E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

 

 

 ABDULLAH GÜZEL FIKIH;

 

ŞİRK

Müşrik kafir midir? Aralarındaki fark nedir?

Şirk ve küfür birbirine yakın iki kavramdır. Aralarındaki fark, küfrün daha genel, şirkin ise daha özel olmasıdır. Bu anlamda her şirk küfürdür, fakat her küfür şirk değildir. Her müşrik kafirdir. Fakat her kafir müşrik değildir. Çünkü şirk sadece Allah’a zat, isim ve sıfatlarına ortak tanıma sonucu meydana gelir. Küfür ise, küfür olduğu bilinen, bir takım inançların kabulü ile gerçekleşir. Küfür olan inançlardan biri de Allah’a ortak tanımasıdır.

Allah’a şirk koşmak günahların en büyüğüdür. Şirk dışındaki günahları, Allah’ın dilediği kimse için bağışlayacağı bir ayette şöyle ifade edilir: “Allah kendine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan başkasını dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.” (Nisa/116)

Müslümanın dilini küfre ve hayata götürecek şeylerden korunması gerekir. Bunun için de, susmak, dilini, azalarını ve düşüncelerini muhafaza etmek, ciddi olmak, şakadan uzak durmak, ayeti kerimeleri, hadisi şerifleri ve alimlerin sözlerini düşünmek, mü’minlerin nasihatını kabul etmek, Allah’a yalvarmak, ayrıca Ebu Musa’l Eş’ârî’nin rivayet ettiği şu hadisi şerifteki duayı okumak gerekir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün ashabı kirama: “Ey insanlar! Karıncanın yürüyüşünden daha gizli olan ‘hafi şirkten’ korunun.” buyurdu. Ashabı Kiram, bu kadar gizli şirkten nasıl korunalım ya Rasulallah? deyince Allah’ın Rasulü “Şu duayı okuyun.” buyurdu: “Ey Allah’ım!   Bildiğimiz gizli ve açık şirkten sana sığınırız. Bilmediklerimizden de affını isteriz.” (Ehli Sünnet İtikadı, Gümüşhanevi, 88)

Haddinden fazla sevgi de insanı şirke sevkeder. Sevginin de bir sınırı vardır. Sevmek veya sevmemek Allah için olmalı. Allah’a gösterilen sevgi ve saygının benzerini onun yarattıklarından herhangi birine göstermenin doğru olmayacağı Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildiriliyor: “İnsanlardan bazısı Allah’tan başkasını Allah’a eşler ve benzerler edinir de onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenler ise daha çok Allah’ı severler.” (Al-i İmran/31)

Şirkin bir başka çeşidi de riyadır. Riya gösteriş için ibadet etmek ve hayır işlemektir. Kişi böylelikle Allah için yapılması gereken bir ibadet ve hayır ile dünyevi bir çıkar sağlamaktadır.

İbadet, yalnız Allah için yapılır ve ancak onun hakkıdır. Başkalarına gösteriş için ibadet yapılmaz. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “Her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi O’na ortak koşmasın.” (Kehf/110)

İnsanlardan çıkar sağlamak için yapılan ibadeti Allah kabul etmez ve böyle bir ibadete değer vermez. Nitekim Peygamberimiz, Allah Teala’nın şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Ben ortakların ortaklıktan en müstağni olanıyım. Her kim yaptığı amel ve ibadette bana başkasını ortak yapar (riyakarlık eder)sa onu koştuğu ortağı ile başbaşa bırakır (yaptığı amellerin sevabından mahrum eder)iz.” (Müslim)

Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Kıyamet gününde insanlardan ilk sorgulanacak üç kişiden biri şehid olan bir kimsedir ki huzura getirilir. Cenab-ı Hak ona verdiği nimetleri sayar. O da eriştiği bu nimetleri saklamayıp kabul eder. Allah Teala ona:“Bu nimetlere karşılık ne yaptın?” diye sorar. O da: “Senin uğrunda savaştım da şehid düştüm.” der. Allah Teala: “Yalan söylüyorsun. Sana cesur desinler diye savaştın. Öyle de söylenmiştir.” buyurur. Sonra verilen emir üzerine yüzü koyun sürüklene sürüklene cehenneme atılır.

İkincisi de ilim öğrenip öğretmiş ve Kur’an okumuş bir kimsedir ki, bu da getirilir. Cenab-ı Hak ona ihsan buyurduğu nimetleri sayar. O da bu nimetleri saklamayıp itiraf eder. Cenab-ı Hak ona: “Bu nimetlere karşılık ne yaptın.” diye sorar. Adam: “İlim öğrendim ve öğrettim. Kur’an okudum.” der. Cenab-ı Hak: “Hayır yalan söylüyorsun. İlmi sana âlim desinler diye öğrendin. Kur’an-ı sana (güzel) okuyucu desinler diye okudun. Nitekim bu söz de söylenmiştir.” buyurur. Verilen emir üzerine yüzükoyun sürüklenerek ateşe atılır.

Üçüncüsü de, Cenab-ı Hakk’ın imkan verdiği ve her türlü servetten ihsan buyurduğu kimsedir. Bu da diğerleri gibi huzura getirilir. Cenab-ı Hak ona lutfettiği nimetleri sayar. O da onları inkar etmeyip itiraf eder. Bunun üzerine Cenab-ı Hak kendisine:“Bunlara karşılık ne yaptın?” diye sorar. Adam: “Servetimi sırf Senin uğrunda harcadım.” deyince, Cenab-ı Hak:“Yalan söylüyorsun. Bunları sana cömert desinler diye yaptın. Bu söz de söylenmiştir.” buyurur. Sonra verilen emir üzerine bu da sürüklene, sürüklene cehenneme atılır.” (Müslim)

Görülüyor ki Allah Teala gösteriş için yapılan ibadetleri kabul etmeyecek ve böyle hareket eden riyakarları şiddetle cezalandıracaktır. Çeşitli eserler yaptıranlar  ve insanlığın menfaatına sunulan nice hayır müesseselerini yaptıranlar üzerlerine isim yazdırma veya övünç vesilesi olacak söz ve fiilerden kaçınırlarsa daha güzel olur. Zira insan belki de farkına varmadan riya gibi bir yanlıştan kendini alamaz. Sonunda hesap gününde umduğunu bulamaz, hüsrana uğrar.

Şirk nikaha manidir. Müslümanların ehli kitap sayılmayan sair gayri müslimlerle nikahları caiz değildir. Bu husustaki hürmet şirkin devamı müddetince geçerlidir. Tevbe eder, şirkten vazgeçerse nikah sahihdir. Güneşe, yıldızlara, güzel gördüğü suretlere tapanlar gibi yanlış itikat sahipleriyle de nikah sahih değildir.” (Hukuku İslamiyye, Ö. N. Bilmen 2/103)

Prof. Dr. Hamdi Döndüren hocaefendi Aile İlmihali kitabında konuya şöyle yaklaşıyor: Müslüman kadın veya erkek müşriklerle evlenemez. Müşrik kapsamına Allah’tan başka şeylere yani aya, güneşe, tabiat güçlerine tapanlar girdiği gibi ateistler, bahailer ve kadiyaniler de girer. Allah’ın şeriatından başka sistemlere inanıp İslamî bir devlet ve toplum düzeni kabul etmeyenler de aynı hükme bağlıdır.

Müslüman bir erkeğin hristiyan veya yahudi bir kadınla evlenmesine ise cevaz verilmiştir. Çünkü ailenin reisi kocadır ve doğacak çocuklar babanın dininden sayılır. Diğer yandan ehli kitap kadınlarla evlenmek İslam’ın yayılmasına yardımcı olur.

Allah (c.c.) Lokman suresinde: “Doğrusu şirk büyük bir zulümdür.” buyuruyor. Hayatımızı iyi kontrol edelim. İmanımıza şirki bulaştırmayalım. Amellerimizi şirkten uzak, ihlaslı, samimi bir şekilde devam ettirelim. Hayatımızı Kur’an ve Sünnet ikliminde bahar mevsiminde, kulluk çiçekleri açarak devam ettirelim.

Allah’ım ümmeti muhammedi Kur’an’a mahkum et. Amin

Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.