Başyazı;
HUKUK
MU HUKUKÇU MU? |
Zeki
Soyak |
|
Atalarımız “biliyorsan
konuş faydalansınlar, bilmiyorsan sükût et adam sansınlar”
demişlerdir. Bulunduğu makamı dolduramayanlar, çıkarlarını,
kendi arzu ve isteklerini hep ön planda tutanlar, konuştukça
batmakta, gerçek yüzlerini göstermekte, milletle ve milletin değerleriyle
ne kadar ters olduklarını izhar etmektedirler. Gerçek yüzleri
ve niyetleri millet tarafından farkedilince de daha da huysuzlaşmakta
ve hata üzerine hata yapmaktadırlar.Tamamı
için...
|
|
| Kapak; |
Adil
ve Kerim Devlet
OSMANLI |
| OSMANLILARDA
EĞİTİM ÖĞRETİM FAALİYETLERİ-II |
Mehmet
Deri |
|
Birşeyin
iç kısmı, dahili, iç yüzü, harem dairesi gibi anlamlara
gelen (26) Enderûn, mülkî, idarî ve diğer önemli kadronun
yetiştirildiği yerlerdir. Osmanlı’yı Osmanlı yapan devlet
adamı kadrosu bu mektepten yetişir ki, bugünkü Amerikan eğitim
sisteminin temelini de bu mektebin işleyiş sistemi oluşturur.Devamı
için...
|
|
| Osmanlı
Eğitim Sistemi -2 |
Enver
Halis |
|
|
Her devlet, gücü,
felsefesi, hedefleri ve ihtiyaçlarına göre sistemler oluşturur.
Osmanlı Devletinde de bürokrasisinden, ordusundan, cemiyetine
kadar, belli bir dünya görüşüne dayanan bir sistem vardır.
Osmanlı kurumlarının, müslüman olmak kaydıyla, zekâ,
kaabiliyet, çalışma ve liyakat vb. şartlarını taşıyan
herkese açık olması ana kaidedendir. Biz bu yazımızda, Osmanlı
örgün eğitim kurumlarını modernleşme (II. Mahmut 1808-1839)
dönemine kadar ele almaya çalışacağız.. Tamamı
için...
|
|
| BİR
VAKIF MEDENİYETİ OLARAK; OSMANLI |
Ahmet
Ağmanvermez |
"Hayırda
yarışınız" emri, "İnsanların en hayırlısı,
insanlara faydalı olanıdır" prensibi gereği toplum
birbiri ile yarışmış ve günümüze kadar ulaşan muazzam
eserler vücuda getirilmiştir. İnsanların ihtiyacına, çevrenin
şartlarına göre değişen çok farklı hizmet alanları olan
Vakıf müessesesi Osmanlı'da bu açıdan dinamik bir yapıya
sahipti. Donuklaşmış, kalıplaşmış bir yapısı yoktu."
İnsanların, canlıların yaşadığı yerlerde mutlaka onlara
yapılacak bir yardım, bir hizmet vardır" anlayışı
Osmanlı Vakıflarının genel prensibi idi.Tamamı
için...
|
| Osmanlı
Hukuk Sistemi |
Av.
İbrahim Elkatmış |
| Osmanlı
hukuk sisteminde şer'i hukukun hanefî mezhebine ait ictihatları
esas alınmaktadır. Halkın çoğunluğunun hanefî mezhebine
mensup bulunması sebebiyle kadılar da hanefî mezhebine göre hüküm
vermek üzere görevlendiriyorlardı. Ancak padişah emriyle bir
konuda çağın ihtiyacına uygun görüldüğü için diğer üç
mezhepten birinin veya herhangi bir müctehidin görüşünün yürürlüğe
konulduğu da olmuştur.Tamamı
için...
|
| Gündem; |
| KUTSAL
DEĞERLERE SALDIRMAK NEYİ HALLEDER? |
Veyis
Ersöz |
| Bazı
kuş beyinliler, bazı geri zekâlılar, bazı aklı özürlüler
ve bazı ruhî bunalım içinde olanlar durup dururken ya yüce
dinimiz İslâmiyete, ya peygamberimiz Hazret-i Muhammed (s.a.v)
efendimize, ya O'nun güzide ashabına, yahut da kutsal değerlere
kudurmuş itler gibi saldıran, bunlar ağızlarından köpük saça
saça galiz küfürler savuran, bahtı kara, kalbi kara, ruhu kara
alçaklardır. Devamı
için...
|
| Kültürümüzün
Temelleri; |
| DÜŞEN
UÇAKTA ATEİST OLMAZ |
Fiket
Şanlıbaba |
|
Paranın, şöhretin, makamın
ve mevkinin hükümsüz kaldığı o anda hakimlerin hakimi Cenab-ı
Kibriya'ya nedametle iltica eder ve yeni bir imtihan başlar.
"Sonra sizi kurtarıp karaya çıkarınca da" Bu nankörlüğe,
nisyan ve isyana mukabil merhamet kapıları ardına kadar açılınca,
o sıkıntılı, buhranlı halet gidince boğulma tehlikesi
kaybolunca veya yıkılan eviniz tekrar bina edilince, işinize
kavuşunca, hastanız iyileşince veya uçağınız düşmekten
kurtulunca tekrar "yüz çevirirsiniz". Tekrar o eski
debdebeli şãşâlı çal patlasın vur oynasın ya da şairin
dediği gibi;
Gülelim, eğlenelim kâm
alalım dünyadan
Ma-i tesnim içelim çeşme-i
Nev-peyda'dan
Görelim âb-ı hayat aktığın
Ejderhã'dan
Gidelim serv-i revânım
yürü sad-ãbãda Tamamı
için...
|
| Kimlik |
Tahir
Dağaslanı |
| Kimlik
bunalımı küçük yaşlarda başlar. Çocuk aile içerisinde diğer
bireylere çatarak; saygılı ya da saygısız davranışlar
sergileyerek kendisine o evde yer açmak ve konumunu tesbit etmek
ister. Bu kendini tanıma ve tanıdığı noktada istikâmet hayat
boyunca sürer. Bazen bu tecrübelerin yeni nesillere aktarım ve
eğitimleri ile toplumsal bir yaşam biçimi özelliği de
kazanabilir.Devamı
için...
|
| İslam'da
Nişan |
Abdullah Güzel |
| Hitbe
(Nişan) terimi belirli kadınla evlenme isteğini açıklayarak
bunu kadına veya ailesine bildirmektir. Bu bildirme doğrudan doğruya
evlenecek erkek tarafından yapılabileceği gibi bu kişinin
ailesi veya dünürcü denilen bir üçüncü bir kişi tarafından
yapılabilir. Kızın veya ailesinin olumlu cevap vermesi
durumunda nişanlanma meydana gelmiş olur.Devamı
için...
|
|
| Yoplumsal
Beyin Yıkama Operasyonu -4 |
Dr.
Şükrü Ünalan |
| Dilimizin
yabancı dillerin istilâsından kurtulması için en büyük görev,
resmi yetkililere düşüyor. Özellikle ticarî kuruluşların
isimleri Türkçe yazılmalı, kullanılan yiyecek, giyecek ve eğitim-öğretimle
ilgili kırtasiye malzemelerinin üzerine yabancı kelimelerin yazılması
yasaklanmalıdır. Yabancı dil okullarda mecburi olmaktan çıkarılmalı
seçmeli hale getirilmelidir. Ülkemizde ortaöğretimde gördüğü
yabancı dille konuşabilen bir öğrenci olmadığı halde
milyarlarca liralık kaynak, zaman ve emek israfına yol açan bu
uygulamaya ‘dur’ demek gerekir. Bırakın ortaöğretim
mezununun yabancı dili konuşacak kadar öğrenmesini, üniversite
mezunlarımız bile bir yabancıya yol tarif edememektedir. Tamamı
için...
| Depreme
Dair |
Yrd.
Doç. Dr. Ali Akpınar |
| Kainat
güzelliklerini korumamak, ormanın, havanın, suyun kadr u
kıymetini bilmemek, gereksiz yere sırf doyuma ulaşmak için
yeryüzünün dağlarına sataşmak, denizlerini doldurmaya
kalkmak gibi şeyler Kainat kitabının ayetlerine müdahale
cümlesindendir. Tamamı
için...
|
|
|
| Düşünce; |
| DİYALEKTİĞİMİZ
VE ESTETİĞİMİZ |
Durdu
Şahin |
| "Yaşamak
isteyen her millet, kendi millî kültür temellerini kaybetmeden,
millî ülkü ve hedeflerine yabancılaşmadan yepyeni bir "rönesansa"
muhtaçtır. Bu, kendi özüne dönerek ve fakat "yeni insanın"
ihtiyaçlarına cevap vererek "gelişme yolunu" bulmak ve açmak
demektir." (s.195)
S. Ahmet Arvasi, Diyalektiğimiz ve
Estetiğimiz, Burak Yayınevi, 3. Baskı, İstanbul Tamamı için..
|
| DESPOTİZMİN
KUTSAL BEYGİRİ |
Prof Dr. Seyyit Mehmet
Şen |
| 1.
Hikayeyi çoğumuz biliriz... Bir zamanlar, astığı astık kestiği
kestik bir padişahın çok sevdiği bir atı varmış ve tabir
yerindeyse, anlı şanlı padişah bu atı gözü gibi sever ve üzerine
titrermiş. Padişah bu kutsal atı (öyle ya, kimilerine göre devlet
kutsal olur da, başındaki anlı şanlı padişah ve onun gözü gibi
sevdiği atı kutsal olmaz mı) yakınlarına teslim eder ve "gün
gelir de bu atın öldüğünü bana kim duyuracak olursa, onun
kellesini vurdururum" biçiminde, buyruğunu da açıklar. Yani o
zaman padişahlarının, bugün olduğu gibi, öyle faîli meçhul
cinayetlerle ilgili ve alakaları hiç olmazdı. Padişah oldukları
ve de...Devamı için... |
|
ilkadım
Kasım 1999 Sayısı |
| ilkadım'da Bu Ay
|
|
Kapak Konusu
|
|
|
| ilkadım Köşe Yazıları |
|
|
Son Güncelleme; 15 Ocak 2000 |
|
| İlkadim Dergisi
internet sayfaları ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak için e-mail listemize
katılın. |
|
|
| Not:Bu siteyi
en iyi bir şekilde izleyebilmeniz için ekranınızı en az 600x800 pixels olarak
ayarlamalısınız. Ayrıca
kullandığınız browser'ın encoding ayarlarını Türkçe'ye ayarlamalısınız.
En önemlisi ise, bu sitede font olarak Times New
Roman kullanılmıştır.Yazıların düzgün çıkması için bu fontun
bilgisayarınızda yuklu olması lazım. |
| Ayrica bu
sitedeki müzikleri dinlemek isatemiyorsanız müzik çalarken stop (dur)
düğmesine basmanız yeterlidir. |
|