E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

ZEKİ SOYAK (zekisoyak@ilkadimdergisi.com)

BAŞYAZI;


VİTRİNE MAHKUM OLMAYALIM

 Hayatın temel unsurları; su, hava, toprak ve ateştir. Bu unsurların biri veya birkaçında herhangi bir uyumsuzluk, ahenksizlik meydana gelse karmaşa olur. Acı tatlı, güzel çirkin birbirine karıştırılır. İnsandaki seçme melekesi dumura uğrar. Nerede neyi konuşacağını, nerede neyi tercih edeceğini, nasıl davranacağını sağlıklı bir şekilde düşünemez.

Çorak bir araziye yağmur yağsa ne fayda sağlar. Toprak şehra şehra yarılır. Olsa olsa dikenli otlar, kertiyenler biter. Çünkü toprak kıvamında değildir. O toprağa düşen rahmet suyu, zayi olmuştur. Gülistan olacak zemin dikenli otlara ve çalılara düşen rahmet suyu, zayi olmuştur. Nisan yağmurları denizdeki bir mercan balığının ağzına düşer, onda inci olur. Çöldeki kara yılanın ağzında zehir olur.

Bed mâye olan insanlara, hikmet deryalarında harıl harıl abu hayat akıtsanız, onun kalbinde yer eden çeşit çeşit çelişkilere, kıskançlıklara, karmaşık duygulara, inatlaşmalara, zıtlaşmalara ve neticede nefsî, hevaî, dünyevî arzularına set çekemezsiniz. Allah tarafından bir inayet olmadıkça...

 

Uyum ve ahenk varsa, hizmet de vardır

Bir güzel çiçeği, havasız, oksijensiz, güneş görmeyen bir yere koysanız, o güzelim çiçek yavaş yavaş solmaya, letâfetini kaybetmeye, gönüllere sürur veren kokusunu yitirmeye başlar. Çünkü kıvamını kaybetmiş bir havada, güneş girmeyen bir ortamda, onu mahkum ettiniz. O lâtif varlık böylesi kasvetli bir vasatta hayatiyetini devam ettiremez.

Varlık âleminde canlı cansız herşeyin mutedil bir ısıya ihtiyacı vardır. Isı itidâlini kaybederse, hayatı menfi olarak etkiler. Sıhhatli ve dinç kalabilmek için, vücut ısısının belirli bir ölçüde kalması gerekir. Aksi takdirde denge bozulur, ahenk kaybolur. Yorgunluk, ezginlik, bezginlik, iştahsızlık ve hastalık baş gösterir.

Bir çiçek kendi ortamını, bir vücut normal ısısını bulamayınca nasıl dengeler bozuluyor ve nasıl hayat felç oluyorsa insan denen varlığın en lâtif uzvu olan kalp de öyledir. Onu dedikodu, fıskı fücur, mal mülk, makam mevki, dünya hırsının cirit attığı ortamlarda bulundurursan onu çiçek gibi soldurur, felç olmuş vücut gibi faydasız hale getirir, zulmetmiş olursun.

Nerede bir uyum ve ahenk varsa, orada mutlaka huzur vardır. Hizmet vardır. Uyumsuz, başıboş, serkeş kişilerin topluma verecekleri hiçbir şey yoktur. Karamsar, çelişkili, istikrarsız, günübirlik düşünceleri ve yaşantıları içinde, kendi karanlık dünyalarının mahkumudurlar.

İmanî, ahlâkî ve ilmî olgunluğa erişemeyen kişiler, vitrinlere takılıp kalan çocuklar gibidir. Vitrinde ne görürse ona meyleder. Oturmuş bir kimliği, olgunlaşmış bir şahsiyeti olmadığı için, düşüncelerinde, sözlerinde, işlerinde bir derinlik yoktur. Dolayısıyla yüzeysel bir yaşantısı vardır. Her sese kulak verir. Her çağrıya icabet eder bunu da bir meziyet zanneder. Yüzeysel düşündüğü, yüzeysel gördüğü için, her şeyin o görünenden ibaret olduğunu zanneder ve ona göre hareket eder. Göremediği, kavrayamadığı derinliklerde bulunan hazinelere karşı duyarsız kalır. O hazinelerden bir kısım numuneler sunulsa itimatsızlık gösterir.

Ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Bugün dört elle sarıldığı bir düşünceyi, bir hizmeti, ortada meşru hiç bir sebep yokken bir de bakarsınız ki terk eder. En hızlı savunucusu olduğu hizmeti, şahsı veya toplumu acımasızca tenkit eder. Dün göklere çıkardığını, bugün yerlere vurur.

Bu gibi kişiler, hizmetlerin, toplumların güvesidirler. Şahsiyeti gelişmemiş, vitrinlerin mahkumu kimselerdir.

 

“O yağma, beni hizmetten alıkoyamaz”

Yetişkin insan, olgun insan, bu gibi küçük davranışlar içinde debelenip durmaz. O her gün kendini yeniler, yeni bilgilerle donanır. Sahip olduğu düşüncenin daha da kuvvetlenmesi, hayat bulması için kararlı, ahdine vefakâr, dürüst bir şekilde hizmete koyulur. Sahip olduğu kıymetleri, içinde bulunduğu İslamî hizmetleri, dünyaları verseler terketmez. O hizmetlere hiç bir şeyi değişmez.

Şeyh Sadi, Bostan’da şöyle bir kıssadan bahseder:

Birisi, Gazneli devletinin o büyük hükümdarı Sultan Mahmud’a, veziri Ayaz’ı zemmeder. “Ne özelliği var ki bu kadar önem veriyorsun?” der. Sultan Mahmud bir seferde iken inci yüklü bir devenin yıkıldığını ve incilerin etrafa saçıldığını görür. Atının dizginini çekerek etrafındakilere bu inciler “yağmadır” der. Ve orada beklemeden atını sürüp gider. Etrafındaki atlılar, ileri gelenleri ise Padişah’tan ayrılıp incileri yağmalamaya başlamışlar. Sultan Mahmud arkasına dönüp baktığında, kendisini sadece Ayaz’ın takip ettiğini, diğerlerinin kendisinden ayrıldıklarını görmüş. Ve Ayaz’a dönüp, “Ey vefalı, sadık, güzel insan. Yağmadan ne getirdin?” diye sormuş. Ayaz, şöyle cevap vermiş:

“Padişahım, o yağmadan hiçbir şey almadım. O yağma, beni, senin hizmetinden alıkoyamadı.”

 

Ehli vefa ve gece gündüz hizmet

Ne ibretli bir kıssa. İdraki olana, firaset ve basiret sahibi olana... Bu dava Ayaz gibi ehli vefa, sadık kimlikli insanlar istiyor. Padişahlar Padişahı Rab Teala’ya hakiki kulluk yapacak, ehli hizmet yiğitleri istiyor.

Dünyanın basit metalarına, makam-mevki, mal ve mülküne aldanan, âlemleri yoktan var eden, mülkün sahibine, onun dinine hizmet edeceğine, nefsine kul olan, dünyaperest, şöhretperest insanlar neler kaybettiklerini bir kavrasa. Vefasızlığın, dünyaperestliğin ne büyük bir ziyan, ne büyük bir hüsran olduğunu bir idrak edebilse, ilk yapacağı iş, tevbe etmek ve sonra da ziyan ettiği günleri telafi etmek için gece gündüz çalışmak olur. 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.