E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

BURAK SERDENGEÇTİ

DÜŞÜNCE;


AŞK İMİŞ

Darb-ı Mesel olmuş güzel sözlerimiz var. Bu sözleri sohbetlerimizde, yazılarımızda ve günlük hayatımızda sıkça kullanırız. Onlar can simidi olurlar ifadeyi güzelleştirmek için.

“Gül bitirmek için, toprak olmak gerekir.” sözüne gel de şaşma! Bataklık haline gelen dünyamızda bir gül yetiştirmek için bilcümle zahmetlere katlanmak her babayiğidin harcı olmasa gerek! Burada sevgiliye sunulacak ve aşkın ifadesini bulduğu gülün yetiştirilmesinde yapılması gereken fedakarlık ne ise ona talip olmak ve yeryüzü mutluluğunu da nasipsiz insanlara ikram etmektir. Zoru başarmak için acılardan tat alanlara ne mutlu!

Aşkın sayfasını açınca, Fuzûlî’yi anmamak mümkün mü? Çöl sıcağında ciğeri kebaba dönen şairler sultanı: “Ya Rab, belayı aşk ile kıl aşina beni; bir dem bu beladan etme cüda beni.” derken aşk belasından o kadar memnun ki, yaşama sebebinin kaynağını aşkından dolayı çektiği ıstıraba bağlamaktadır. Aşkın verdiği acıdan memnun ve mesrur olan insanı günümüzde bulana aşk olsun demez misiniz?

Yıllardır yavuklusundan haber bekleyen iki gözü iki çeşme nazlı gelincikler, “Senin üstüne gül koklamam.” yeminiyle sözünde duran delikanlıların nesli tükenmek üzere.

Kokuşmuş zamanı çıkarları doğrultusunda değerlendirirken, müsvette sevgililerin cep telefonlarındaki isim sıralaması onlarla ifadelendiriliyor. “Çıkma” diye tarif edilen sulandırılmış kaçamak buluşlar koleksiyon yapılırken; disko ve barları bayram yerine çevirdiler. Yiğit, yürekli ve şerefli erkeklerin himayesinde hayatını sürdüren bahtiyarlara gıbta ile bakman ne güzel olur. Bunun yanında: “Seni seviyorum. Senin yoluna ölürüm anam.” diye kuzu postuna bürünüp tilki kurnazlığıyla seviyor gözüktüğü insanı aldatan edepsizlere haddini bildiren bir yürekli kişi engel olmalı.

Ulvî bir hüviyetin ifadesi ve hürmete layık olan aşk kelimesini ayağa düşürenler insan olduklarından utansınlar. Bir genç bayanla sohbetimizde: “Kimseye güvnemiyorum. Bana ihanet etmeyecek insanı bu toplum şekillendirmedikçe, yarın üzerine kuracağım güzel dünyanın geleceğinden endişeliyim. Orta yerde kalmaktan korkuyorum. Oğlum ve kızım olacak insanlar çıkarları için bana yaklaşacak, işi bitince de elimden tutup cami avlusuna veya huzurevine bırakacaksa çocuğum hiç olmasın daha iyi. Şahit olduğum olaylardan dolayı ne evlenmeyi, ne de bir insanla arkadaşlık kurmayı istiyorum.” demişti.

Kafaları ve kalpleri boşaltılmış, mideleri taş kırıntılarıyla dolu; gözü gördüğünden başka nesneyi kabul etmeyen et yığınlarından oluşan bir toplumda sağduyu sahibi gençlerin kuşkuları yersiz değil.

Yüz ifadeleri ve tavırlarıyla efendiliğin ve anlayışın timsali bir gençle tanışmıştım. Duruşu, konuşmaları ve olaylara bakışıyla farklı bir gençti. Samimiyetimizin artan demlerinde gördüm ki yaralı bir yürek; kanar durur. Öyle bir sille yemiş ki izleri kolay çıkacak gibi değil. Çektiği aşk ıstırabı, onu koruğun olgunlaşıp üzüm olduğu gibi tatlandırmış ve farklı bir insan yapmış. “Sevdiğime ihanet etmedim. Aldatan ben olsaydım kimsenin yüzüne bakamazdım. Yediğim darbe beni şaşkına çevirdi. Fakat, sabırla onulmaz yaralarımı sardım.” derken yüreğinden taşıp gelen damlalar gözlerinde birikmişti.

Adam gibi sevmesini bilen ve sevdiğine sadık olan yeni bir nesil yetiştirmezsek, ülkemiz bir arpa boyu yol alamaz. Zahmette birlik olduğumuz insanlara, rahmette eşit pay dağıtıp adaleti işler hale getirirsek, yüzü gülen mutlu insanların harman olacağı Türkiye zorlukları rahat aşacaktır.

“Aşk imiş her ne var alemde, ilim bir kıl-u kal imiş ancak.” sözünden yola çıkarken, yapacağımız her işe aşk derecesine varan bir bağlılıkla sarılırsak olumsuzlukları mutluluk yağmurlarıyla sulamış oluruz.

Künyesinden ihanet ve aldatmayı kazıyan erdemli insanların elleri öpülsün. Hıçkırıklar tufanında kan çanağı haline gelen gözleri gülsün.

 

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.