E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

AHMET TAHA HABER YORUM;

  

ABD, kalbinden vuruldu

Pasifikteki askeri üssü Pearl Harbor’a Japon saldırısından beri ABD, ilk defa evinde vuruldu. Süper Güç efsanesini sarsıntıya uğratan 11 Eylül eyleminde ABD’nin özgürlük anıtından sonraki sembolleri ikiz kuleler yerle bir oldu. New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne ait 107 katlı iki gökdelen 18 dakika ara ile iki yolcu uçağının intihar saldırısına uğradı. İkinci uçağın saldırısından sonra ikiz kuleler kısa aralıklarla çöktü. 2. kule, bomba yerleştirmiş gibi temelden çatıya kadar patlayarak çöktü. 3. bir yolcu uçağı, Savunma Bakanlığı binası Pentagon’a çakıldı. 4. bir uçak ise Beyaz Saray’a saldıramadan yolcuları ile birlikte düşürüldü.

Kim, niçin, nasıl yaptı?

ABD’yi derinden sarsan bu saldırının henüz kesin suçlusu bulunamadı. Üsame bin Ladin ve Taliban önceden hedefe dikilmiş suçlulardı.  Suçluya uygun bir de suç aranıyordu. Bu saldırıyı New York, Wasington, Pentagon ve ikiz kuleleri  iyi tanıyan, pilotluğu iyi bilen birileri bir kaç yıllık bir çalışma ile yapmış olabilir.

Yapanların kimliği için din aramak gereksiz. Olayın Üsame bin Ladin’in kapasitesi ve gücü ile hiç bir doğru orantısı yok. Bence saldırı için iki ihtimal var: Birincisi, ABD ordusunda görev yapan eski ve yeni subayların psikolojik bozukluk veya yönetimin kendilerine yaptığı haksızlığa cevap niteliğinde bir saldırıdır. İkinci bir sebep ise, başta ABD’nin emperyalist güçleri sarsılan, dünya hakimiyetini güçlendirmek için gelecekteki tüm saldırılarına kılıf olacak bir hadise gerekiyordu. Terörist olarak her devlet, kendi muhaliflerini lanse ediyordu. ABD’nin bu saldırı ile mazlum konuma düşmesi, her istediği hedefi vurma hakkını da kendinde görmesini normal hale getirdi. Rusya, Çin, İsrail, Türkmenistan, Tacikistan vb. yönetimler, işgalciliklerini ve halka zulümlerini haklı göstermek için ABD’nin arkasında saldırıyı hızlandıracaklar. Soykırıma varan saldırılarda emperyalistler birbirine göz yumacak. Türkiye, Arabistan, Pakistan, Mısır, Ürdün, Kuveyt ve benzeri halkı müslüman devletler, ABD çıkarlarına hizmet ederek halka rağmen yönetimlerine devam edecekler. Bu sebeple ABD’deki saldırılar, ABD’nin derin devleti tarafından gerçekleştirildiğine inanıyorum. FBI’ın suçlular listesine bir yıl önce ölenler, binlerce km. uzakta olanlar, bar, pavyon meraklıları girdiğine göre, şimdiye kadar elle tutulur bir delil ve kara kutu kayıtlarında da hiçbir bilgi yer almadığına göre mevcut düşmanlara giydirilecek bir eylem olarak görüyorum.

O günkü uçak yolcusu olan ve daha önce uçuş eğitimi almış her ortadoğu kökenli potansiyel suçlu ilan ediliyor.

Çağdaş Haçlı Seferi başladı

George W. Bush (Crusade) haçlı seferi ilan ediyor. Göstermelik cami ziyaretlerine rağmen başta ABD ve pek çok Avrupa Devletlerinde İslam ve müslümanlara saldırılar korkunç boyutlara ulaşıyor.

W. Bush’un haçlı seferi gafından daha fazla üzerinde durulması gereken sözleri ise, “Niyeti İsrail’i, Ortadoğu’dan çıkarmak, Amerikan yaşam tarıznı değiştirmek isteyenlere ve ABD çıkarlarına aykırı davrananlara hayat hakkı tanımayacaklarını” ifade etmesi idi.

11 Eylül Salı günü beş bin civarında Yahudi’nin ikiz kulelerdeki işlerine gitmedikleri, MOSSAD’ın vatandaşlarını haberdar ederek, felaketten kurtardığı ile ilgili haberler ise hala yalanlanmadı. Gölcük depremindeki beş yahudi için seferber olan İsrail’in kule enkazı ile ilgilenmemesi de ilginç. Bütün bu senaryolara, yeni dünya düzeni kurmak isteyen emperyalistlerin oyunlarına gelip ABD dostluğuna devam mı edeceğiz? Başta ABD olmak üzere tüm dünyada insanlar durduk yerde savaş istemiyor. Yeni silahların masum müslümanlar üzerinde denenmesine de karşı olanlar da gittikçe çoğalıyor.

 

Anayasa sivilleşecek mi?

İlk meclisin açılmasından beri Türkiye, dört anayasa ile yönetildi. 1921, 1924, 1961 ve 1982 yıllarında yürürlüğe giren Anayasalar hiç bir zaman halkın beklentilerini karşılamadı. 1921 savaş şartlarını, 1924 inkılap şartlarını karşılayan sözde sivil Anayasalardı. 1961 Milli Birlik, 1982’de 12 Eylül (Milli Güvenlik Konseyi) Askeri Darbe Anayasaları olarak yürürlüğe girdi. Bu arada 1945, 1952, 1987, 1993, 1995 ve 1989 yıllarında Anayasada bazı tadilatlar yapıldı. Bu yıllarda yaklaşık 20 madde değiştirildi.

Bu arada 1982 Anayasası üzerinde en kapsamlı değişikliği yapmak üzere TBMM toplanmaya başladı. 37 maddelik değişiklik önergesi, bazısı olumlu, bazısı olumsuz değişikliklerle komisyonlardan geçerek Genel Kurul’a geldi.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ise, değişecek 37 madde ile ilgili önerileri ile birlikte, 31, 83 ve 100. maddelerdeki yeni düzenlemeler yapılmasını istedi. MHP ve Genelkurmay ise, ayrı ayrı çekincelerini belirttiler. MHP 28. madde değişikliği ile Kürtçe yayına izin verilmesi, 90. maddede ise uluslararası anlaşmalar ve kanunların çelişmesinde uluslararası anlaşmaları esas alınmasına itiraz ediyor. Genelkurmay ise, 69. maddedeki siyasi partilerin kapatılması, 26. maddedeki düşünceyi ifade noktasındaki düzenlemelere çekince koyuyor.

Saadet Partisi ise, 69. maddenin 7. fırkasına partinin devamını ithamına kanunla belirtilen kriter getirilmesi, 8. fırkadaki 5 yıllık siyaset yasağının 3 veya 4 yıla indirilmesi, 13. madde ile ilgili olarak “Temel hak ve hürriyetlerle ilgili sınırlamalar öngördükleri amaç dışında kullanılamaz” cümlesinin Anayasa’ya konulmasını isteyecek. Asgari ücretten vergi alınmaması, af yasasının 276 oy şartına bağlanması, 118. maddedeki “MGK Bakanlar Kuruluna görüş bildirir.” yerine “Bakanlar Kurulu gerektiği zaman MGK’dan görüş alır.” cümlesinin eklenmesi de SP tarafından önerilecek.

37 maddelik Anayasa Değişikliği 330 oya ihtiyaç duyuyor. 330’un altı ret anlamına geliyor. 330-367 arası referanduma ihtiyaç duyuyor. 367 ve yukarı oy kabul anlamına geliyor.

TBMM paketin 1. maddesini 426 oyla kabul etti. Düşünce yerine faaliyet, suç kabul edildi. 2. değişiklik ise, 13. madde de 637 oyla gerçekleşti. Laik toplum düzeni yerine laik cumhuriyet ifadesi kullanılarak, toplumun değil devletin laik olabileceği esası dikkate alındı.

Bu hız ve oy oranı ile gidilirse, sonradan bir ayak oyunu çevrilmez ise, cumhuriyet tarihinin en kapsamlı Anayasa Değişikliği Paketi ekim ayı içerisinde gerçekleşmiş olacak.

 

Konya, Mesire Şenliği’nde buluştu

Geleneksel Enderûn Günleri çerçevesinde düzenlenen Mesire Şenliği Konya’da halkın coşkulu katılımı ile gerçekleştirildi. 2 Eylül günü Enderûn Eğitim Vakfı Konya Şubesi Konya’da Meram Dere Tesislerinde Mesire Şenliği’nde halkı buluşturdu. Ekonomik ve siyasi krizden bunalan halk, Mesire Şenliği’nde buluştu. Şenlik alanının tabiat güzelliklerinin yanısıra Zeki Soyak, Abdullah Büyük, Mehmet Bakırcı gibi ülkemizin güzel insanları da şenliğe renk kattılar. Misafirlere, önce Vakıf Konya Şube Başkanı Ahmet Elden ve Genel Başkanı Akif Dursun hitap ettiler. Sonra Türkiye’nin tanınmış simaları Abdullah Büyük ve Zeki Soyak hocaefendiler, kriz ortamında inananların ümitlerini hiç kaybetmemeleri gerektiğini veciz ifadelerle anlattılar. Mehmet Bakırcı Hoca’nın veciz duası ile devam eden şenlik, geleneksel Konya yemekleri ile sona erdi. Şenliğe Konya’nın yanısıra çevre  illerden gelen misafirler de renk kattılar. Enderûn Eğitim Vakfı Genel Merkezi de Temmuz ayında Ürgüp Damsa Barajı’nda Mesire Şenliği düzenlemişti.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.