E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

AHMET TAHA; HABER YORUM;

 

ERSÜMER’E SÜMEN

DGM savcısı Talat Şalk nihayet “Beyaz Enerji” iddianamesini tamamladı. Basına yansıdığı kadarı ile Savcı Şalk epeyce engelleme ve gizli tehditlerle karşılaştı. DGM Başsavcısı Cevdet Volkan ise Savcısına yardımcı olmak yerine eleştirmeyi, birilerine uzanan aleyhte ifadeleri yumuşatmayı yeğledi. Gazete haberlerine göre Cumhur Ersümer’in adı, Afşin-Elbistan Termik Santrali ve Kırklareli Doğalgaz Çevrim Santrali ihalelerine fesat karıştırma, Nükleer Santral ihalesinde 50 milyon dolar rüşvet alma, Alaçatı Rüzgar Santrali’nde, projeyi yapan Ares firmasına Bakan Ersümer’in ısrarı ve bir defaya mahsus notu ile Vakıfbank’tan Vakıf  Leans yolu ile kanuna aykırı işlem yapılarak kredi sağlanması olaylarına karıştırılıyor.

ANAP’lı her hükümette Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Yılmaz’ın aşırı ısrarı ile hep ANAP’ta kaldı. Enerjideki yolsuzluklar ve usulsüzlükler de istikrarlı(!) bir şekilde devam etti. 5+5 formülünün tutmaması ile birlikte her tarafı kaplayan pis kokular yayılmaya, hırsızlar, yolsuzlar, hortumcular da teşhir edilmeye başlandı.

Enerji Bakanlığı’ndaki yolsuzluklar, Bakan Ersümer’in bir altındaki en büyük bürokrata kadar ulaşmış durumda. İddianemede sanık olarak yargılananlar, Bakan’dan aldıkları talimatları uyguladıklarını ifade ettiler. Bakan’ın dışındaki tüm sanıklar delilleri karatma endişesi ile görevden alınırken, suyun başında en yetkili isim olan Ersümer hala görevinin başında dimdik(!) ayakta durmak istiyordu.

Yargı kararını vermeden, sadece savcı iddiası ile sanıklara suçlu gözü ile bakmak şüphesiz yanlış. Ancak yargıya müdahale etmek, yargıyı etkileyebilecek bir makamda suçlanan bir kişinin oturmaya devam etmesi de bir o kadar yanlış.

 

Ersümer ne yapmalıydı?

Soruşturma ilk açıldığında Ersümer’in yapacağı en erdemli iş istifa edip Yüce Divan’da yargılanmasını istemek veya Meclis Soruşturma istemekti. Israrla koalisyon partileri bundan kaçtılar. Bugün DSP ve MHP’den farklı sesler çıkmaya başladı. DYP’nin gensorusu ve FP’nin soru önergelerini destekleyeceklerini, hükümetin bu şaibeyle devam edemeyeceğini ifade eden DSP ve MHP’li milletvekilleri seslerini yükselmeye başladılar. Oysa hükümetin devamı için Refah-yol iktidarının Çiller ve ailesini bütün dosyalardan akladığı gibi, Anasol-M’de Yılmaz ve ailesinin bütün dosyalarını akladı. Ersümer zamanında istifa etse idi, Çiller ve Yılmaz gibi aklanır, paklanır, tertemiz çıkardı. Anlaşılan o ki oturdukları o kadar pislenmiş ki, kalktıkları zaman çıkacak pis koku bir kaç iktidarın da burnunun direğini kıracak iğrençlikte. Pisliğin üzerinde oturmaya devam ettirilmesi iktidarın keyfini kaçırtmamak için olabilir.

 

Bakan Ersümer istifa etti

Ersümer’in koalisyona zarar vermeden Bakanlıktan alınması, yolsuzluk söylentilerinin yaygınlaştırılmadan, tıpkı ekonomik krizde olduğu gibi bir kaç bürokrat kurban edilerek atlatılması için Yılmaz-Ecevit görüşmelerini başlattı. Yılmaz’ın formülü, hükümette düşünülen revizyon kılıfı ile değiştirilecek bakanların içine Ersümer’in de alınması. Ecevit olaya sıcak bakarken MHP kanadı, başta Bahçeli ve Yahnici olmak üzere soğuk  bakıyor. Bahçeli görev değişikliği yapılacak bakanlarla, Cumhur Ersümer’in aynı kefeye konulmasının “Onur kırıcı” olacağını belirtiyor. MHP’li İsmail Köse’de “Bakan yargılanmalıdır, aklanmalıdır. Ben şahsen muhalefetin gensorusunu desteklerim” diyor. FP’li Veysel Candan ise Ersümer istila etmezse soru önergesi vereceklerini, MHP’nin de “iddianemede adı geçerse istifasını isteriz” sözünün gereği olarak, önergeyi desteklemelerini istedi. Son bir gelişme ile Cumhur Ersümer, bakanlıktan istifa etti. Sonuç şimdiden belli. Tıpkı Çiller-Yılmaz gibi Meclis, Ersümer’i de sütten çıkmış akkaşık gibi aklanacak. Sıradaki Mavi Akım da ise daha büyük dolaplar çevrilecek.

 

Çağlar, ABD’de yakalandı

Egebank ve Etibank’tan milyonlarca dolar hortumlayarak ABD’ye kaçan Cavit Çağlar, ABD’de eşini havaalanında karşılarken yakalanmıştı. Demirel sayesinde milletvekili, Bankalardan Sorumlu Devlet Bakanı olan, Demirel’in her düştüğünde elinden tutan Çağlar, bugünlerde çok zor durumda. ABD’deki mahkemeye 5 milyon dolar kefalet ücreti teklif eden Çağlar, Türkiye’deki borçları için dört yıl vade istemişti. Bu arada eski dost Süleyman Demirel, ABD’ye gitti. Gidiş yolunda “Çağlar için üzüldüğünü, yargısız infaz yapıldığını, yargının kararının beklenmesi gerektiğini.” ifade etti.

 

F tipi tepkisinde önlemler artıyor

F tipi cezaevlerinin kaldırılması, koğuş sistemine geçilmesi için başlatılan açlık grevlerinde ölü sayısı şimdiden 20’yi geçti. Şüphesiz koğuş sistemi yasa dışı örgütlerin rahatça teşkilatlandığı, basit bir suçtan içeri girenlerin örgüt militanı olarak eğitildiği, devletin giremediği mekanların olmasını istemek akıl işi değil. Ancak F tipini insanî hale getirmek, ortak yaşama birimleri koymak, cezaevini bir ıslah evi haline getirmek de devletin görevi. Bu arada örgütü gündemde tutmak için insanları ölüme zorlayan, açlık ölümü ile infaz arasında seçime zorlayan terör başlarını da unutmadan olaya yaklaşmak gerekiyor.

 

İMAM HATİPLİ POLİS  OLAMIYOR

İHL mezunlarının Polis Akademisi’ne girişini engelleyen madde sert tartışmalar içerisinde Meclis Genel Kurulu’nda iktidar oylarıyla kabul edildi. Tasarının kabul edilen 10. maddesi Genel ve Teknik Lise mezunlarının polis olabilmesine imkan sağlarken, İHL mezunlarını dışarıda bırakıyor. Tasarıya 40 MHP’li milletvekili kabul oyu verdi. İlk oylamada karar yeter sayısı bulunamazken, ikinci oylamada ise bakanlara vekaleten oy kullanma yetkisi verilerek 184 kabul oyu ile tasarı kabul edildi. Tasarıyı bu hali ile Tantan’ın vermesi ve oylamada bulunmaması, İHL’nin de girmesini imkan tanıyan değişiklik önergesi veren MHP’lilerin tasarıyı savunması ve oylamada bulunmaması ise dikkat çeken garipliklerdendi. MHP ve ANAP’ta bulunan İHL mezunları, velileri, seçmenlerine nasıl açıklama getirecekler doğrusu merak ediyorum. Bu arada İngiltere’deki başörtülü polisleri de hatırlatma istiyorum.

 

Vali-Müdür çekişmesi mi, hedef Tantan mı?

Taha Kıvanç’ın ifadesi ile Mart Dinç Bilgin’in ayı idi. Tutuklandı. Nisan veya Mayıs’ta Aydın Doğan’ın ayı olacaktı. Dışbank çerçevesinde başlatılan soruşturma, başka hortumlardan tutuklu bazı saygın(!) işadamlarının ifadeleri doğrultusunda çemberi daralan Doğan grubu medyasının tetikçileri İçişleri Bakanı Tantan ve Emniyet müdürlerini hedef göstermeye başladı.

İstanbul Valisi Erol Çakır’ı malzeme yaparak İstanbul Emniyet Müdürü ve Tantan aleyhinde “valinin telefonları dinleniyor” tarikatçılar, Fethullahçılar emniyette laik valileri takibe alıyor” yaygarası ile müdür ve bakan hakkındaki kıyım kararına haklı kılıf aranıyor. Yolsuzluklarla mücadeleden keyfi kaçan ANAP’ın yetkili isimleri de bu komployu sessiz ve sevinçle takip ediyorlar. Bakan revizyonunda gidecek ilk bakanın ismi şimdiden belli.

 

Bayrak tüzüğünde yanlıştan dönüldü

Bakanlar Kurulu garip bir karar, ilginç bir zamanlama ile Bayrak Törenlerinde İstiklal Marşı söylenirken öğrenci ve kamu görevlilerine ilaveten törenlerde bulunan sivil halkında başörtüsünü çıkartma zorunluluğu getirmişti. Halk ekonomik krizle perişan durumda iken, evine ekmek götüremeyen, işinden, aşından olan insanlar intihar ederken, hükümetin bayrak töreninde halkın başını açtırmak, böylece bayrak ve İstiklal Marşı’ndan halkı soğutma girişimleri tam 312’lik bir suç idi. Ancak yanlıştan çabuk dönüldü. Bakanlar Kurulu Milli Savunma Bakanlığı’nın ilk hazırladığı gibi, öğretmen, öğrenci ve diğer kamu görevlileri bu tüzüğe uyacak şekli ile değiştirilerek Danıştay’a gönderildi. Oysa insan hakları çerçevesinde hiç kimsenin bayrak törenlerinde başını açma zorunluğu getirilememeli idi. Ölümü gösterdiler, hastalığa razı olduk.

 

Anayasa Mahkemesi kuruluşunu kutladı

Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde konuşan Başkan Mustafa Bumin bir taraftan demokratik özgürlükçü mesajlar verirken bir taraftan da inanç özgürlüğü ve insan haklarını aykırı yasakçılığı savundu. Cumhurbaşkanının yetkilerinin kısıtlanması, Anayasanın değiştirilmesi, parti kapatmanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun hale getirilmesi, YAŞ kararlarının yargı denetimine açık hale getirilmesi konusundaki görüşleri olumlu bulundu. Türkçe dışındaki kimi etnik gruplara ait dillerin eğitim kurumlarında ana dil olarak kullanılmasının anayasaya aykırı olduğunu ifâde etti. Dinsel nedenlerle başörtüsü ve türbanla boyun ve saçların örtülmesine resmi daire ve üniversitelerde serbeslik tanınması laiklik ilkesine aykırı düşüceği kuşkusuzdur.” sözleri de garip karşılandı. İngiltere bayan polislerin resmi üniformalarına ilaveten istedikleri takdirde başörtüsü takmalarına izin veren yasayı kabul ederken, yasakçı zihniyetin anayasayı nasıl yorumladığı hangi insan hakları ve özgürlüğü savunduğu da merak konusu.

 

Çeçenistan, katliam, eylem

Muhammed Emin Tokcan, Swisotel baskını ile yine gündeme geldi. Çeçenistan’da artan Rus vahşetini; çocuk, kadın, yaşlı demeden soykırıma tabi tutulan Çeçenler’i dünya gündemine taşımak için yapıldığı söylenen eylem Çeçen yetkililer ve Kafkas kökenli vatandaş ve gönüllü kuruluşlarca desteklenmedi. Zaman, mekan ve yapılış şeklinin Çeçen davasına fayda yerine zarar verdiği ifade edildi. Pompalı tüfeklerle yaklaşık 24 saat süren eylemde kimsenin burnu kanamazken, sayıları 13 olan eylemciler teslim olmalarının ardından tutuklandılar.

 

Frekans bir var, bir yok

Danıştay 10. Dairesi, 26 Nisan’da yapılacak ulusal frenkans ihalesinde yürütmeyi durdurma kararı aldı. Aydın Doğan’ın Eko-TV’si, Kanal D, Show TV, Cine 5, ATV, NTV ayrı ayrı dava açarak ihalenin ertelenmesini istemişlerdi. Davalar Ankara 6. İdare Mahkemesi’nde birleştirilmesi beklenen dava, RTÜK’ün savunması ile ile kesin karar bağlanacak. RTÜK Başkanı Nuri Kayış’ın tüm ısrarına rağmen birinci raundu patronlar kazandı.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.