ve saati yoktur. En büyük cihad olan nefisle cihad, sulhu olmayan bir cihaddır.

İslam düşmanlarına, kâfir, müşrik ve münafıklarla cihad etmek, din, nâmus ve vatanımızı onların şerlerinden, tasallutlarından korumak her Müslüman için bir vecibedir.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et. Onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir yerdir.” (Tevbe/73)

8- Şehâdet

Şehâdet, her kâmil Müslümanın en büyük sevdasıdır. Onun için cihad bir şeb-i arûsdur. Gerçek Müslümanın bayramıdır.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin o büyük arzusu onun âşığı olan ümmetin arzusudur.

O âlemlere rahmet Peygamber şöyle buyurmaktadır:

“Muhammedin canı elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda harbe çıkıp öldürülmeyi, sonra yine çıkıp öldürülmeyi, sonra yine çıkıp yine öldürülmeyi ne kadar isterdim.” (Buhari, Müslim)

9- İslam nizâmı

İslam nizâmı, ilâhî bir nizâmdır. Müslümanın dünya ve ukba hayatı ile ilgili hükümleri içerir. Fert ve toplumların saadet ve huzuru için hiçbir beşerî sistemin ulaşması mümkün olmayan her mekan, her zamanda geçerli ve değişmeyen esaslar koymuştur.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Kim İslam’dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmran/85)

10- Vakıf

Vakıf, Müslüman milletlerin asırlardır, oluşturdukları çok müstesna hayır müesseseleridir. Bizim medeniyetimizin en belirgin özelliklerinden biridir. Vakıflar, kendini İslam’a vakfetmiş vakıf insanların büyük bir şevk ve aşkla oluşturdukları, geliştirdikleri, zamanımıza kadar ulaştırdıkları ve zamanımızda da devam eden müstesna bir hizmet alanıdır.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“O takva sahipleri ki bollukta da, darlıkta da Allah için infak ederler.” (Âl-i İmran/134)

11- İbadetlerin rûhu

Müslüman’ın kulluk nişanı, yaptığı ibadetlerdir. İbadetsiz bir Müslüman düşünülemez. Namaz kılmayan, oruç tutmayan, zekat vermeyen, hacca gitmeyen, benzeri ibadetleri yapmayan bir Müslüman, düşman kurşunlarına karşı siperden çıkıp boy hedefi olan bön bir askere benzer. İbadet zırhına bürünmeyen bir Müslümanda, şeytanın ve şeytanın askerlerinin hemen avlayıp esir edeceği veya yok edeceği bön bir asker gibidir. Bütün faziletlerini kaybedip, çırıl çıplak kalabilir.

İbadetlerin ruhu ihlastır. Yalnız Allah rızası için ibadet etmektir. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, hepsi alemlerin Rabbi içindir.” (En’am/162)

12- Kul hakkı

İslam dini kul hakkına çok önem vermiştir. Allah Teâlâ tevbe ettikleri takdirde insanların yaptıkları çeşitli günahları, affettiği halde kul hakkını, hak sahibi affetmedikçe affetmemektedir.

Şehitlerin bütün günahları affolunduğu halde kul hakkı affedilmemektedir. O bakımdan Müslümanlar çok dikkatli olmalı, üzerlerine kul hakkı geçirmemelidirler. Sık sık helalleşmelidirler. Geçmişte bir kulun hakkını yemiş ise onu hemen iâde etmeli ve helalleşmelidir.

Allah Teâlâ Kur’anı Kerim’de şöyle buyuruyor:

“Menedildikleri halde fâizi almaları ve haksız yollarla insanların mallarını yemeleri yüzünden ve içlerinden inkara sapanlara acı bir azap hazırladık.” (Nisa/161)

13- Kadın erkek münasebetleri

Zamanımızda, erkekleşen kadınlar, kadınlaşan erkekler ve toplumda kadın erkek münasebetlerindeki münasebetsizlikler, bu asrın yüz karası olarak bizden sonraki nesillere intikal edecektir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da İslam’ın hayatbahş esaslarına tâbi olmaktan başka bir yol yoktur. İnsanca, medenîce yaşamanın yolu, İslam’a, İslam’ın prensiplerine uymaktır.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Rasûlüm! Mü’min erkeklere gözlerini harama dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle.” (Nur/30)

“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini harama bakmaktan korusunlar. Nâmus ve iffetlerini muhafaza etsinler.” (Nur/31)

14- Lüks, israf ve borçlanma

İslam dini her türlü israfı, lüksü, gereksiz ve lüzumsuz harcamaları menetmiş, infakı, yardımlaşmayı emretmiştir.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Lüzumsuz yere saçıp savurma.” (İsra/26)

Lüzumsuz yere borçlanmak, borcunu zamanında ödememek veya ödeme imkanı olmayanı aşırı derecede tâciz etmek de asla tasvip edilmeyen davranışlardır.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Allah’ım, borçlanmaktan sana sığınırım.” diye dua etmişlerdir.

15- İslamî hizmetlerde ölçüler

Bu hususu şu şekilde özetleyebiliriz:

a- İslam’a bir bütün olarak bakmak.

b- Vasıtaları gâye edinmemek.

c- Meşrep, mezhep ve meslek taassubu göstermemek.

d- İtidal üzere hareket etmek.

e- İşleri, hizmetleri istişâre ile yapmak.

Bu konu “Ölçüler Dengeler” adlı kitabımızda izah edilmiştir. Dileyen o kitaptan yararlanabilir.

Ayrıca Sahâbe Hayatından Tablolar kitabını okumaya devam edeceğiz.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.