E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

Ömer Çavuşoğlu

EĞİTİM


 

Çocuklara Kur’an eğitimi ve yaz mektepleri

Müslüman Kur’an’a bağlı olarak yaşar. Gönlü, kişiliği onun ikliminden neşvü nemâ bulur. Kur’an bizlere Rabbimizden uzanan bir iptir. O’na sarılan kurtuluşu bulur. Kur’an sırat-ı müstakimin işaret çizgilerini belirler.

Kur’an gönül evimizin ışığıdır. Kalbimizin mimarıdır. Kalb onunla imar olur. Onsuz kalb harab bir ev gibidir.

Mü’minlerin yuvası, onunla nurlanmıştır. Evlerimizin kandilidir, ruhudur, direğidir. Kur’an bizlerin vazgeçilmez hayat iksiridir.

Kur’an’la tanışan gönüller huzur bulur. Kur’an’ın klavuzluğuna mahkum olanlar yollarını hiçbir zaman şaşırmazlar.

Bir mü’minin Kur’an’dan ayrı düşünülmesi imkansızdır. Bir mü’minin Kur’an’dan ayrı kalması Rabbi ile olan iletişimini kaybetmesi anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’in devre dışı bırakılması demek; insanın  kendi varoluş sebebini iptal etmek anlamına gelir ki, bu insan için muhaldir. İnsanın Rabbi ile olan hukukunu bitirmeye kalkışması akıl alır bir davranış değildir.

Eğer insan varolacaksa Rabbi ile, yani O’nun gönderdiği mesaj ile -Kur’an ile- Onun insanın önüne koyduğu önder, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile varolacaktır.

İlk müslümanlar Mekke günlerinde gönüllerini Kur’an suyuyla yıkadılar. Evlerini Kur’an’la dirilttiler. Mekke’nin o zulmet kokan karanlığını Kur’an’ın nuruyla aştılar. Ömer b. Hattab Allah Rasûlünü öldürmeye giderken kendisi dirildi, Kur’an’la eniştesinin evinde.

Mekke’nin puta tapıcıları “Onu dinlemeyin” derlerdi yandaşlarına ve kalblerine ama kendilerini Kur’an dinlemekten alıkoyamazlardı. Çünkü Kur’an’a direnmek zordu. Mekke’nin mazlum evlerinde okunan Kur’an daha sonra bütün çağların diline ulaştı. Çağları ve kavimleri kendi ölçüleriyle eğitti.

Afrika’nın ekmek bulamayan, çarık bulamayan çocukları Kur’an-ı Kerim’le buluştular. Azerbaycan’da, Kırım’da, Bulgaristan’da, Arnavutluk’ta, Kazakistan’da, Dağıstan’da, Sovyet hakimiyeti altındaki tüm yurtlarda çocuklar Kur’an açlığı ile sarıldılar Allah’ın kitabına. Şu an çok geniş bir coğrafyada yeniden Kur’an, insan buluşması yaşanıyor.

Bizim insanımız zor zamanlarda dahi çocuklarını Kur’an’sız bırakmamak için her türlü zorluğa katlandılar. Samanlıklarda Kur’an öğrettiler yavrularına. Dayağı, hapsi göze alarak. Çocuklarımız Kur’an’sız büyümesin diye çırpındılar. Kimde Kur’an’dan bir ışık parçası gördülerse onun dizinin dibine çökerek ondan Kur’an yudumlamaya başladılar. Allah Rasulü buyurmuyor muydu: “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğreteninizdir.” Onlar “En hayırlılar”  olmak için her türlü fedakarlığı göze aldılar. Binbir güçlükle hazırlayabildikleri Kur’an öğrenme ortamını zaman zaman yapılan baskınlarla, hocalarının gözlerinin önünden alınıp götürülmesiyle kaybetseler dahi. Kur’an öğrenme sevdası onlarda hiçbir zaman azalmadı. Unuttular Elif-Ba’yı sonra yine başladılar okumaya.

Bu memlekette bir nesil Kur’an hasretiyle büyüdü. Sonra bir nefes alma dönemi yaşandı. O hasretle binlerce Kur’an Kursu inşa edildi. Camilere gönderildi çocuklar yazları Kur’an öğrensinler diye.

Ve şimdi bir ara dönem daha... İslam’ı azaltma operasyonunun yaşandığı bir dönem. Ki bu dönemde binlerce Kur’an evinin (kursunun) kapısına kilit vurulmuştur. 15 yaşına kadar çocukların Kur’an’la ilişki kurmasının neredeyse imkansızlaştığı bir dönem. Bu kabul edilemez gibi görünse de realite bunu gösteriyor.

Ama bu konu bizlerin en duyarlı olmamız gereken konudur. Hem kendi kişiliğimiz hem de eğitimden sorumlu olduğu şahısların kişiliği açısından Kur’an’la bağlantıyı diri tutmak her birimizin en temel hassasiyet konumuz olmalıdır.

Şu son gelişmeler aslında müslümanlara yeni bir Kur’an duyarlılığı empoze ediyor. Kur’an’ı gör, onunla ilişkini diri tut, ona sahip ol, onu çocuklarında geleceğe taşı, yaşat, çoğalt, hem kendi hayatını, hem aileni Kur’an’la buluştur...

Bunun için ne yapılabilir?

Birincisi: Her evi bir Kur’an okulu haline getirmek.

İkincisi: Yasal imkanlar çerçevesinde Kur’an eğitimin çocuklarımızın coşkusuyla katılacakları bir çerçeveye taşımak.

Birinci madde zikredilen husus yani her evin bir “Kur’an okulu” olması her zaman mümkün olabilir. Evde Kur’an’a aşina olan, en az onu okumayı bilen birisinin başkanlığında her aile kendi bünyesinde bir “Kur’an’la tanışma” (okuma) çalışması başlatabilir. Veya belirli zaman periyotlarıyla bu konuda ehil bir yakının yardımına müracaat edilebilir. Mahallede bu konunun uzmanı kimselerle diyaloğa geçilerek hiç olmazsa birkaç hane ortak bir proğram dahilinde çocuklarına Kur’an’ı öğretebilirler.

Bizim esas üzerinde duracağımız konu ise: Yasal imkanlar dahilinde çocukların coşkuyla katılacakları Kur’an öğrenim yerlerinin hazırlanıp değerlendirilmesi. İşte bunun için yaz tatilleri okulu öğrenciler için büyük bir fırsattır. Kısaca “Yaz Eğitimi” diye isimlendirebileceğimiz bu çalışmalarla yavrularımıza sadece Kur’an eğitimini değil, bunun yanında temel İslamî bilgileri, İslam tarihini, ahlak, siyer, tefsir, hadis v.b. konularda da pek çok bilgiyi öğrencilerimize kazandırabiliriz.

Geçtiğimiz yıllarda “Gönüllü Toplum Kuruluşları” dediğimiz çeşitli sivil toplum kesimlerinin çok güzel çalışmaları mevcuttu. Bugün son zamanlarda estirilen olumsuz havaların etkisiyle bunların sayılarında gözle görülür bir azalma yaşansa da halen devam  eden çalışmalar vardır. Yoksa bile bizler sorumlu birer müslüman veliler olarak, bu gibi ortamları oluşturmak gibi bir gayretimiz her zaman bulunmalıdır.

Bu çalışmalar içerisinde Genel Merkezi Nevşehir’de bulunan “Enderun Eğitim Vakfı”nın “Yaz Okulları” çalışması takdirle karşılanacak bir çalışma idi. Yaklaşık ikiyüz ilköğretim ve ortaöğretim öğrencisine yaş ve ilgi alanlarına göre sınıflara ayrılarak her biri kendi branşında uzman öğreticilerle yaptığı bu çalışma hakikaten göz doldurucu bir çalışma idi.

Yaz tatillerinde yavrularımızı Kur’an eğitimi ve bir diğer temel dini bilgilerde yoğunlaştırma konusunda verilebilecek diğer bir adres, camilerimizde yaz aylarında başlatılan Kur’an-ı Kerim okuma seferberliğidir. Çocuğunun İslamî bir kimlikle yetişmesini arzu eden her veli, bu konuda mahallesinin imamı ile diyaloğa geçmeli ve camilerimizi çocuklarımızın coşkusuyla koştukları bir eğitim yuvası haline getirilmesi için gerekli yardımları ve çalışmalarıyla cami görevlisine yardımcı olmalıdır. Gerekiyorsa yine camide olmak şartıyla konunun uzmanı eğitimcilerin çocukları eğitmesi ve onların rehberliğinden istifa edilmesi yoluna gidilebilir.

Bu konuda Milli Eğitim Müdürlükleri ile Müftülükler ortak bir plan-proğram çerçevesinde yaz tatillerinde camilere devam eden öğrencilerin eğitimi için Din Kültürü  ve Ahlak Bilgisi Dersi öğretmenlerinden istifade ile yeni ve güzel bir çalışma ile isteyen öğrencilerin camilerde en güzel bir şekilde din eğitimi almaları sağlanabilir. M.E.B. diyanet İşleri Başkanlığı’nın ortaklaşa yapacakları bir çalışma ile bütün ülke sathında böyle bir çalışma yapılabilir. Görevlendirilecek eğitimcilere verilecek ücret, bakanlık, D.İ.B. ve hatta öğrencilerinden de karşılanabilir. Gaye, yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlerimizin dini eğitimi olunca bu ülke insanının yapamayacağı fedakarlık yoktur. Bu sadece bir teklif. Ama niçin hayat hakkı bulmasın. Bu eğitim zaten D.İ.B.nin direktifleriyle bütün ülke sathında yapılır. Bunu konunun uzmanlarının hazırlayacağı bir proğram dahilinde usta eğitimciler eliyle uygulanmaya konması ülke kaynaklarının daha akıllıca değerlendirilmesi anlamına gelmez mi?

Konuya hangi açıdan bakılacak olunursa olunsun İslam’la buluşmanın ve onun içinde şahsiyet inşa etmenin sivil gayretlerle gerçekleşeceği bir sürecin içindeyiz. Evlatlarımıza vereceğimiz “Yaz Eğitimi”ne bu bilinç ile yaklaşmak onların bu dönemde alacakları eğitim konusunda bizlere pek çok yeni ufuklar ve yeni kapılar açacaktır.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.