Başyazı;
| TEMİZ
TOPLUM TEMİZ YÖNETİM |
Zeki
Soyak |
|
Hayat bir değişimdir. Bu değişim
ilk insan, ilk peygamber Hz. Adem aleyhisselamdan beri yaşanmaktadır.
Dolayısıyla en büyük toplumsal değişimleri peygamberler gerçekleştirmiştir.
Bu değişim ahir zaman nebisi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve
sellemin getirdiği değişim ile bütün sahalarda doruğa yükselmiş,
kemâlata ermiştir. Bu hususta Goethe şöyle der: "Biz
Avrupa milletleri medenî imkanlarımıza rağmen Hz. Muhammed (sallallahu
aleyhi ve sellem) in son basamağına varmış olduğu merdivenin
daha ilk basamağındayız. Şüphe yok ki, bu yarışmada onu hiç
kimse geçemeyecektir." Devamı
için...
|
|
| BASIN
TARİHİMİZ |
AHMET
ZİYA |
|
|
ANADOLU İMPARATORLUKLARINDA İLETİŞİM, OSMANLI’DA İLETİŞİM,
Okumak için...
|
|
| BASIN
HÜRDÜR (!) |
İBRAHİM
ELKATMIŞ |
| Türkiye
Cumhuriyeti Anayasası'na göre, "herkes, düşünce ve
kanaat hürriyetine sahiptir" (m.25). 26. maddeye göre
ise, "Herkes, düşünce ve kanaatini söz, yazı, resim
veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama
ve yayma hakkına sahiptir." "Basının hür olduğu"
22. madde ile hükme bağlanmış ve böylece basın özgürlüğü
ilkesi benimsenmiştir. Devamı
için...
|
| NİÇİN
PİYANOYA AĞLAMIYORSUNUZ? |
MUSTAFA
ALTINSOY |
| “Basın”
kelimesi “gazete” olarak, 19.yy.da dilimize girdi. “Niçin
Tercüman-ı Ahvâl” sorusunu cevaplayan Mukaddime’nin
yazarı Şinâsî, “gazeteyi”de çok iyi tanımlar. Onun
hem haber, hem sosyal hayat yönünden bir “bilgilendirme
aracı” olduğunu söyler. Bunu yazarken ve gazeteyi çıkartırken
de samimidir. 19.yy.da “gazete-basın”la tanışan insanımız
radyo ve televizyonların gelmesi, çağın “iletişim çağı”
olması sebebiyle, “medya” ile 20.yy son çeyreğinde tanıştı.
Ama ne tanışma... Devamı
için...
|
| MEDYA,
ASR-I SAADETTEN GÜNÜMÜZE |
Ömer
Çavuşoğlu |
| “İnsanlardan
öyleleri vardır ki, hiçbir bilgiye dayanmaksızın, Allah'ın
yolundan saptırmak için sözün boş olanını satın
almaktadırlar ve onu bir eğlence konusu edinmektedirler.
İşte onlar için aşağılatıcı biri azap vardır.“ (Lokman:
6)
Medya, her devirde hep toplumda tartışılan, etkisi ve
toplumda meydana getirdiği tesis ile sürekli gündem de
kalan bir olgu. Devamı
için...
|
| MEDYA
VE KÜLTÜR DEĞİŞMESİ |
ŞÜKRÜ
ÜNALAN |
| Teknolojideki
değişmelerin, insanların tavır, davranış ve düşüncelerinde
de değişikliklere yol açtığı bir gerçektir. Kültür ve
medeniyet arasında ayrım yapanlar genellikle Ziya Gökalp'ın
kültür ve medeniyet tanımlarını esas almaktadırlar. Gökalp
medeniyet, usulle yapılan ve taklit vasıtasıyla bir
milletten diğer millete geçen mefhumların ve tekniklerin
mecmuu olarak tanımlarken; kültürü de hem usulle yapılamayan,
hem de taklitle başka milletlerden alınamayan ‘duygular’
olarak tanımlar. Gökalp bir başka kültür tanımında kültürün
sınırlarını genişletmekte ve kültürle medeniyetin kesişim
noktalarını çoğaltmaktadır. Devamı
için...
|
|
|
|
Haber-Yorum;
|
| DEMİREL:
KURULU DÜZENİN DEVAMI İÇİN |
AHMET
TAHA |
| Demirel
nerede ise bir yarım asırdır Türkiye’nin gündeminde. Yıllar
süren Başbakanlığına, 6 defa gidip 7 defa gelmesine, üstelik
7 sene Cumhurbaşkanlığı yapmasına rağmen bir 5 yıl, olmadı
bir 5 yıl daha istediğini ima ediyor. “Seçmezseniz Güniz
Sokağa çekilirim.” diyor. Hatta “Ben bir şeye girersem adamı
anasından doğduğuna pişman ederim.” diyor. Devamı
için...
|
| Kültürümüzün
Temelleri; |
| KÜÇÜK
KÜFÜR, ŞİRK, NİFAK |
YUNUS
HÜDAYİ |
|
Efendimiz; şirk koşmama,
hırsızlık yapmama, zina etmeme, evlatları diri diri gömmeme,
iftira atmama, maruf üzere isyan etmeme üzere biat alırken şöyle
buyurdular: "Bunlara kim riayet ederse onun mükafatı
Allah'a aittir. Bunlardan birini işleyen olur da dünyadayken
cezalandırılırsa, o ceza keffaret olur. Kim de bir günahı işler
ve Allah (cc) onu örterse durumu Allah'a kalır. Dilerse afv,
dilerse ceza ile karşılık verir. " (Buhari, Ubade b.
Samit'den).
Devamı
için...
|
| EVİNİN
HUZUR KAYNAKLARINA |
FİKRET
ŞANLIBABA |
|
İslam ilerde çocukların annesi, nezaket ve zerafetiyle
evinin ve kocasının huzur kaynağı olacak bayanlara, taa doğdukları
andan itibaren erkeklere nasıl özen gösteriliyorsa, o şekilde
özen gösterilmesini emretmiştir. Hatta iki çocuğuna, kız
veya erkek ayırt edilmeksizin her şeyde eşit davranmayı
Efendimiz şu hadisinde beyan etmiştir;
"(Ey müminler) Allah’tan korkun, çocuklarınıza eşit
davranın"
Devamı
için...
|
| SÜNNET
NAMAZLARIN YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK |
ABDULLAH
GÜZEL |
| Bir
namazı özürsüz yere kazaya bırakmak günahı kebairdendir. Bu
namaz, kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Fakat bunun
tehirinden dolayı oluşan günahın affı için tevbe ve istiğfar
lâzımdır. Herhangi bir bahane ile bir namazı tehire, kazaya bırakmaktan
son derece sakınmalıdır. Çünkü bunun günahı pek büyüktür.
İnsan gerek Rabbına ve gerek insanlara olan borçlarını bir an
evvel ödemeye çalışmalıdır. Hayatın müddeti malûm! Borçlarını
ödemeden ahirete gidenlerin hallerine ne kadar acınsa azdır.
Devamı
için...
|
|
| İSLAMİ
AÇIDAN BORSA |
FİKRET
ŞANLIBABA |
| İnsanoğlunun
dünya hayatındaki imtihan merhaleleri hep farklı farklı
olmuştur. Her bireyin kendine mahsus bir imtihanı varken
senenin belli zamanlarında da uğradığı büyük
imtihanlar vardır. İnsan kimi zaman rahatlıkla imtihan
olurken kimi zaman da darlıkla imtihana çekilir. Bir de
toplumsal imtihanlar vardır. Mesela Çeçenistan
meselesinde bütün müslümanların sorumluluğu vardır. Devamı
için....
|
| FİRAVUN
MUSASIZ OLMAZ |
A.
HAMİD ÖZYAYLA |
|
İnsan, yeryüzünde
mecazî anlamda devlet kurabilen yegane varlıktır. Zira;
mutlak devlet ve iktidar övülmeye layık, Arş’ın sahibi
Allah’ındır. Allah’ın vaz ve peygamberlerin tebliğ
ettiği din (İslâm), akıl sahibi insanı kendi iradesiyle dünyada
salâha, ahîrette felaha sevk eden, ilahî bir sistem ve
kanunlar manzûmesidir. Temeli vahye (ilahî bir kitaba)
dayanan bir din; insanı iç aleminde hür ve egemen kılar, dünya
hayatında bir milleti devlet yapar. Bir milleti millet yapan
unsurların başında din birliği gelmektedir. Anadolu’da müslüman
olan Türklere Türkmen denilmesi bu sebebe dayanmaktadır. Devamı
için...
|
| Düşünce; |
| AVRUPA
BİRLİĞİNİN KAPISINDAKİ TÜRKİYE-3 |
S.MEHMET
ŞEN |
|
AB’nin kapısında bekleme sürecinde
kantara çıkacağımız bir başka gösterge ise işsizliktir;
işsizlik hem eğitimle, hem de üretimle çok yakından
ilgili bir konudur.
Türkiye 1999 yılı Nisan
ayı itibariyle: Çalışan
nüfus 22 milyon 49 bin;
Toplam işsiz 1 milyon 730 bin; işsizlik oranı % 7.3
olup; buna gizli işsizlik olarak bilinen eksik istihdamı
katacak olursa, atıl durumda bulunan iş gücü oranı %
16-17’leri bulmaktadır. Bu orandaki işgücünün karşılığı
ise yaklaşık 4 milyon kişidir. Devamı
için...
|
|
|
| Gündem; |
| HİZBULLAHIN
ÇIKIŞI VE FAALİYETLERİ |
MUHAMMED
LEVENT |
|
Hizbullah örgütünün çıkış yeri
ve ilk yıllarındaki eylem mahalli, ülkemizin olağanüstü hal ile
yönetilen bölgesi... 30 bin insanın ölümüne yol açan PKK, ardından
Hizbullah. Her iki terör örgütü de, aynı şartların ürünü
olarak aynı bölgede ortaya çıkıyor. Devamı için... |
|
ilkadım Mart
2000 Sayısı |
| ilkadım'da Bu Ay
|
|
Kapak Konusu
|
|
|
| ilkadım Köşe Yazıları |
|
|
Son Güncelleme;
12 Mart 2000 |
|
| İlkadim Dergisi
internet sayfaları ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak için e-mail listemize
katılın. |
|
|
| Not:Bu siteyi
en iyi bir şekilde izleyebilmeniz için ekranınızı en az 600x800 pixels olarak
ayarlamalısınız. Ayrıca
kullandığınız browser'ın encoding ayarlarını Türkçe'ye ayarlamalısınız.
En önemlisi ise, bu sitede font olarak Times New
Roman kullanılmıştır.Yazıların düzgün çıkması için bu fontun
bilgisayarınızda yuklu olması lazım. |
| Ayrica bu
sitedeki müzikleri dinlemek isatemiyorsanız müzik çalarken stop (dur)
düğmesine basmanız yeterlidir. |
|