E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

İLKADIM’DAN


 

Bismillah..

Kıymetli okuyucu,

Ülkemizde, Lâle devri ile başlayan değişim (modernleşme çabaları) yeni bir döneme girdi. Türkiye yeniden bir rejime değişikliğine doğru gidiyor/götürülüyor.

Ekonominin başat unsur olarak yer aldığı bu değişimin yakın zamanda siyasete, devlet kurumlarına en önemlisi de devletin ideolojisine sirayet edeceği görülüyor.

Bu değişim hangi yönde? Ya da bu değişim gerçek bir değişim mi? Yoksa batı yörüngesindeki yeni yerimizin tayin edildiği, bize verilen ve verilecek görevlere göre hazırlandığımız bir operasyon mu? Bu soruların cevabını belki zaman gösterecek ama elimizdeki verilere göre daha çok ikinci şık ağır basmakta. Ama toplumlar matematik kesinliği ile ele alınamaz. Toplum mühendisliğine soyunanlar her zaman istedikleri neticeyi alamazlar. Tanzimattan beri yapılan faaliyetler göstermiştir ki bu toplumun mayası İslam’dır. Bunu gözardı eden hiçbir teşebbüs başarıya ulaşamamıştır. İslam’ı hesaba katarak yapılan modernleşme çabaları çok daha çabuk ve kolay sonuç vermiştir.

İslam’ı hesaba katmadan yapılan projeler ve müdahaleler sebebiyle şu anda memleketimizde ne bu projeleri yapanların nede mütedeyyin insanların tasvip etmediği bir durum oluşmuştur. Yolsuzlukların, vurgun ve talanın alıp başını gittiği, ahlakî çöküntünün korkunç boyutlara ulaştığı günümüzde yeni projeler devreye sokuldu. Ancak esefle görüyoruz ki hâlâ bu projeler yapılırken İslam tehlikeli bir unsur olarak ele alınıyor. Bu toplumun kâhir ekseriyetinin inancına ters uygulamalar ve müdahelelerle bir yere varılamaz. Bu toplum inancından vazgeçzecek değildir. İnancından vazgeçenlerinde bu ülkeye neler yaptığını hep beraber seyrediyoruz. Bu sistemin elitlerikendilerini yenilemeliler. Daha kalifiye ve kaliteli olmalı, toplumdan ayrı düşmemeliler. Yoksa hem kendileri perişan olacak, hem de memleketi mahvedecekler.

Biz bu sayımızda “Türkiye’nin nereye gittiği” sorusuna cevap aramaya çalıştık. Siyaset kurumunun durumunu Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen yazdı. Türkiye’nin aklını kullanmadığı için düştüğü durumu Abdülhamid Özyayla tasvir etti. Kemal Derviş’in istediği yasaların kime, neye yarayacağını da Sadık Emin tespit etti.

Türkiye hangi yöne giderse gitsin, bize düşeen görevlerimizi hakkıyla yerine getirmektir. Yaz ayları geldi ve okullar üç aylık bir tatile giriyor. İşte bu dönemin verimli kullanılması gerekir. Dinimizi çocuklarımıza aktarmak için bu ayları daha büyük bir fırsat olarak görelim. Bu ayları Kur’an ayları olarak ilan edelim. Çocuklarımıza Kitab-ı Kerimimizi öğretmek, onları İslam’la tanıştırmak hepimizin üzerine vecibedir. Dergimizde iki yazıyla buna da dikkat çektik. Ayrıca üniversiteye gidecek öğrencilerimize tavsiyelerin de yer aldığı bir eğitim yazısı ve İstanbul’un fethi üzerine bir yazı bulacaksınız.

Rabbimizin hepimize maddî manevî fetihler bahsetmesini niyaz ederiz.

Selam ve dua ile...


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.