E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

Ahmet Taha Haber Yorum; 

 

Garih’in garip ölümü

Türkiye’de farklı kişiliği, işadamı ve fikir adamlığını birleştirmiş az sayıda insanlardan biri olan Üzeyir Garih 8 bıçak darbesi ile öldürüldü. Eyüp Mezarlığı’nda baba dostu Küçük Hüseyin Efendi ile Mareşal Fevzi Çakmak’ın mezarları başında cesedi bulunan Garih şu ana kadarki gelişmeler ışığında çok basit sebeplerle cinayete kurban gitmiş durumda. İşin içine ulusal ve uluslararası örgütleri girdirme çabaları da sürüyor. Şu anda katil zanlısı olarak cep telefonu ve kanlı pantolunu ele geçirilen firari er Yener Yermez görülüyor. Yakalandıktan sonra cinayetten değil sadece gasptan yargılanırsa şaşırmayalım. Çünkü medya isme göre senaryo yazıyor. Sonra gerçekler senaryoyu yalanlıyor. Son senaryoya göre Üzeyir Garih mutad Cumartesi kabir ziyaretinde iken, fuhuşta yapılan mezarlıkta Yener Yenmez ve fuhuş arkadaşı ile karşılaşır. Kadınla birlikte Garih’i katledip cep telefonunu alırlar. Cüzdan, saat ve kredi kartlarını niçin almadıkları ise senaryo da yer almıyor.

Birileri Türkiye’de diyalog ve barış istemiyor. Bakalım olay gerçek yönüyle çözülecek mi? Yoksa figüranlara mı fatura çıkarılacak? Veya alın size bir faili meçhul daha. İlerde tekrar lazım olabilir diye dosya raflara mı kaldırılacak?

 

Bayındırlık vurgun yedi

İki aydır yürütülen soruşturmada nihayet sona gelindi. DGM savcısı Cengiz Köksal 06.00’da önce Bayındırlık Bakanlığı’ndan alınan ihalelerde aracılık yapan Pırlanta İnşaat’ın bürosunu bastı. Belge, döküman ve bilgisayarlara el koydu. Bakanlığın Yapı İşleri İleri Genel Müdürlüğü basıldı. Dosyalara el kondu. Bilhassa deprem sonrası verilen ihalelerden Sayıştay denetiminin kaldırılması, yolsuzlukların artmasına sebep oldu. Bayındırlık Bakanlığı’ndan ihale alacak firmalar Pırlanta İnşaata komisyon veriyor, hariçten ihaleye katılan firmaların evrakları bazı görevlilerce tahrip ediliyordu.

17 ihale ile ilgili sürdürülen vurgun operasyonu üst düzey bürokratları da içine aldı. Müsteşar Yardımcısı Sedat Aban’da dahil 18 bürokrat, Pırlanta İnşaat sahibi Mustafa Eriş ve yolsuzluğa adı karışan müteahhitler göz altında. Bayındırlık Bakanı Koray Aydın’a 4 saat sonra haber verilen Vurgun Üperasyonu MHP’yi de sarsmış durumda. Enerji Bakanlığı ile ilgili Beyaz Enerji, Mavi Akım vb. soruşturmalarla yıpranan, ortağından psikolojik destek bulamayan ANAP lideri Yılmaz’ın bir taktik savaşı olduğu yolunda söylentileri de içinde taşıyan Bayındırlık Vurgunu MHP’yi zor durumda bırakacağa benziyor.

 

 

Erdoğan AK’landı

Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki siyasi oluşum nihayet partileşti. 14 Ağustos 2001 salı günü kuruluşu açıklanan Adalet ve Kalkınma Partisi, “Aydınlığa Açık, Karanlığa Kapalı” sloganı ve Ampül amblemi ile kamuoyunun önüne çıktı. Yasemin Kumral, İbrahim Özal, Yaşar Yakış, Tayyar Altıkulaç, Cüneyt Zapsu, Burhan Kuzu gibi hukukçu, sanatçı, sporcu, yönetici ve işadamlarından oluşan 13’ü kadın 74 kurucu üyesi bulunuyor. Partinin kuruluş konuşmasında Tayyip Erdoğan yer yer duygulandı ve duygulandırdı. İlkler ve ilkeler partisi olacaklarını ve siyasette hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, zorlu bir yola çıktıklarını ifade ederek, halkın “Türkiye Biziz” sözünü hatırlattı. Kamuoyunda, yeni oluşumun 39. parti olarak siyasi hayatımıza girmesi heyecanla karşılandı.

Mayınlar Döşeniyor

Daha öncede yazıldığı gibi derin devlet, derin siyaset el altından mayınları döşüyordu. Fazilet Partisi’nin kapanması ile yollarını ayırmaları noktasında yazılı ve görüntülü medyada yorumlar, akıl vermeler, Erdoğan’ı destekler haberler yer alıyordu. Yeni parti bundan ne kadar etkilendi bilinmez, ama olayın ikinci perdesinde bugünkü saldırılar bekleniyordu. Önce Tayyip Erdoğan’la ilgili 1 milyar dolarlık bir yalan, sonra önceden bir sonuç alınamamış belediye ihaleleri ile ilgili bir dosyanın İçişleri Bakanı tarafından DGM’ye kadar ulaştırılması, bu da yetmezse bayatlamışda demezseniz 1992’de yapılmış bir konferasn kaseti. Derin siyaset, medya, yargı elele. Daha önce 1998’de Hürriyet’e manşet olmuş kaset, zamanın yargısından takipsizlik kararı ile geri dönmüş. Halkın teveccühü birilerinin iktidarını, saltanatını tatlı karlarını tehlikeye düşürmüş olmalı ki topyekün savaş başlattılar. Neyleyelim ki savaş malzemeleri çürük. Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun hukukçu kimliğini unutarak hukuku hiçe sayan, siyasi bir rakip parti gibi Erdoğan’ın ve başörtülü hanım kurucuların partiden çıkarılması talebi ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurması da gerçekten ilginç. Sanki danışıklı dövüş. Emir bir yerden geliyor, olayın medya, yargı ve siyaset ayakları da anında harekete geçiyor. Şimdiden AK Parti ablukaya  alınmış durumda. Erdoğan ve başörtülü üyeler kurban verilirse arkasından yeni kurbanlar istenecek. Tıpkı Refah ve Fazilet gibi ne ölen ne de canlı olarak yaşayan bir pati olarak bırakılmak isteniyor. Halkın tercihi saadete ve refaha, Türkiye’nin adalete ve kalkınmaya ulaşması. Birileri için hiç önemli değil. Erdoğan birilerine göre şaibeli ancak, sıradaki Abdullah Gül’e şimdilik denecek hiç bir söz yok (!) İnşaallah AK Parti’de lider sultası yok derken bazıları ayak kaydırma yöntemi ile liderliğe hazırlanmıyordur. Erdoğan’ın yerinde kim olsa farketmezdi. Çünkü şahıstan ziyade, korkulan, yapacaklarını söyledikleri işlerdir.

Bu arada AK Parti 51 milletvekili ile grubu olan 5. parti oldu. TBMM’de DSP 132, MHP 126, ANAP 86, DYP 80, AK Parti 51, Saadet Partisi 48 milletvekiline sahipler. 19 Bağımsız, 8’de boş üyelik bulunuyor.

 

Demirel Faktörü Veya Gökçek, Tantan,  İlhan Kesici, Mehmet Ağar, Akşener’in Rolleri

Melih Gökçek, Erdoğan’ın lider olmas ıdurumunda harekete katılacağını söylemiş, Meral Akşener yeni oluşuma ilk katılanlardan olmuş, Tantan, Mehmet Ağar, Hasan Celal Güzel, hatta BBP’nin bu hareketle ortak hareket edeceği söylentileri yayılmış, kamuoyu bazı endişelerle birlikte, büyük bir kitleye hitap edecek bu harekete sevinmişti. Ancak ne oldu bilinmez önce Akşener sudan bahanelerle ayrıldı. Parti kuruluşu ile birlikte Gökçek harekete katılmayacağını açıkladı. Tantan yeni bir parti kurmak için girişimlere başladı. Yaygın bir kanaate göre Demirel bu ve benzeri isimleri bir araya getirerek yeni oluşuma yeni bir alternatif çıkarmak istiyor. Şimdilik el altında yürüttüğü faaliyeti, yeri gelince eline alacak. Bu arada Muhtarlar bir parti kurdu. Kemal Vehbi Gül’de bir parti kuracağını açıkladı. Türkiye sıcak siyasi gelişmelere gebe. Seçime kadar çok şeyler olacak. Bakalım seçimler, kafa karışıklığını giderecek, ülkeyi her yönüyle rayına oturtacak bir iktidarı getirecek mi?

 

Vergi numarasız olmaz vatandaş!

Türkiye, yeni bir uygulamayla daha tanışıyor. Aslında pek de yeni değil. Yıllar önce yürürlüğe giren uygulama, artık titizlikle ve itina ile karşımıza çıkacak. Bu uygulama daha önce zaten bazı maliye veya tapu işlemlerinde uygulandığı için insanımızın az çok bilgisi vardı. 3 Eylül’den itibaren ise, banka veya döviz büroları da dahil bir çok resmi işlerimizde bizden vergi kimlik numaramız sorulacak. Her Türk vatandaşının bir vergi numarası olacak ve bütün işlemlerini bu vergi numarası vasıtasıyla yapacak. Bankaya para yatırırken, bankadan para çekerken, döviz bozdururken veya döviz alırken ya da bu gibi diğer resmi işlemlerde bu vergi numarasının belirtilmesi isteniyor. Şu ana kadar Türkiye’deki 17.2 milyon kişinin vergi numarası bulunuyor.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.