E-Mail listemize üye olun!

E-Mail listemize üye olursaniz, bu sayede sitemiz her yenilendiğinde bundan anında haberdar olabileceksiniz. 

 

Not: Yukarıdaki kutuya email adresinizi yazıp 'tamam' düğmesine bastıktan sonra adresinize bir mesaj yollanacaktır. Bu mesaja oldugu gibi cevap verdiğinizde (reply) listemize üyelik işleminiz tamamlanmış olacaktır. Aksi takdirde (yani bu mesajı cevaplamassanız) listemize üye olmuş olmayacaksınız.

Arkadaşınıza Tavsiye Edin

Sizin Adınız

Arkadaşınızın e-mail adresi

Mesajınız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 AHMET TAHA Haber -Yorum

 

Türkiye Okkan için yandı;

Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan hain bir saldırı sonucu 5 polis memuru ile birlikte öldürüldü.

Uğur Mumcu’nun ölüm yıldönümü olan  24 Ocak yine bir uluslararası terör vahşetine sahne oldu. Hizbulvahşeti ve uluslararası terör örgütlerini çok iyi tanıyan, aynı zamanda Diyarbakır halkı ile bir baba-evlat sıcaklığında bağ kurabilen A. Gaffar Okkan profesyonelce bir saldırı sonucu 5 polis memuru ile birlikte öldürüldü. Olayın yeri, yapılış şekli ve teröristlerin ortadan kaybolmalarını değerlendiren yetkililer, sadece Hizbullah’a takılarak cinayetin aydınlatılamayacağını, şu ana kadar saldırganların sayısı ve önceden elde olan listesinin dışında yeni bir bilgi olmadığını belirttiler.

Bazı yetkililerin devlet adına yaptığı hatayı tersine çeviren Okkan, halkın kimliği, dili, dini ne olursa olsun, devlet adına onları kucaklamış, onlarla sevinmiş, onlarla üzülmüştü. Aslında kurşun, polis ve emniyet müdürünün şahsında barışa ve huzura atılmıştı. İşin içinde Beyaz Enerji, Mavi Akım, uluslararası ihale bağlantıları, CIA, MOSSAD, KGB ve benzeri istihrabarat örgütlerinin olduğu hesap edilmeyecekse, bu cinayetlerde birilerine fatura edilip sonra sıradakiler beklenecektir.

Gafar, önce Diyarbakır’da sonra Ankara, daha sonra da baba ocağı Hendek’te onbinlerin dualara karışmış gözyaşları içerisinde toprağa verildi. A. Gaffar Okkan, yönetilenlerden daha çok, devletini, halkını sevdiğini iddia eden yöneticilere örnek alınacak bir hayatı miras bırakarak aramızdan ayrıldı.

 

 

Esat Hoca da Hakk’a yürüdü

Hayatını ilme ve hizmete adayan Esat Coşan Hocaefendi  Avustralya’da geçirdiği elim bir trafik kazasında vefat etti.

Merhum Mehmet Zahit Kotku’nun halifesi Mahmut Esat Coşan Hocaefendi ahiret yurduna hicret etti. Son dönemde hizmetini Avustralya’da sürdüren Prof. Dr. Coşan’ın vefatı Türkiye’de ve talebelerinin bulunduğu ülkelerde büyük üzüntüye  yol açtı. Uyuyan bir tır şoförünün neden olduğu trafik kazasında Coşan’la beraber damadı da hayatını kaybetti. Merhum hocamıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyoruz.

 

 

Zekeriya Beyaz’a bıçaklı saldırı

YÖK ve Başkanı Kemal Gürüz’ün, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki emellerini gerçekleştirmek üzere, Zekeriya Beyaz Dekan olarak atanmıştı. Zekeriya Beyaz öğrencileri başörtülerini çıkarma konusundaki ikna toplantılarından birinde bıçaklı saldırıya uğradı. Saldırıyı 1. sınıf öğrencisi Halil Cihan’ın yaptığı açıklandı. Saldırgan öğrenci yakalanarak suçunu itiraf etti. Olaylar Kemal Gürüz’ün istediği gibi gerçekleşti. Ölüm tehlikesi var denen Beyaz bir kaç gün içinde taburcu oldu. Bu arada Kemal Gürüz, YÖK’ün bir asker üyesi ile birlikte Zekeriya Beyaz’ın hastanedeki odasında M.Ü. İlahiyat Fakültesindeki başörtüsü yasağını da fiilen başlattılar.Yasak kapsamındaki öğrenciler başlarını açmadıkları için okula alınmadılar. Erkek arkadaşları da finallere girmeme pahasına derslere, katılmadılar.

Din eğitiminin verildiği bir okulda, dinin eğitimini alan öğrencilere yönetmelikler bahane gösterilerek dinin emrini yerine getirme yasağı, sağ-sol bütün kesimlerden tepki almaya devam ediyor.

 

 

Ali.. Devam et.. Okut.. Oyla..

Hükümetin, muhalefetin konuşma hakkını kısıtlayarak, IMF’ye verdiği sözleri yerine getirme gayesi ile birtakım kanunları hızlı bir şekilde çıkarmaya çalışması bir cana maloldu. Hükümet iç tüzük değişikliği yaparak muhalefeti yok kabul edecek, teklif edilen her tasarı iktidarın oyu ile Meclis’ten geçecekti. Ancak DYP ve FP’li milletvekilleri bu anti demokratik girişime karşı çıktılar. Oturum tatil edildi. Kargaşa bitmeden Ecevit, Milli Eğitim Bakanına talimat verdi. Metin Bostancıoğlu’da, oturumu yöneten DSP’li Ali Ilıksoy’a bir pusula gönderdi. “Ali (sen muhalefete bakma) Devam et. (bir an önce önergeyi) Okut. Sonra da (oyla)mayı yaptır. Bu, Hitlervâri girişim Merve Kavakçı içinde yapılmıştı. Ancak Ecevit’in vurucu timi gibi çalışan MHP’liler istemeden de olsa bir cinayete aracı oldular. Meclis tarihinde ilk defa oturumda çıkan arbedede DYP Şanlıurfa Milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu hayatını  kaybetti. Ali Ilıksoy’un talimatla oturumu kapatmaması arbede ve yumruklaşmaya sebep oldu. Bu arbedede MHP’li Trabzon Milletvekili Orhan Bıçakcıoğlu, İçel Milletvekili Cahit Tekelioğlu ile MHP Grup Başkanvekili ve Osmaniye Milletvekili Mehmet Kundakçı’nın Fevzi Şıhanlıoğlu ile yumruklaştıkları, Şıhanlıoğlu’nun yumruklar sonucu yere düştüğü, vücudunda ezilmeler olduğu ve neticede kalp krizi sonucu kurtarılamayarak hayatını kaybettiği açıklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. MHP’li Cahit Tekelioğlu ve Mehmet Kundakçı hakkında yakalama emri çıkarttı. Milletvekili teslim olarak ifade verdiler. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldılar.

Bu arada Urfalılar milletvekillerini onbinlerin katıldığı bir törenle Viranşehir’de toprağa verdiler. Şıhanlıoğlu ailesi önceki beyanların tersine kan davası gütmeyeceklerini ve yargıya güvendiklerini açıkladılar.

TBMM’de, dünyanın gözü önünde bu işler olurken, terör ve yolsuzluklar ayyuka çıkmışken, Fransız-İngiliz-Ermeni ortaklığı sonucu dünyadaki düştüğümüz acı sona şaşmamak lâzım.

 

 

Yolsuzluğun yeni adresi

Beyaz Enerji - Mavi Akım

Soruşturma başlatılan yolsuzluk sayısı 20’ye yaklaşırken, tutuklananlar ise 400’ü buluyor. En son Beyaz Enerji Operasyonu ile Rusya ile yapılan Mavi Akım Projesi ile ilgili açılan soruşturmanın bir ucu milletvekili, eski ve yeni bakan ve hatta parti genel başkanı ve kardeşine kadar dayanıyor. Önceki dosyalarda yeğen, yenge, baldız, kayınvalide vb. akrabalarının adı geçen parlementerlerde vardı.

Beyaz Enerji operasyonu, üst düzey askeri yetkililerin operasyona fiilen katılmalarını gerektirecek kadar ciddi idi. Eldeki deliller Mesut Yılmaz ve kardeşi Turgut Yılmaz’a, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer ve Bakanlık bürokratlarına doğru uzanıyordu. Yargı-Asker-Emniyet işbirliği kendilrini sıkıntıya sokacak olanları panikletti. Kısa süren panik ve telaştan sonra yargıya müdahale girişimleri başladı. Görevli DGM Savcısının görev yapması bizzat Başbakan tarafından engellenmeye çalışıldı.

 

 

Fransa, Ermeni yalanını yuttu

ABD’de direkten dönen sözde soykırım tasarısı, Fransız parlamentosunda kabul edildi. Sözde Türk dostu Fransız Cumhurbaşkanı Chirac tarafından da onaylandı. Haftalardır Türkiye Fransa’ya olan tepkisini göstermeye çalışıyor. Ticari bağlantıları kesiyor, ihaleleri iptal ediyor, elçiliklere siyah çelenk bırakılıyor. Ancak Fransa’dan bu tepkilere karşı hiçbir girişim yok.

Tarihi kana bulayan, sömürgecilikle Afrika’nın kanını emen, Antep ve Maraş’ta müslüman halkın canına ve namusuna kasteden Fransa, suç ortakları Ermeni ve Ruslarla tarihi tekerrür ettirmek istiyorlar. Basiretsiz, bilgisiz, günübirlikçi ve hortumcuların yönetici olduğu ülkelerin acı sonu bizim gibi olsa gerek.

 

 

Anayasa değişikliğiaskıya alındı

Komisyonlardan geçerek Meclis Genel Kuruluna gelen Anayasa değişikliği paketi bir süre için rafa kaldırıldı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin’in parti kapatma ile ilgili oylamada 3’te 2 çoğunluk şartı getirilmesine itiraz etmişti. Anayasa Mahkemesi yasama hakkı Meclis’te olması gerektiği ifade edilerek eleştirilere muhatap oldu.

 

 

Yusuf Özal vefat etti

1940 yılında Malatya’da dünyaya gelen Devlet Eski Bakanı Yusuf Bozkurt Özal, 9 Ocak’ta Ankara’da vefat etti. 6 yıl önce beyin ameliyatı geçiren Özal yaklaşık bir yıldır da Ankara Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi görüyordu. 11 Ocak’ta TBMM’deki törenden sonra Hacı Bayram Camii’nde de cenaze namazı kılındı. Daha sonra Süleymaniye Camii’nde kılınan ikindi namazı müteakip vasiyeti gereği, caminin  haziresinde annesinin kabrinin yanınde defnedildi. Halk, içinden biri saydığı Yusuf Özal’a olan sevgisini hem Ankara, hem de İstanbul’da mahşeri bir kalabalıkla gösterdi.


Künye , E-Posta , Webmaster , Türkçe Karakterler]

Burası ilkadım dergisinin internet sitesidir. Bütün hakları saklıdır©.

Tel: 0384 213 65 43    Fax: 0384 212 62 22   Yazışma Adresi : PK. 75 Nevşehir

Görüş ve sorunlarınız için webmaster'a mesaj bırakabilirsiniz.