E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

TUNCAY BARAN MİXER;

  FIKRA 

TURNA AYAĞI

Hoca, güzel bir turnayı kızartıp tepsiye koyar ve Timur'a götürmek üzere yola koyulur. Ancak tepsiden gelen mis gibi kokular Hoca'nın ağzını sulandırır. Bir ağacın altına oturup turnanın bir budunu koparır yer.  

Timur, Hoca'nın getirdiği turnanın tek ayaklı olduğunu anlayınca :  

- Bu turnanın bir budu nerede Hoca?.. diye sorar.  

Hoca hemen yanıtlar :  

- Bizim köyün turnaları tek bacaklı olur da..  

Timur inanmaz, gözüyle görmek ister. Kalkıp Hoca ile birlikte göl kenarına giderler. Gölde turnalar tek ayakları üzerinde durduklarından Hoca keyifli keyifli söylenir :  

- İşte devletlüm, gözünüzle görünüz...  

Timur, Hoca'ya döner:  

- Al şu oku at, birini vur... emrini verir.  

Hoca çaresizlik içinde ok atar. Turnalar birden öteki ayaklarını da çıkarıp kaçmaya başlarlar.  

Timur :  

-Gördün mü Hoca, hepsi de iki ayaklıymış...  

Hoca lafın altında kalır mı? :  

- Aman Sultanım, siz de sıkıyı görseniz iki ayağınızla kaçmaz mısınız?

 

Hazır cevap ünlüler

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca,

Yavuz ona:

- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:

- Evet hünkarım bilirim, dediginde, Yavuz cevabı yapıştırmış:

- Ben de bilirim.

• Filozof Sokrates ve eşi, bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiçbir tepki göstermiyor, bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış.

Sokrates: "Bu kadar gök gürültüsünden sonra, bir sağnak zaten bekliyordum" demiş.

    

• Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, oyununun ilk akşamında, oyuna Churchill'i davet etmiş ve iki davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:

"Size iki davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz.

Tabii dostunuz varsa."

Churchill lâfın altında kalır mı, hemen cevap göndermiş:

"Maalesef o akşam başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci akşam gelebilirim, tabii oyununuz ikinci akşam oynarsa."

    

• Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış. Talebesi:

"İyi ama ben çok az bir parasına oynuyordum." diye itiraz edecek olunca Eflatun cevap vermiş:

"Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum.

    

• Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:

- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.

Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:

- Biz de onlara yaklaşıyoruz.

    

• Bir filozofa sormuşlar:

- Şansa inanır mısınız? Filozof:

- Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım, demiş.

 

DUVAR YAZISI

YALANCININ MUMU YATSIDAN SONRA JENERATÖRLE YANAR 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.