E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

İDRİS ARPAT

DÜŞÜNCE


 

YOL DÜŞÜNCELERİ

Yollar uzadı ben yürüdüm, yollar uzadı ben yürüdüm. Uzayıp giden meşcereler (ağaçlıklar), ormanlar koynunda derin ve serin dereler gördüm.

Deryalar üstünde bir serin bulut, Yüce Rabbimiz’den gönlümüze yağdı umut. Sağanak rahmetler gördüm.

Rüzgarlı bayırlar, heybetli kayalar gördüm. Haramla yoğrulmuş mayalar, vicdanları kaplamış karalar gördüm.

Bütün dağ tepelerinde sükunetler, dağdan dağa ses veren metânetler (sağlam bünyeli, sağlam karakterli çobanlar) gördüm.

Yüzlerce taş merdiveni, yaramaz çocuklar gibi, şakır şakır akarak inen derecikler gördüm. “Sular bize ne söyler ya Rabbelâlemin?” diyerek, suâl kesilmiş dikkatli talebeler gördüm.

Bulutlar umutlar, dağlar dumanlar, pek güçlü imanlar gördüm.

Yollar bayır mı bayır, işleri güçleri hayır, dinle imanla tanışmış, kendisiyle barışmış, birbiriyle kaynaşmış beni Âdem’ler gördüm.

Ölümlü dünyada ağaç altında gölgelenen yolcuya döndüm. Tar-u mâr olmuş bağlar, bahçeler, yürekler acısı batmışlıklar bitmişlikler gördüm. Sağıma baktım, soluma baktım, yer demir gök bakır... Giderim gözüm hayallerde kalır.

Dağ taş, dere tepe, bulut ve rüzgar vazifesini yapıyor, yaşama sevinci sel gibi akıyordu. Ağlayış kayalarından tebessüm pınarına indim, vadiler ortasında dağılan bir duman kesildim. Herşey, herşey vazifesini yapıyor. Ne tuhaf, insan şaşkın şaşkın bakıyor, boz bulanık Cehennem’e doğru akıyordu. “Musa’ya inanıp Firavun’a tapıyordu.”

Yollar uzadı ben yürüdüm, yollar uzadı ben yürüdüm. “Cümle zerrât-ı cihânı” bir kitap gibi okuyan ne keskin gözler gördüm.

Kalıbı yerde kalbi semâda antenleri Arş’a ayarlı erenler gördüm. Bağrına taş basa basa, hak ve hakikatın hatırını yüce tutan rabbânî adamlar gördüm. “İmanıma muhâlefet edemem” diyerek şahsiyetine toz kondurmayan ağır başlar gördüm. Pür sadâkât ne samimi mü’minler gördüm. İsimsiz izzetler, karşılıksız hizmetler, ne hasbi (sırf Allah rızası için yapılan) hareketler gördüm. Güzel ölümler, çirkin yaşanmış hayatlar gördüm.

Yollar uzadı ben yürüdüm, yollar uzadı ben yürüdüm. Terlemiş alınlar, yorgun vücutlar gördüm. Varlığın, bolluk ve bereketin harman olduğu mekanlar gördüm.

Yürüdüm, yürüdüm... Secdesiz alınlar, paslı vicdanlar, aldırmaz yürekler, incelmiş beller, işlemez kollar... Sefalete açılan yollar gördüm.

Hırsızlar, arsızlar, ezilenler, üzülenler gördüm. Tağutlar, tuğyanlar (ölçü ve sınır tanımayan taşkın söz ve davranışlar) gördüm. Kula kulluk prim yapıyor, insan paraya pula, şehvete şöhrete batıyordu. Sarı mangırla beyaz liradır etrafında dönüp duran ne yılışık haller gördüm.  Modern zamanların zavallı sürüler haline getirdiği, kutsalı olmayan insanlar gördüm. Yalanlar dolanlar, çalanlar çırpanlar gördüm. Sonsuzluk unutulmuş, ebedilik hiç hesaba katılmamış, fânî (gelip-geçici) olana sonsuz bir değer yüklenmiş... Bir avuç arpaya bir hazine verilmiş, ne nisbetsiz satışlar gördüm.

Ne Yaratan düşünülmüş ne yaratılan, ne hak ne vazife. Hayatan mânâsı ölmüş, sırf maddî yaşantı ruhu sıkmış, çağdaş firavunlar havasını çalmış, zavallılar bu havaya göre oynamak zorunda kalmış... Ne acınanacak haller gördüm.

Yürüdüm, yürüdüm... Sürüp giden mücadelenin taraflarına baktım, Habiller, Kabiller, Muhammedler, muannidler (inkarda inadına direnenler) Hüseyinler, Yezidler gördüm. Dostları az, düşmanları kalabalık gördüm.

İşleri, güçleri oyun üstüne oyun, hile üstüne hile. Aldanmak ve aldatmak tek hünerleri. Güçlüye tapan, güçsüzü tepen uşak ruhlu köleler gördüm. Dünyayı cehenneme çevirmiş, umutlar yıkmış, idealler devirmiş, aklını şerre, vicdanını tersine çevirmiş, karanlık düşünceli, kara vicdanlı şeytan borazanları gördüm.

Salonlar dolusu şakşakçı, sahte adamlar, yakışıklı odunlar gördüm. “Bir kalpten bir kitap çıkarmış.” lâkin bin kitaptan bir kalp çıkmadığını gördüm.

Ben bu yollarda yoruldum. Gevşek yapılı, gayret yoksulu dostlarıma kırıldım. Azmini ve umudunu kaybetmeyenlere vuruldum.

Dert ve kaygılarının üzerine kapanmış, güzellikleri görecek hali kalmamış, dünyası zindana dönmüş, darda kalmış, nefes alma imkanı bulamamış ne canlar gördüm.

Alev, alev istikbal yangınları, bağırlara düşmüş ne ateşler gördüm. “Toplumun problemlerine baktıkça dipsiz kuyulara sarkmış gibi başı dönenler” gördüm.

Yollar uzadı ben yürüdüm, yollar uzadı ben yürüdüm. Sıra sıra mezarlar, mezarlara dikilmiş nazarlar gördüm. Gencecik bedenleri taşıyan tabutlar, tabutlar ardından çırpınan analar, boyun bükmüş masum çocuklar gördüm. Dağ gibi durmuş, kolay sarsılmayan babalar gördüm. Ölüm bir kere yaşanan tecrübedir. “Ölümle güneşe dik dik bakılmaz.’ Ne çözülmez sırlar gördüm. Gürül gürül ailenin, tam orta direğinden yıkıldığını gördüm. “Hikmetini nerden bilelim?” diyenler gördüm.

“Her mezar bir dünyanın bittiği yerdir.” Şen şakrak dünyaların ansızın bittiğini gördüm. Buram buram acı tüten kabirler ibret ve derse engel kibirler, gözleri ve gönülleri berbat etmiş ne kinler gördüm.

Kabir dipsiz bir karanlık mıdır, bir nur, bir huzur mekanı mıdır? Hiç düşünmez başlar, bir türlü göze inmeyen yaşlar gördüm. Ölüm ve sonrasını hayatına eklemek yerine, koparıp attığını sananlar gördüm.

Hafif tınazımsı bir toprak yığını, uçlarında iki alamet taş. İşte insanoğlundan iki nişan. “Öleceksek niye doğduk? Mezar ne, ötesi ne?” sualleriyle geniş dünyalara yol bulmuş mes’ûd insanlar gördüm.

Bir namazlık saltanat. Namazsız ezanla, ezansız namaz arasındaki göz açıp yumuncaya kadar geçen bir an. İki feryad arasında bir yâd. İşte dünya. İşte ben bunları gördüm.

 


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.