Başyazı;
 SÖYLETME, VUR ZEKİ SOYAK
Bütün varlık âlemi, Allah Teâlâ’nın kabzay-ı kudretindendir. O herşeyi bilir, görür, işitir. Kâinatı yoktan var eden O’dur. Zerreden kür-reye herşey onun tasarrufundadır. İnsanlar arasında anarşi, terör ve zulüm olmasın, kuvvetli zayıfı ezmesin, nizam bozulmasın diye Peygamberler ve kitaplar göndermiştir. İnsanların başıboş bırakılmadığı, boşuna yaratılmadığı, yaratıcısına ve tüm yaratılanlara karşı sorumlulukları olduğu bildirilmiştir. Yöneten ve yönetilenlerin karşılıklı vazife ve mes’uliyetleri, fert, aile ve toplum hayatının biçimlenmesinde uyulması gereken esaslar, hülasa A’dan Z’ye hayatın bütününü kapsayan ölçüler en açık bir şekilde duyurulmuştur.Devamı için...

 

Kapak; Hakimiyet
 HAKİMİYET KAVRAMI ÖMER CAVUŞOĞLU
Hakimiyet, hüküm koyma, hüküm verme yetkisi, yüksek egemenlik anlamlarına gelir.

Hakimiyeti hukukçular ve siyaset bilimcileri genel olarak şu şekilde tanımlarlar:

J. Bodin’e göre hakimiyet, yurttaşlar ve uyruklar üzerinde yasayla kısıtlanmamış en yüksek iktidardır. J. J. Rousseau’ya göre genel iradenin uygulanması, İbn-i Haldun’a göre de, sahibinin gücü üzerinde bir gücün bulunmaması anlamındadır .Devamı için..

HAKİMİYET KİME AİT?  AV. İBRAHİM ELKATMIŞ
Türkiye cumhuriyeti anayasası millet egemenliği esasını kabul etmiş ve şu şekilde bir düzenleme yapmıştır:

“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”

Türk milleti, egemenliğini, anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılmaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. (6. Madde) Devamı için...

 

OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE MECLİS GELENEĞİ ENVER HALİS
Bilindiği gibi bugünkü parlamenter sistem anlayışı yakın zamanlarda hayata geçirilebilmiştir. İlk çağlardan beri, başta filozofların fikirlerinde yer almakla beraber, site devletlerinden mutlakiyete kadar -kendi hususî şartları içinde- yönetime katılma, karar alma, yasa çıkarma ve denetleme gibi hususlarda değişik düşünceler ve uygulamalar görülür. Bugünkü demokratik sistemin temelini oluşturan temsil sistemi meclise dayanmaktadır. Biz bu yazımızda, bizdeki meclis geleneğine (sürecine) kısaca temas etmek istiyoruz:. Devamı için...

 

CUMHURBAŞKANLIĞI VE SİSTEMİMİZDEKİ YERİ ALİ AYGÜN
Günümüzde hürriyetçi demokrasilerde yürütme organı niteliği itibariyle monist (tekçi) ve düalist (ikici) yürütme modeli olarak 2 ana tipe ayrılmaktadır. Parlamenter demokratik rejimi benimseyen ülkemizde de yürütme organı düalist (ikici) yapıdadır. Anayasamızın 5. md. göre “yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasa ve kanunlara uygun kullanılır ve yerine getirilir.”  Devamı için...

 

 TBMM’NİN GÜCÜ PROF. DR. Seyyit MEHMET ŞEN
Acaba, demokrasiyle yönetilen kaç ülkenin parlamentosunun duvarlarına, ülkemiz "Büyük Millet Meclisi"nde olduğu gibi, "hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" ifadesi iri iri harflerle kazınmıştır, hiç düşündünüz mü? Devamı için...

 

CESURLARI KORKAKLAR CESUR YAPAR M. FEHMİ REYHAN
Egemenlik,.. Kelime, "Hakimiyet" kelimesinin arapça olmasından veya çok görkemli anlamı olmasından hareketle, değiştirilmiş izlenimini taşıyor. Hüküm, hâkim kelimelerini de düşünürsek, kelimenin "hâkimiyetle" sınırlı tutulması ilginç.  Devamı için...

 

 EL VEKİL-Ü KEL ASİL HAMİD ÖZYAYLA
Vekâlet, Arapça’da Allah’a teslim olmak, kendini O’na havale etmek, işleri kendi adına vekil tayin ettiği kişiye ısmarlamak anlamında masdar bir kelimedir.

Başka bir deyişle vekâlet, kendi namına iş görmesi için başka birine verilen tasarruf hakkıdır. Siyasî manada bakanlıkla eş anlamlıdır. Meselâ; Hâriciye Vekâleti gibi. El-Vekil, mutlak manada Allah’ın güzel isimlerinden birisidir. O, kullarının rızkını üzerine alan koruyucu ve kefildir. Kefil, vekilden üstündür. Bekçi ve şahit anlamlarına da gelen vekil, devlet idaresinde milletin şûradaki/meclisteki temsilcisidir. Devamı için...

 

Haber-Yorum;

YENİ CUMHURBAŞKANI TÜRKİYE’YE YENİ İMAJ AHMET TAHA
Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili son yazı olması dileği ile bu ay ki yazıya başlıyorum. Ülkemiz hiç hak etmediği halde aylar öncesinden Demirel-Yılmaz taktik savaşları ile gündemini doldurdu. İrtica, terör, PKK, APO, Hizbullah, Batman Silahları v.b. yan gündemlerle Türkiye’nin ufku karartıldı. Netice olarak Demirel’de, Yılmaz’da hüsrana uğradı. Demirel’i liderlerin baskısına rağmen Yılmaz destekli T.B.M.M. safdışı etti. Yılmaz’ı da Bahçeli-Ecevit ikilisi etkisiz hale getirdi. Devamı için...

 

Kültürümüzün Temelleri;
İSLAM’A GÖRE DİNDEN ÇIKANIN HÜKMÜ ABDULLAH GÜZEL

İrtidat: Dinî celili, İslam’ı kabul ettikten sonra dönmek.

Mürted: İrtidat eden, İslam dinini terkeden, hak dininden ayrılıp başka bir dine geçen demektir.

İrtidat hadisesini vücuda getiren şey başlıca şu dört kısma ayrılır:.....  Devamı için...

 

 MEVZU HADİSLER-2 FİKRET ŞANLIBABA

Arap edebiyatının zirveye çıktığı dönemlerdi. Halkın içinden dili iyi kullananlar güneşin yükseldiği gibi halkın içinden sıyrılıyor ve yazdıkları harikulâde şiirlerle Kâbe duvarında yarışıyorlardı. Bu kadar güzel söz ustasının bulunduğu bir ortamda insanlara sözlerin en güzelini anlatan Hz. Peygamber’in ortaya çıkması; fesahat, belâgat ve Cevâmi’il Kelîm’le (1) zamanının edebiyatçılarına parmak ısırtması şâyan-ı dikkat bir hadisedir. İnsanları güzel sözle, hikmetli sözle Allah’a davet eden Hz. Peygamber’in vefatıyla bazı din düşmanları dini tahrip için ve bazı saf niyetli müslümanlar da dine teşvik için hadis uydurmuşlardır. Fakat kendisini sünnet-i nebeviyenin ihyasına adayan âlimler bunları teker teker ayıklamışlardır. (2). Devamı için...

 

Kadın - Aile
HAYALE KAPILIP, HAK’DAN DÖNME SÜMEYYE ÖNCEL
Toplumda Ömer’e itaat edip de kimsenin olmadığı yerde itaatsizlik etme durumuna asla düşmek istemem.”

Bir gün Hz. Ömer’le birlikte geceleyin Medine sokaklarında dolaşıp güvenlik ve denetleme yapan bir arkadaşı anlatır. Yorulup gece yarısı bir evin duvarına yaslanıp dinlenmek isterler. Tam bu sırada bir kadın, kızına seslenir, şöyle der: Devamı için...

 

Akaid;
TEKFİR AÇISINDAN BİD’AT VE HEVA EHLİ YUNUS HÜDAYI
Tekfir hadisesi çok ağır, çok mesuliyetli bir iştir. Abdülfettah Ebu Gudde; Hafız Zehebi’nin el-Mukiza adlı eserini tahkik ederken, sonuna bazı iktibaslar eklemiş. Burada İbn-i Teymiyye’ye ait bir iktibasta der ki: “İbn-i Teymiyye Minhacu’s-Sünnet-ün-Nebeviyye’de şöyle diyor: Bir kimse Rasulullah’a uymak maksadıyla ictihad ederek yanlış bir te’vile ulaşsa, bu kimse ne küfr ile ne de fısk ile itham edilmez. Her bidatçıyı tekfir etme, ne dört mezheb imamında, ne de diğer ulemada bulunmaz. Onların içinde her bidatçıyı tekfir eden yoktur. O imamlardan bazen bazı sözleri söyleyenlerin tekfiri naklolunmuşsa da bununla o sözün küfr olup kaçınılması gerektiğini belirtmek için söylemişlerdir. Yoksa söz sahibini hemen tekfir için değil.” Devamı için....

 

Araştırma- İnceleme;
 İLETİŞİM DR. ŞÜKRÜ ÜNALAN
İleti, mesaj; ileti-ş-im 'ş' işteşlik ekiyle türetilen mesajlaşmak anlamında bir kelimedir. İnsan çok boyutlu bir mesaj alış-verişinde bulunan bir varlıktır. İletişimin başlıca boyutları şunlardır: ........ Devamı için...

 

Ölçüler - Dengeler
 ARKADAŞLIK ADABI ZEKİ SOYAK
Allah Teâlâ ilk insan, ilk peygamber olarak Hz. Âdem aleyhisselamı yarattı. O cennette melekler arasında tâdât edilemeyecek nimetler içinde yaşıyordu. Fakat kendisi ile oturup kalkacak, konuşup ülfet edecek kendi cinsinden birisi yoktu. Fıtratında var olan özelliklerinden dolayı bir can yoldaşına ihtiyacı vardı. Ona eş ve arkadaş olsun diye Allah Teâlâ Havva vâlidemizi yarattı. Cennette huzur içinde, saadetin doruğunda beraber yaşıyorlardı. Onlara cennetin bütün nimetleri sunulmuştu. Ancak bir ağaca yaklaşmamaları, onun meyvesinden yememeleri emredilmişti. Bir gün olacak oldu. O ağacın meyvesinden yediler. Bunun üzerine cennetten çıkarılıp yeryüzünde ayrı ayrı yerlere indirildiler. Üç acıyı birden yaşıyorlardı.

1- Allah Teâlâ’nın emrine muhalefet.

2- Cennetten çıkarılmak.

3- Birbirinden ayrı kalmak. Devamı için...

 

Deneme;
 ARAYIŞ MACERAMIZ İDRİS ARPAT

Kusursuz bir âlemde, güzel bir dünyâda yaşadığımız kesin. Yaratan, her şeyi yerli yerinde yaratmış. Ne tarafa baksan ayrı bir güzellik, göz kamaştıran bir ihtişamla karşılaşıyorsun.  Devamı için...

 

ilkadım Mayıs 2000 Sayısı

ilkadım'da Bu Ay  

Kapak Konusu

Hakimiyet

ÖMER CAVUŞOĞLU HAKİMİYET KAVRAMI
AV. İBRAHİM ELKATMIŞ HAKİMİYET KİME AİT?
ENVER HALİS OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE MECLİS GELENEĞİ
ALİ  AYGÜN

CUMHURBAŞKANLIĞI VE SİSTEMİMİZDEKİ YERİ

PROF. DR. S. MEHMET ŞEN TBMM’NİN GÜCÜ
M. FEHMİ REYHAN CESURLARI KORKAKLAR CESUR YAPAR
HAMİD ÖZYAYLA EL VEKİL-Ü KEL ASİL
ilkadım Köşe Yazıları

Başyazı

Zeki Soyak SÖYLETME, VUR

Kültürümüzün Temelleri

Abdullah Güzel İSLAM’A GÖRE DİNDEN ÇIKANIN HÜKMÜ
FİKRET ŞANLIBABA MEVZU HADİSLER-2

Araştırma - İnceleme

DR. ŞÜKRÜ ÜNALAN İLETİŞİM

Deneme

İdris Arpat ARAYIŞ MACERAMIZ

Ölçüler Dengeler

Zeki Soyak ARKADAŞLIK ADABI

Kadın Aile

SÜMEYYE ÖNCEL HAYALE KAPILIP, HAK’DAN DÖNME

Haber-Yorum

Ahmet Taha YENİ CUMHURBAŞKANI TÜRKİYE’YE YENİ İMAJ

Akaid

Yunus Hüdayi TEKFİR AÇISINDAN BİD’AT VE HEVA EHLİ

Son Güncelleme;   16  Mayıs  2000

İlkadim Dergisi internet sayfaları ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak için e-mail listemize katılın.

Not:Bu siteyi en iyi bir şekilde izleyebilmeniz için ekranınızı en az 600x800 pixels olarak ayarlamalısınız.

Ayrıca kullandığınız browser'ın encoding ayarlarını Türkçe'ye ayarlamalısınız.

En önemlisi ise, bu sitede font olarak Times New Roman kullanılmıştır.Yazıların düzgün çıkması için bu fontun bilgisayarınızda yuklu olması lazım.

Ayrica bu sitedeki müzikleri dinlemek isatemiyorsanız müzik çalarken stop (dur) düğmesine basmanız yeterlidir.

 


Bu sayfa kere ziyaret edilmiştir.Ana sayfa'ya Dönebilirsiniz.