E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

DERYA CELEPOĞLU

DENEME;


  UMUTLU OLALIM, DAİMA UMUTLU

Yaşıyoruz. Hem de acımasızca tüketerek, bir an durmadan, düşünmeden yaşıyoruz. Belki de sadece yaşamak için yaşıyoruz. Güzelliklerin farkında olmadan, sevmeden, bilmeden, umutsuzca, gayesizce ve inançsızca yaşıyoruz.

Biz kimiz? Neyiz? Nereden geldik, nereye gidiyoruz? Farkımız ne, diğer mahlûklardan? Neden farklı olduğumuzun farkında mıyız? Bu soruları kendimize sorduk mu? Acaba bu soruların cevabını kaç kişi bulmaya çalıştı? Ya da kaçımız bunları düşünce eksenine kattı? Yoksa her şeyi bir kenara atıp hayatı öylesine yaşamayı mı tercih ettik?

Önce derin bir nefes çekip bir düşünelim. Biz neyiz? Biz, Allah’a inanan, Allah’ın emirlerine itaat edeceğimize söz veren, akıl ve irade sahibi kullarız. Hayatın güzelliklerinin farkında, hayatı severek, bilerek, inançla ve umut ederek yaşayan Mü’minleriz. Hedef ve rotamız açık ve kesin. O halde nedir bu umursamazlığımız, başı boşluğumuz ve günahlardaki ısrarımız? Nedir, fıtratımıza uymayan davranışlarımız?

Soruyorum, acaba bugün Allah için kaç kişiye tebessüm edebildik? Kaç açı doyurduk? Kaç kişiye selâm verdik? Bir yetim başı okşadık mı? Bir hasta ziyaret ettik mi? Dostumuzun, arkadaşımızın hatırını kaçımız sordu? Ve kaçımız savaş meydanlarında canını veren Mü’min kardeşleri için bir damla gözyaşı dökebildi ve onlara yürek dolusu dua gönderebildi?

Bu sorulara evet diyebileceğimizin sayısı oldukça azdır. Bizler, 21. yüzyılda insan olmanın ve insanca yaşamanın mücadelesindeyiz. İmtihan oluyoruz ve çok zor günler yaşıyoruz. Adeta günahlar yumağıyız ve bu günahlarla Rabbimizi üzüyoruz. Oysa Mü’mine, Rabbini üzmek değil, Rabbini sevmek yaraşır. Bunun pek azımız farkındayız. Oysa Rabbimiz bizi öyle seviyor ki; hayat sayfamızı günahlarla doldursak da tevbe kapılarını biz kulları için sonuna kadar açık tutuyor. İnanç ve umutlarımızı hep yüreğimizde yaşatmamızı, onları asla öldürmememizi istiyor.

Umut, insana inancının kazandırdığı en güzide vasıflardandır. Müslüman bu vasfı inancıyla her daim beslemeli ve hep diri tutmalı, her çileye, her sıkıntıya rağmen umutlarını yarınlarına taşıyabilmelidir. Hangi şartta olursa olsun ümidini asla kaybetmemelidir. Eğer Mü’min ümidini kaybederse; inancını, kendini ve geleceğini de kaybetmiş olacağını bilmelidir.

Müslüman, kurak mevsimlerde bile ümit çiçeklerini soldurmaz. Onları gözyaşlarıyla sular, sevgi ve şefkatle büyütür. Ümitsiz kalmış gönüllere demet demet bu çiçeklerden sunar. Sunar ki, bütün insanlık gül bahçesine dönüşebilsin, yüreklerdeki kin, nefret ve umutsuzluğun yerini güven, muhabbet ve dostluk alabilsin. Umutlar biz Mü’minleri geleceğe ve birbirimize hiç kopmaz bir şekilde sımsıkı bağlasın.

Ve gelin yaşam örgümüzü sağlam ve renkli iplerle örelim. Şunu unutmayalım, ömür, yürüdükçe mesafesini azalttığımız bir yoldur. Bu yolu yürürken farklılığımızın farkına varalım. Nereden gelip, nereye gittiğimizin ve en önemlisi de nasıl gittiğimizin bilincinde olalım.

Göreceksiniz ki, hayatımız daha yaşanır ve umutlarımız da yağmur sonrası çıkan gökkuşağı gibi rengarenk olacaktır.

Allah’ım, biz inananların umutlarına daim umut ver ve bizleri asla umutsuz koyma!

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.