Başyazı;
| Mankurt
Düşünmez ki |
ZEKİ
SOYAK |
|
Dindarların
faaliyet ve hareket alanı her geçen gün yeni yasaklar, yeni
kanunsuzluklarla daraltılıyor. Bütün sahalarda dayatma ve kuşatmalarla
toplum bunaltılıyor. Ortam, onurlu, seviyeli ve kimlikli
insanlar için yaşanmaz bir hâl alıyor. Tahammül sınırları
zorlanıyor. Dindar insanı hedef alan, onun inancını ve inancını
ha-yata yansıtma özgür-lüğünü hiçe sayan, küçümseyen küstahca
sözler ediliyor, icraatlar yapılıyor. Yapılan bunca baskılar,
bunca dayatmalara rağmen asırların birikimi ile kökleşmiş,
toplumun en küçük birimine kadar yerleşmiş ve kabul görmüş
değerlerin şaşmaz ölçülerin toplum üzerindeki tartışmasız
hakimiyeti bu küçük bu ufuksuz, bu köksüz insanları çıldırma
noktasına getiriyor.
Devamı
için...
|
|
| Kapak; |
Bilgi
Çagı İçin Yeni Bir Başlangıç |
| TEFEKKÜR
VE SAADET MEVSİMİ |
AHMET
ZİYA |
Allah’u
Azimüşşan biz kullarına bazı özel zamanlar ihsan etmiştir.
Kur’an-ı Kerim’de bazı zamanlar üzerine yemin edilmiş, bazı
günlerin, gecelerin ve ayların hususiyetine işaret edilmiştir.
İşaret edilen bu özel zamanların en önemlilerinden biri de
Ramazan-ı Şerif’tir. Bakara Suresi’nin 185. ayetinde Allah
Teala: “Ramazan ayı öyle bir aydır ki, Kur’an-ı Kerim onda
indirilmiştir. (O Kur’an ki) insanlara hidayettir. Doğru
yolun, hak ve batılı ayırdeden hükümlerin açık delilleri
ondadır.” buyurmaktadır.
Devamı
için..
|
|
| “Hayrun
Nas Men Yenfeûn Nas”
(İnsanların Hayırlısı, İnsanlara Faydalı Olandır) |
VEYİS
ERSÖZ |
|
Yazımızın
başlığı bir hadis-i şerif’tir. Bu mübarek sözlerinde
Allah’ın son elçisi Hazreti Muhammed (s.a.v.) Efendimiz
mealen: “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydası
dokunandır.” buyurmaktadır. Yunus’un ifadesiyle konuya biraz
daha yaklaşacak olursak: “Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü”
hakikatını bütün çıplaklığı ile gözlerimizin ve gönüllerimizin
önüne sermek lâzımdır. Devamı
için...
|
| İslam
Eğitim Tarihi Üzerine Sohbet-2 |
Raşit
SARI |
|
B.
ÖRGÜN EĞİTİM
KURUMLARI
VE İŞLEYİŞİ
1.
Saray İçi Eğitim Kurumları
1.
Enderûn Mektebi
Murat
Hüdavendigar zamanında saraya personel yetiştirmek üzere
kurulmuş, Fatih zamanında devlet adamı ile kumanda yeteneği
olan ve güzel konuşan personel yetiştirmek üzere yeniden düzenlenmiştir.
Üstün zeka ve niteliklere sahip çocukları alıp yetiştirdiği
için Enderûn bir özel eğitim kurumu da sayılabilir. 1909’a
kadar çalışan bu mektep Türk eğitim tarihinde çok önemli
bir yer tutar ve dünya eğitim tarihine Türkler’in bir katkısı
olarak kabul edilir. Devamı
için...
|
|
Üniversitede
Çağdışı Eğitim
|
Uzm.
Şükrü ÜNALAN
|
|
TÜRKİYE’NİN
AYNALARI
ÜNİVERSİTELERİMİZ
Üniversitelerimiz,
ülkemizin durumunu yansıtan düz aynalardır. Türk siyasetinde
yaşanan kalite sorunu, siyasetin ve resmi ideolojinin tasallutu
altındaki üniversitelerimizde daha belirgin bir şekilde görülebilmektedir.
Mensubu olduğu topluma yeni bir şey söyleyememe, yerli kültürün
ihtiyaçlarına cevap verememe, bu topraklar için gerekli olan özgün
bilgiyi üretememe durumu yalnızca Türkiye’nin ekonomik
durumuyla izah edilemez. Burada asıl sorun, zihinsel
durgunluktur. Üniversitelerin, Türkiye’nin ne siyasetine ne düşünsel
gündemine bir katkısı olmaktadır. Peki nedir bu durgunluğun
sebebi? Her şeyden önce üniversiteler büyük ölçekli
mafya örgütleri gibi işlemektedir.
Devamı
için...
|
|
|
|
CEVŞEN
NEDİR?
|
FİKRET
ŞANLI |
|
Cevşen-
i Kebir ve Cevşeni Sagir olmak üzere iki dua vardır.
Uhud
harbi esnasında Efendimizi öldürme teşebbüsleri çoğalıp
havanın da sıcak olması hasebiyle zırhında yük yaptığı
bir ortamda Cebrail Aleyhisselam gelir ve “Ey Muhammed! Rabbin
sana selam ediyor ve üzerindeki zırhı çıkarıp bu duayı
okumanı istiyor. Bu dua hem sana hem de ümmetine zırhtan daha
sağlam bir emniyet sağlayacaktır.” (1) (Bu veya buna benzer
metinler cevşen satılırken ufak bir kağıtla beraber verilir.)
İşte yaklaşık 15 sayfa olan bu dua bize böyle gönderilmiştir.
O günden bu güne kim onu üzerinde taşırsa başına musibet
gelmez. Evinde olursa evi
yanmaz. Çocuğunda olursa başına birşey gelmez. Gel vatandaş...
Sadece bir milyonlarla artık pazara bile ulaştı. Bu konu hakkındaki
ilmi mütalaalardan şu sonuçlar çıkmıştır: Devamı
için...
|
| Kıyamet
Alâmetleri |
ABDULLAH
GÜZEL |
|
Kıyamet
alâmetleri iki kısımdır. Küçük alâmetler ve büyük alâmetler.
Bunların zuhuru kıyamet gününün yaklaştığına delildir.
A)
KÜÇÜK ALÂMETLER
1)Emanetin ehlinden gayrisine verilmesi ve idarecilerin kötülerden
olması.
2)Fasık ve dinsiz olanlar şerefli ve muteber
olup mü’min ve mütedeyyinlerin tahkir olunması.
3)Allah’ın emrettiği şeylerin terk olunup yasakladığı
şeylerin işlenmesi. Devamı
için...
|
|
| Ölçüler
- Dengeler |
| KOMŞULUK
ADABI- |
ZEKİ
SOYAK |
|
Komşuya
kötülük etmemek komşuluk hak ve adâbından olduğu gibi, komşusunun
kötülüklerine, huysuzluklarına, sıkıntılarına katlanmak
da komşuluk adâbındandır. Dolayısıyla komşusundan gördüğü
kötülüğe ve zarara misliyle kaşılık vermek uygun görülmemiştir.
Nitekim Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bir kimseye
zarar vermek doğru olmadığı gibi, zarar gördüğü birine aynı
şekilde zararla karşılık vermek de doğru değildir.”
buyurmaktadır. (Malik’ten, Cem’ül Fevaid)
Okumak için...
|
| Deneme; |
| Hüzün
Yüklü Güneşler |
İDRİS
ARPAT |
| İnsanlığı
yükseltenler, ufkumuzu genişletenler, insanca yaşamaya daha müsait
bir dünyanın kurulmasına katkıda bulunanlar “olan, olması
gerekendir” diyenler değil, daha güzel dünyaların hasretiyle
yanıp tutuşanlardır. Bu hüzün yüklü güneşlerin duygusal dünyalarından
bazı kesitler sunuyorum: Devamı
için....
|
| Araştırma-İnceleme; |
| RODOPLARIN
MÜSLÜMAN HALKI |
BASRİ
ZİLABİD |
|
Pomaklar,
Balkanlarda Pomakça konuşan Müslümanlara verilen bir addır.
Pomakların, Kuman Türklerine dayanan uzun bir tarihi geçmişi
vardır. Kuman Türkleri miladi 916 yılında Kuzey Çin’den ayrılarak
önlerine çıkan Ruslarla savaşıp, XI. ve XII. yüzyılda
Ukrayna ve Romanya üzerinden Balkanlara inmeğe başlayan bir Türk
kavmidir. İlk olarak kuzey Bulgaristan’a daha sonra güneye doğru
inerek Rodoplara ve Makedonya’nın doğu kısımlarına yerleşmişlerdir.
Yerleştikleri bölgelere Kumanova, Kumantsi, kumança gibi
isimler vermişlerdir.
Devamı
için....
|
|
ilkadım Aralık
2000 Sayısı |
|

|
| ilkadım'da Bu Ay
|
|
Kapak Konusu
|
|
Bilgi
Çağı İçin Yeni Bir Başlangıç! |
| AHMET
ZİYA |
TEFEKKÜR
VE SAADET MEVSİMİ
|
| VEYİS
ERSÖZ
|
“Hayrun
Nas Men Yenfeûn Nas”
(İnsanların Hayırlısı, İnsanlara Faydalı Olandır)
|
|
Raşit
SARI
|
İslam
Eğitim Tarihi Üzerine Sohbet-2
|
|
Uzm.
Şükrü ÜNALAN
|
Üniversitede
Çağdışı Eğitim |
|
| ilkadım Köşe Yazıları |
|
|
Son Güncelleme;
13 Ocak 2001 |
|
|
| Not:Bu siteyi
en iyi bir şekilde izleyebilmeniz için ekranınızı en az 600x800 pixels olarak
ayarlamalısınız. Ayrıca
kullandığınız browser'ın encoding ayarlarını Türkçe'ye ayarlamalısınız.
En önemlisi ise, bu sitede font olarak Times New
Roman kullanılmıştır. Yazıların düzgün çıkması için bu fontun
bilgisayarınızda yuklu olması lazım. |
| Ayrica bu
sitedeki müzikleri dinlemek isatemiyorsanız müzik çalarken stop (dur)
düğmesine basmanız yeterlidir. |
|